SADECE MADDİ DESTEK YARALARI SARMAZ

Bu haber 14 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 554 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Kısa bir süre öncesinde Van İl merkezi olmak üzere Ercis ilçesi ağırlıklı deprem üzerinden kısa bir süre geçmesine karşın, 5.6 şiddetinde yeni bir sarsıntının meydana gelmesi, gözlerin daha bir dikkatle bu yöreye çevrilmesine neden oldu.
Nasıl olmasın?
Henüz bir hafta öncesinde oluşan depremin halk üzerinde yarattığı, özellikle psikolojik etki atlatılamamış iken yeni bir doğal afetin meydana gelmesi, sıradan bir olay değil.
Dolayısıyla meselenin farklı bir boyutu var.
O da, sık aralıklarla oluşan depremlerde önemli sayıda ölümler, bir kadar hasarların meydana gelmesi halk üzerinde derin etkiler yarattığı için halkın ihtiyacı maddi olmakla birlikte halet-i ruhiyelerinin normal hal almasını temindir.
Elbet, kışın yavaş yavaş yüzünü gösterdiği bölgede korunma adına çadır, battaniye ve giysilerle birlikte yeme içme sorununu giderilmesi elzemdir.
Ne var ki asıl olan halkın psikolojik olarak tedavi edilmesidir.
Hele sık aralıklarla depremler oluşunca.
Her kim olursa olsun aynı afetlere maruz kalsa, ruh dengesi normal olamayacağına göre öncelik onların manevi yönünü kuvvetlendirmektir.
Dolayısıyla, başta ülke yönetiminde görev üstlenen hükümet olmak üzere, muhalefet ve de her kesim, gözlerini Van ve çevresinden uzak tutamaz.
En azından tutmamalı.
***
Aslında Türk halkı, deprem sonrasında üzerine üşen görevi en iyi şekilde yerine getirdi.
Halkımız, hiçbir ulusun gösteremeyeceği duyarlılıkla, her şeyiyle deprem bölgesine ulaştı.
Kısaca, maddi manevi elinden gelenin en iyisini verdi.
Hem de dünyaya örnek teşkil edecek şekilde.
Şimdi ise, bir başka yaklaşım göstermek zorundadır.
Devamlı sarsıntılara maruz kalan halkın psikolojisini bir nebze olsun düzeltmek adına seferber olmak durumundayız.
Tabi birinci planda iş psikologlara düşmektedir.
Sürekli korku içerisinde yaşayan halkın, hayattan kopmaması için psikolojik tedaviye ihtiyaçları olacağı bilinciyle, bu konuda yardım eli uzatılması olmazsa olmaz koşuldur.
Evet, bir kez daha altını çiziyorum.
Şu aşamada depreme maruz kalan bölge halkının tek ihtiyacı manevi destektir.
Bunu verecek olan hekimler olduğuna göre, çok sayıda psikologun bu yörede konuşlanması sağlanmalıdır.
Aksi halde, sizin yaptığınız her türlü maddi yardımlar, bir noktaya kadar yaraya merhem olabilir.
Tam olarak iyileştirmez.
Eğer bölge halkı devamlı deprem korkusu içerisinde yaşamakta ise ki öyle, başkaca hiçbir seçenek yoktur.
Tekrar tekrar vurgulamak istiyorum.
Deprem sonrasında tüm Türkiye’nin birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesi, sıradan bir olay değildi.
Depremin yaralarını hafifletmek için 7 den 77’ye herkesin seferber olması, Türk halkının ne denli duyarlı ve de kadirşinas olduğunun göstergesidir.
Ama, aynı duyarlılığın pekişmesi için Van yöresi halkının manevi desteğe ihtiyacı olduğu da unutulmamalı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.