SABIRLI OLMAK ZORUNDAYIZ

Bu haber 01 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 796 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir sene öncesinde göz göre göre amatör lige düşmesine karşın, geçtiğimiz sezon gösterdiği performansla yeniden profesyonelliğe dönen Muğlaspor’u, ligin ilk maçı Antalya/Tekirova Belediyespor karşısında izledim.
Şahsen müsabaka öncesinde çok farklı bir takım bulacağım ümidi taşıyordum.
Ne de olsa başında, gençleri keşfedip, Türk Futboluna kazandırmış bir hoca vardı.
Aynı Kemal Dirikan’la amatör ligden profesyonelliğe adım attığımıza göre, hiç değilse kendi evimizde iyi mücadele ederdik.
Ama değildi.
Hiçte beklediğim takım yoktu sahada.
Her ne kadar federasyonun aldığı bir kararla 30 yaş üstü futbolcular 3.ligde mücadele edemez maddesi uygulamaya konulduğu için bir tecrübe noksanlığı kendini hissettirse de, saha ve seyircimiz önünde oynuyorduk.
Üstelik son yıllarda pek görmediğimiz bir kalabalık vardı Muğla Atatürk Stadyumunda.
Buna karşın kendi evimizde yenemesek dahi berabere kalmalıyız derken, ne yazık ki 3 puanı kaybeden taraf olduk.
Takımın geri dörtlüsüne pek fazla bir şey diyemem. Ama orta saha yok denecek kadar etkisizdi. Dolayısıyla orta saha, ileri uçla geri dörtlü arasında bir koordine sağlayamayınca, rakip takıma yenilmekten kurtulamadık.
***
Hemen bir önemli ayrıntının altını çizmek istiyorum.
Dün bir bugün iki olduğu için, eleştirmek gibi bir niyetim yok.
Ama bu demek değil ki kritik etmeyeceğim.
İlerleyen zaman içerisinde gelişmeler doğrultusunda aleyhte ve lehte görüşler belirtmem, üstlendiğim görev gereği.
Kimi zaman olur, takımın sergilediği futbol beklentilerin çok ötesine geçer, bizler elbette kalem oynatırız. Takımı daha da ateşleyen yazı ve söylemlerle destek olmaya çalışırız.
Yeri geldiğinde de eleştirmekten geri kalmayız.
***
Bugün değinmek istediğim noktanın farklı bir yanı var.
Bir kere kabul edelim ki futbolcuların çoğu tecrübeden yoksun.
Amatör iken birden kendini profesyonel ligde gören futbolcu için geçiş süresi bazen uzayabilir.
Bu nedenle yeşil-beyazlı takım futbolcularını kritik ederken, bu gerçeği görmemezlikten gelmemeliyiz.
Onların zaman içerisinde belirli bir tecrübe kazanacakları düşüncesiyle, elimizden geldiğince destek olmaya çalışacağız.
Yok eğer, zaman tanımaksızın eleştiriye yönelirsek, daha da zarar verileceği kesindir.
En iyisi bekleyerek ve şans tanımak.
***
Sonra bu takımın kaç lirayla kurulduğuna bakalım.
Senin karşındaki Tekirovaspor, bir belde takımı olmasına karşın, turizmden fazlasıyla nasiplenen bir kulüp.
Aynı beldede 50’in üzerinde 5 yıldızlı otel olduğunu düşünün.
Birde Muğlaspor’a bakalım.
Şayet Önder Kaytan başkanlığındaki yönetim son gün 13 milyon gibi bir para bulamamış olsaydı, futbolcuların lisansı çıkartılamayacaktı.
Dolayısıyla takım maça çıkamayacaktı!
Şimdi…
Mali yapısı bu olan bir takımdan, flaş transferler beklenemeyeceğine göre tek güvencemiz, amatör ruhla mücadele edecek bir takım yaratmak.
Kendisini fazlasıyla güvendiğimiz Kemal hoca takımın başında olduğuna göre, ilerleyen zaman içerisinde yeşil-beyazlıların istenen performansı göstereceklerinden şüphe etmiyorum.
Yeter ki futbolcular, Tekirova maçının olumsuz etkisini üzerinden çabuk atsınlar.
Sonuçta, imkanların sınırlı olmasına karşın, orta saha için 1-2 futbolcu takviyesi yapılabilirse, çok değil kısa bir süre sonra, herkesin takdirini kazanan takıma sahip olabiliriz.
Yeter ki sabırlı olalım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.