Sabri Dinçer’in Bir Çift Sözü Var

Bu haber 25 Şubat 2009 - 17:41 'de eklendi ve 1.455 kez görüntülendi.
Hafize Nizamoğlu Acarhafize@muglahamle.com.tr

Muğla, geçtiğimiz hafta sonu çok değerli bir büyüğünü daha kaybetti. İş yaşamı, sosyal ve siyasi tecrübeleri ile örnek teşkil etmek kolay bir şey değildir. Ancak Sabri Dinçer için bu bir mesele değil, hayatın ta kendisiydi. Örnek kişiliği, O’nun hayatı demekti zaten.
***
Hayat bir yoldur ve ne var ki bu kısa yoldan geçmekle yaşam sona erse de hatıralarınız bitmiyor. Yoldaki engelleri nasıl aştığınızla, düşüncelerinizle ve hayat yolunda ilerlerken adımlarınızı ne kadar sağlam atabildiğinizle anılıyorsunuz.
Dört yıl önce değerli büyüğüm Sabri Dinçer ile bir röportaj yapmıştım. Çok keyifli bir sohbetti. Yıllardır sürdürdüğü mücadele ve verdiği mesajların, dikkate alınması gereken tecrübeler ve tavsiyeler olduğunu düşünmüştüm o zamanlar. Hala aynı şeyi düşünüyorum.
O’nunla yaptığım röportajı, O’nun anısına sizlerle tekrar paylaşmak istiyorum.
***
Sabri Dinçer dendi mi, Muğlalıların ilk aklına gelen Dinlen Restoran olur. Kim bilirdi ki, Sabri Dinçer’in geçmişinde tütüncülükten, ayakkabı tamirci çıraklığına; berberlikten marketçiliğe kadar uzanan renkli ve bir o kadar da mücadeleci bir yaşamın bulunduğunu…
O’nunla yeni iş yeri Dinlen Apart’ta buluştuk. Muğla’nın ilklerinden olan Dinlen Restoran artık yok. Sabri Dinçer onu Gökova-Marmaris kavşağına taşımış. Şimdi başkaları adını değiştirmeden işletiyorlar.
İlk sorum Dinlen’den neden vazgeçtiği oldu. Eskisi gibi olmasa da Dinlen’in, Gökova’da yaşamaya devam ettiğini belirterek şöyle anlattı:
– “Benim artık yaşım ilerledi. Burada hem kafamı dinliyorum, hem de Muğla’mıza okumaya gelen çocuklarımıza yardımcı olmaya çalışıyorum. Ben hep gençlerle olmayı sevmişimdir. Yani şimdi gördüğün gibi apartçı olduk. Dinlen’i burada kurarken bizim Muğlalılar benimle dalga geçmişlerdi. Sonra hepsi geldi müşterim oldular. Şimdi aparta da bir şeyler diyorlardır, ama yarın bir gün bunların yenileri yapılacak.”
Sabri Dinçer, sanki hep Muğlalılara “yeni iş” örnekleri yaratmış. Bunlardan biri de Çınar… Çınar’ı sordum. Gençlerle olma keyfini yaşadığı o ilk yılları özlemle anarcasına anlattı:
– “Aslında benim yapmadığım iş kalmadı. Kurşunlu Cami’nin orada Muğla’nın ilk birahanesini, Çınar’ı açtım. Fıçı birayı da ilk ben getirdim. Sonra bu tür yerler çoğaldı tabi. Bu gün üniversite olan İşletmecilik Yüksek Okulu yeni açılmıştı. Çınar’da gençler oyun oynarlar, karınlarını doyururlardı. Mıhlama yapardık. İşler çok güzeldi. Şimdi orada kocaman bina var…”
Neden vazgeçtiğini sordum. O, “Mülk benim değildi.” diyerek devam etti:
– “Çınar’dan önce marketçiliğim oldu. Bakkal ile market arası bir yerdi. O günlere kolay gelmedik. İlkokulu bitirdim. Üstünü okuyamadık. Maddi imkânlar yoktu. Muğla’da tütüncülükten başka bir şey mi var… Geceleri tütün kırmaya, gündüz ayakkabı tamircisine çıraklığa giderdim. Ayakkabı boyardım. Ayakkabı dedim, aklıma geldi. Benim berberliğim de vardır. Rahatsızlığım vardı. Ayakta fazla kalamıyordum. O yüzden berberliği bıraktık. Muğlalıların çoğu bunu bilmez.”
Peki, Çınar’dan sonra?
Dinçer:
-“Dilen’i açtık. Güzel günlerdi. Başta dalgamız geçildi ama, şimdi çevre yolunda Dinlen’in benzerleri var. Ticarette geleceği görmek iyidir. 80 öncesi turizm yoktu, ama bu hiç olmayacak anlamına da gelmezdi. Rahmetli Özal ile birlikte turizm patlaması yaşadık.” diye devam etti.
Sabri Dinçer, Muğlalılara örnek olmuş işlerin adamı olduğu kadar cemiyet ve siyaset adamı da. CHP’nin Muğla’da yönetim kademelerinde bulunmuş. Belediye Meclis Üyeliği yapmış. Uzun yıllar Muğlaspor Kulübü’nü yönetmiş. Muğlaspor’u sordum bu kez.
– “Muğlaspordan önce Gençlikspor ve Yılmazspor vardı. Bir de Yolspor. Üçünü birleştirdik, 1967’de Muğlaspor’u kurduk. Ardından üçüncü lige çıktık.” diye karşılık verdi.
O zamanlar Muğlaspor bugünden daha başarılıymış demek ki.
Şimdi ne olmuştu? Eksiği, fazlası neydi? Kulübün bu günkü haline üzülerek anlatmaya başladı:
– “O yıllarda kendi çocuklarımızı oynatırdık. Altyapımız iyiydi. Sonra ilçelerimizde takım yoktu. Oralardaki başarılı çocuklarda burada oynardı. Son yıllarda kendi çocuklarımız sanki unutuldu. Bence başarısızlığın en büyük nedeni budur. Muğla geçmişine dönmeli.”
Sabri Dinçer, yaşama çok erken atılmış. Üstelik yaptığı işler nedeniyle gençlere de çok yakın olmuş. Onlara neler söylemek ister?
– “Birlikten kuvvet doğar” diye başlayıp devam etti:
“Gençler üniversite bitirip işe başlayamasalar da, birlik olup güzel işler başarabilirler. Muğla’da bunun örnekleri çok. Hamle var, Özcanlar var. Bugünkü gençlik akılcı ve yaratıcı. Üretici ve işbitirici de olabilirler. Önemli olan zoru başarmaktır. Öncelikle geleceği göreceksin. İhtiyaçları iyi tespit edeceksin.”
Sabri Dinçer’in Muğlalılara da bir çift sözü var;
– “Hala Marmaris’in, Bordrum’un Muğlasıyız. Bundan kurtulamadık. Şirketleşme önemli. Muğlalılar bir türlü yan yana gelmeyi öğrenemediler. Bir de çekememezlik var. Bu hastalığı yenmeliyiz. Üniversite velinimet. Ona bağlı yapılacak çok iş var. Bizim de okumaya giden çocuklarımız var. Buraya gelenleri de çocuklarımız gibi görmeliyiz. Sahip çıkalım. Kazıklamayalım!”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.