SAĞCILIK NEDİR?

Bu haber 05 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 2.286 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Sağcılık her şeyden önce haddini bilmektir. Haddini yani  kendi miktarını, hududunu, kapasitesini bilmek. “Ben her şeyi bilirim”,  “Ben her şeyi yaparım” iddiasında olmamak demektir.
Sağcılık insana ve insanlığa ait şeref, haysiyet, fikir, hürriyet, vefa, vicdan muhasebesi gibi hasletlere saygı demektir. İnsanı yüceltmektir. Hem kel, hem hodul olmamaktır. İnsanı, sadece karnı doyurulup, sırtının örtülmesi ile bütün meseleleri hallonulur, yahut cinsi açlığı doyurulursa mesut olur bir mahluk derecesine indirmemektir. İnsanı bir meta imiş gibi çalıştıran ve ancak vereceği iş miktarı hatırı için hatırını sayan kapitalist patron ile olduğu kadar, onu köleleştiren, pilanlı olarak yokluğa ve boş bir hülyaya esir eden komünist patron, yani komünist  devlet ile de mücadele etmektir.
Sağcılık mücevheri kıymetlendiren taşlar gibi, insanı kıymetlendiren, insanı insan yapan değerler olduğuna inanmaktır. Makinenin insanın efendisi değil, uşağı olduğu  görüşünden hareketle insanı makineleştiren görüşlere karşı çıkmaktır.
Sağcılık, soysuzlukla mücadele etmektir. İnsanları, mazilerinden, milletleri tarihlerinden kopararak, istismar edilmeye en elverişli hale getirmeyi cinayet saymak demektir.
Sağcılık, vatan, millet, bayrak, milli tarih ve ulvi mefhumlara bağlanmak demektir. Tek benim karnım doysun da vatan millet ne olursa olsun, adımı ne koyarlarsa koysunlar değil!
Sağcılık, anne sevgisinden tutunuz da yükseltici ulvi aşka kadar sevgileri, hayvani faaliyet neticesi görmemek, gurbet, sıla, arkadaşlık, hemşehrilik gibi beşeri duyguları basit birer karın gurultusu seviyesine düşürmemektir.
Sağcılık, gençleri kandırmamak, onları ölüme sürüp sonra da edebiyatlarını yapmakla geçinmemektir.
Sağcılık, gençlere, vurup kırmayı, gerçeklere isyanı, başkalarından daha kötü olmayı değil, gerçekleri aramasını, bulduğu  gerçeklere teslim olmasını ve insanları gerçeğe teslim olmaya çağırmasını, dünyaya karıştırıcı değil, ıslah edici olmasını öğütlemektir.
Sağcılık, daha sümüğünü tutamazken, dünyanın düzenini  değiştirmeye kalkmamaktır.
Sağcılık, bilgisi çoğaldıkça tevazuu artmak demektir; Hiddeti ve yıkıcılığı değil!..
Sağcılık, utanmaktır,  haya etmektir, Allah’tan korkmaktır, belki bende hata edebilirim diye bir pay bırakmaktır. Benden üstünü, iyisi, muhakkak bulunur diye düşünmek demektir.
Sağcılık, çuvaldızı kendine batırmadan iğneyi başkasına batırmamak demektir.
Sağcılık, vatan için, bayrak için, millet için ölmesini bilmek demektir.
Sağcılık, Kur’an diliyle “o sağcılar yok mu o sağcılar, ne mutlu insanlardır onlar,” diye öğülen gerçek insanların yoludur.
Sağcılık, insanlıktır.  Makineden önce de var olan, makineden sonra da var olacak insanlık.
Yıllarca Tercüman gazetesinde yazıları ile ’27 mayıs’ ihtilalinin acılarını bizimle pay eden değerli insan Ergün Göze’nin vefatı Ülkemizi ve bizleri fevkalade üzmüştür. Kendisine Allah’tan mağfiret dileriz. Ülkeye mal olmuş kişilerin vefatından sonra, onu hatırlatan eserini veya bizim gibi onun kalıcı üslubu ile yazdığı bir makalesini  buradan vermek,  onu sevenlerine hatırlatmak olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.