Sadakat mi, Liyakat mi?

Bu haber 10 Ekim 2012 - 0:00 'de eklendi ve 1.661 kez görüntülendi.
CIZ
CIZ cizciz@hamlegazetesi.com.tr

 
Ak Parti 4. Olağan Kongresinde Sayın Erdoğan’ın konuşmasında dikkatimi çeken en önemli husus liyakat vurgusu oldu. Kimse farkına varmadı belki ama bence bu ince bir öz eleştiriydi.
Evet konjonktür gereği, şimdiye kadar fire vermemek adına Sayın Erdoğan’ın önceliği sadakatti. Parti kurumsallaştı ve icraatlarıyla kendini kanıtladı. Fakat sadakatle buraya kadar. 2023 hedefine ulaşmak ve modern Türkiye’yi kurmak için sadece sadakat yetmez.  Artık liyakate de öncelik vermeliyiz.
Nedir liyakat? İşi ehline vermek. Siyasi görüşü, yaşam tarzı, inancı ne olursa olsun, iş ehline verilmelidir. Yandaş-soydaş ayrımcılığının sonu mutlaka yıkımdır. Osmanlı’nın 600 yıl ayakta kalmasının sırrı işi ehline vermesinde yatar.
Sayın Başbakan’ın liyakatle ilgili açılımından anladıklarımı ifade etmeye çalıştım. Burada yeni yol haritasının şifresini verirken Başbakan’ın geçmişe dönük örtülü özeleştirisini de görmek lazım. Demek ki, geçtiğimiz 10 yıl içinde zaman zaman ehliyet ve liyakat kurallarına öncelik verilmemiş olmalı ki sayın Erdoğan liyakate vurgu yapma ihtiyacı duydu.
Doğru da yaptı. Padişahlarımız bile, sarayın bahçesinde özel tuttukları tellallarla “gururlanma padişahım, senden büyük Allah var” diye bağırttırırlarmış. Ne güzel bir nefis terbiyesi değil mi? Yoksa gücü, bazen de serveti elinde tutanlar kendilerini yarı tanrı sanıyorlar, her sözünün Tanrı kelamı olarak algılanmasını istiyorlar. Böylesi riskli bir konumda olmasına karşın sayın Erdoğan’ın yeni dönemde liyakatle birlikte istişareye ve ortak akla daha çok ön planda tutacağı anlaşılıyor. Böylece, inşallah iktidarın hataları da azalmış olur. Bundan da Türkiye kazanır. Başbakan da sonuçta insandır, hata da yapacaktır. Asıl olan hatadan dönmek ve aynı yanlışı bir daha yapmamaktır.
Ak Parti karşıtları fazla sevinmesin, sonra hayal kırıklığı yaşarlar. Öngörüm o ki, bu iktidar kendini yenileyerek 2023’e kadar gider. Çünkü Ak Parti yeni dönemde yapılan hataları tekrar etmeme niyetinde. Bürokraside, eğer iş ehline verilirse, ideolojik ayrım yapılmazsa, ekonomik iyileşme devam ederse, adalet tam anlamıyla tesis edilirse bir ateistin, bir sosyalistin ve bir sosyal demokratın bile Ak Parti’ ye oy vereceği günler yakındır.
O halde, barışın, demokrasinin, hoşgörünün, adaletin ve kalkınmanın ülkede kalıcı olması için herkes kendi çapında liyakate sahip çıkmalı. Samimi sadakat arkasından zaten gelir. Sonuç olarak sadakat mi liyakat mi derseniz, bence iyi bir teşkilat ve iyi bir lider için her ikisi de lazım.
Hoşçakalın…
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.