Saatcı, Muğlalılara üçüncü seçenek sundu… « Hamle Gazetesi

Saatcı, Muğlalılara üçüncü seçenek sundu…

Bu haber 10 Mayıs 2019 - 0:33 'de eklendi ve 2.425 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

31 Mart Yerel seçiminin ardından ilginç yorumlar yapıldı.

Bazıları oldukça ilginçti. O gece yapılan yorumlardan biri şöyleydi:

Bağımsız Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Sayın Behçet Saatcı, çok kısa bir sürede aday olarak meydana çıkıp, biz Muğlalılara üçüncü bir seçenek sunduğunuz, çok seviyeli bir kampanya yürüttüğünüz için sizi ve ekibinizi kutluyorum. Orantısız ve eşitsiz, tamamen aleyhinize olan antidemokratik bu ortamda (seçim pusulasındaki yeriniz dahil), bundan daha büyük bir başarı beklemek çok zordu. İmkânsızı başarmanızı engellediklerini biliyorum. Hüseyin Anıl olarak ben de, sizin yürüttüğünüz bu kampanyanıza açıktan destek olmaktan, onur ve gurur duydum. Size ve ekibinize sağlık mutluluk ve esenlikler dilerim.

Ben açıktan desteklemedim. Tarafsız gazeteciliğimi korumaya çalıştım. Kim gelirse gelsin Muğla‘ya daha fazla zarar veremeyeceğine inandığım için, Büyükşehir Başkanı Osman Gürün‘ün “olumsuzluklarını” anlatmaya çalıştım.

Oyumu Behçet Saatcı’ya verdim…

xx           xx           xx

Önceki günkü “CHP’nin %9 kadar oyu nereye gitti?” başlıklı yazımda şu ifadelerde bulundum:

2014’te… Nitekim CHP adayı Osman Gürün oyların %49.12‘sini toplarken, AK Parti adayı Mansur Harmandar da %28.98‘de kalmıştı.

Bu seçimde Millet İttifakı‘nın CHP’li adayı Osman Gürün % 36,01 (217 bin 476) oy alabilirken, Cumhur İttifakı adayı AK Partili Mehmet Nil Hıdır % 28,42 (171 bin 621) oy alabildi.

Bağımsız aday Behçet Saatcı oyların % 26,24‘ünü (158 bin 424) toplayabilirken, Demokrat Parti‘den (DP) aday olan Mehmet Kocadon % 3,81‘de (22 bin 978) kaldı.

2014‘te AK Parti adayı dönemin Rektörü Prof. Dr. Harmandar değil de örneğin İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Gencer olsa ne olurdu?

AK Parti Muğla‘da o seçimde de iddialı olmadı.

AK Parti iddialı bir aday çıkarsaydı veya Behçet Saatcı veya O‘nun çapında bir aday daha çıkmış olsaydı nasıl olurdu?

Bilemeyiz, ama Başkan Gürün belki o zamanda %49 değil de, %36 oy almış olabilirdi!

xx           xx           xx

Şöyle bir arşivi karıştırdım.

Yusuf Kayacık bir ara “Güney Ege” gazetesinde haftada bir yazı yazıyordu. AK Parti haberlerini O‘ndan alıyorduk. İyi oluyordu. AK Parti‘de il başkanının yerli olmasının tartışıldığı günlerde “Ne Yaptın?” başlıklı yazısında şu ifadelerde bulunmuş:

kayseri evden eve nakliyat

… Yıllar önce Muğla Belediye Başkanlığına aday olduğum dönemde hiç unutamadığım ve sizlerle paylaşmak istediğim bir anım var…

Mart 2009 seçimleri…

CHP’den sayın Osman Gürün, AkParti’den sayın Seyfi Terzibaşıoğlu, MHP’den sayın Saim Gürsoy ve DP’den de bendeniz Belediye Başkanlığına aday olduk… Tabi yerelde iktidar CHP olduğu için hepimizin hedefi sayın Gürün…

Yerel seçim zor zanaat… Her gün başka bir mahallede, başka başka insanlarla, başka başka sorunlarla karşılaşıyorsun ve hepsi için bir eleştiriniz, bir çözüm öneriniz ve bir projeniz olmak zorunda… Dolayısı ile 2 günde bir kurmaylarımızla toplanıp strateji belirliyoruz… Yine böyle bir gündü… Ve o dönem Bodrum’da DP adayı sayın Mehmet Kocadon’un siyasi danışmanlığını yapmakta olan sevgili Nejat Altınsoy da bize katıldı… Bir müddet sessizce dinledikten sonra bana dedi ki… Başkanım Osman Gürün’e karşı propaganda yapmak çok kolay… Kendisine sadece şu soruyu sorman yeterli… Bunca yıl Başkansın… Muğla için NE YAPTIN? Hepimiz birbirimize baktık kaldık…

xx           xx           xx

Muğlalılar hala birbirine bakıp kalıyor!

Bugün bahaneyle Ahmet Bayrak‘a da rahmet dileyelim. Muğla Basını‘nda rahmetlinin yeri doldurulabilmiş değil… Ruhu şad olsun…

Mart 2009 yerel seçimlerinde Hürriyet Gazetesi‘nin Ege ekinde 23.01.2009 tarihli haberine “AKP Muğla’da Terzibaşıoğlu dedi” başlığı atmış.

Dönem Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu‘ndan önce AK Parti‘nin Muğla Belediye Başkanı adayı neredeyse Dr. İskender Gencer olarak kesinleşmiş gibiydi. Ki o seçimde MHP‘den aday olan MUTSO eski başkanı Saim Gürsoy, CHP‘den Baro eski Başkanlarından Av. Ayla Kara‘nın veya AK Parti‘den Dr. İskender Gencer‘in aday olması halinde kendisinin aday olmayacağını söylüyor “Muğla Osman Gürün’den kurtarılmalı” diyordu.

Rahmetli Ahmet Bayrak o haberini şöyle noktalamış:

Belediye başkanlığı için adı kulislerde sıkça geçen ve aday adaylığı açıklaması sırasında gövde gösterisi yapan Dr. İskender Gencer’in liste dışı kalması ise partide tam bir şok yarattı. Gencer, Muğla Sağlık İl Müdürlüğü’nden istifa ederek aday adayı olmuştu.

O zaman ben de şoke olmuştum. Çünkü Seyfi Terzibaşıoğlu ilkokul arkadaşı Osman Gürün‘ün karşısına ilk kez çıkmıyordu…

AK Parti milletvekilliğinden önce DYP’den belediye başkanı adayı olmuş ve yenilmişti!

xx           xx           xx

Muğla‘da 18 Nisan 1999 yerel seçimleri üç aday içinde ilk seçimdi. Parti dışından gelip “önseçim”i de geçerek başkanlık seçiminden başarı ile çıkan Osman Gürün o gün bugün “hepimizin başkanı”…!

O seçimde CHP adayı Osman Gürün %37 (8 bin 856) oy alırken, seçimin bir diğer adayı Hayati Nizamoğlu ise ANAP (Anavatan Partisi) adayı olarak %25 (6 bin 187) oy almıştı. DYP‘den (Doğru Yol Partisi) aday olan Seyfi Terzibaşıoğlu da %14 (3 bin 567) oyda kalmıştı.

DSP oyların %11‘ini (2 bin 699) ve MHP %7‘sini (Bin 684) almıştı.

O seçimde DYP, Seyfi Terzibaşıoğlu’nu aday göstermeseydi, bugün Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Gürün olmayabilirdi…

Muğla‘da 29 Mart 2009 yerel seçimlerine baktığımızda ise Başkan Gürün‘ün CHP‘nin oyunu %46‘ya (15 bin 713) çıkardığını görüyoruz. Başkan Gürün‘ü %24 (8 bin 282) oyla MHP adayı Saim Gürsoy izliyor.

MHP il merkezinde ilk kez bu seçimde belediye meclisine üye verirken, bunun rüzgarıyla il genel meclisine de bir üye vermişti…

İskender Gencer‘den vazgeçip, Terzibaşıoğlu‘nu aday eden AK Parti ise %20 (6 bin 864) oyla üçüncü olmuştu. O‘nu %4 (Bin 691) oyla DP adayı Yusuf Kayacık, O‘nu da %2 (850) ile DSP adayı Ertuğrul Aladağ izlemişti…

xx           xx           xx

Saim Gürsoy o 2009 seçiminde DP il yöneticilerine mecliste ilk 4‘ü teklif etmişti. Ancak Yusuf Kayacık aşağı yukarı “Bu parti adaysız bırakılamaz. Kimse yoksa ben varım” diye tepki göstermiş, ilçe yöneticileri de Gürsoy‘un teklifine sıcak bakmamışlardı… “Eğer DP yöneticileri Gürsoy’un teklifini kabul etmiş olsaydı ne olurdu?” diye hep kendi kendime sorduğum gibi, AK Parti yöneticileri daha önce Osman Gürün karşısında yenilmiş ve milletvekilliğinde tüm DP‘lileri, ANAP‘lıları karşısına almış Seyfi Terzibaşıoğlu‘nu aday yaparlarken ne beklemişlerdi hep merak etmişimdir…

İnsan düşünen varlık. Hele bir de gazeteci iseniz düşünüyorsunuz…

Son seçim 31 Mart 2019 yerel seçimini de düşünmeden edemiyorum. Nedense bana hep Osman Gürün‘ün başarısında sadece Yavuz Kayı‘nın değil, Seyfi Terzibaşıoğlu‘nun da eli var gibi geliyor…

Terzibaşıoğlu‘nun bu seçimde de çocukluk arkadaşı ve SSK‘dan meslekdaşı Gürün‘e bilerek veya bilmeyerek bir faydası; İskender Gencer‘in adaylığının engellenmesinde veya meslekdaşı Mehmet Nil Hıdır‘ın Büyükşehir adaylığında bir faydası, katkısı olmuş olabilir mi?

Bilmiyoruz.. Hiçbir zaman da bilemeyeceğiz… Ama galiba Seyfi Terzibaşıoğlu, Osman Gürün’e şans getiriyor…

xx           xx           xx

İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Gencer aday yapılsaydı seçilebilirdi… “Seçilirdi” diyemiyorum. “Seçilemezdi” de diyemiyorum…Bildiğim Hüseyin Anıl‘ın doğruyu söylediği… Anıl‘ın Behçet Saatcı‘ya “.. biz Muğlalılara üçüncü bir seçenek sunduğunuz..” diye teşekkürüne katılıyorum. Saatcı‘ya gelinceye kadar Saim Gürsoy‘un dışında kimse Osman Gürün‘e “NE YAPTIN?” diye sormadı…

——————————                                                                 ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Siyaset daima şu çelişkiyi görünmez kılarak yaşamını sürdürür: “ameliyat başarılı geçti ama ne yazık ki hasta öldü.” (Dücane Cündioğlu)

ÇİVİ

Arkadaşım, “Bu İstanbul seçimi iyi oldu. Ramazan’ın nasıl geçtiğini anlamayacağız. Seviyoruz biz seçimi” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Misafir Muğlalı 10 Mayıs 2019 / 16:04

Gediğine konulmuş taşlar gibi bir bir sıralanmış muğla gerçekleri. Kendini Şehirden üstün gören üstün tutan seveni. sevileni az sözde bulunmaz hint kumaşlarına özel seçme yazı(sayın Saatçi hariç). Bu kadar güzel anlatılabilirdi. Muğlalılar kendilerinin geleceğini ipotek koyanlara dikkat etmeli, farkında olmalı dün olduğu gibi bu günde ortalardalar, hep varlar, etkin ve yetkin olmamalarına rağmen varlar… Elinize, emeğinize, kaleminize sağlık…

Nabide Kılınç 10 Mayıs 2019 / 18:16

Önce Ahmet Bayrak rahmet sevgiyle anıyorum. İskender Gencer için tam ve kesin şöyle düşündüm hep il sağlık MÜDÜRLÜĞÜ mesleki olarak ta çok yakışıyor kendisine. Adaylığını Seyfi bey engelledi mi bilmiyoruz. Ancak Seyfi beyin İskender beye bir sıcaklığı var diye düşünüyorum.
Behçet bey seçim süresinde şöyle dedi; ben Osman abiye 2014 ye oy verdim. Ama eğer Kemal bey veya CHP Osman Gürün yerine başka adayı olsaydı gelmezdim. Fethiye’deki arkadaşlarıma sordum? Daha önce aklında gidip büyükşehirde aday olayım duygusu oluşmadı , olmayacaktı dediler. Behçet beyin oyları gerçekten yadsınamaz. Neyse seçim oldu bitti. Şimdi çalışma CHP etrafında kenetlenme zamanıdır.
Osman Gürün Büyükşehir’i kurdu hızla hizmetleri mesafeleri yaklaştırarak götürdü. Gerçekten Muğla’dan koptuğunuzu hissettiğiniz yerlerde çalışma ve hizmetini gördüm. Zaten seçim bey önceki beş yılda bazen eleştirim çalışmalarına değil, siyasi çıtada neydi bunları dile getirdim . Açıkçası yüzde 36 bizim alacağımız oy oranı olamaz Muğla’da. İddialıyım yükseltilmesi gerektiğine inancımda. Sahi eski garajda saat kulesindeki saatin pilini değiştirsinler. Şimdi İstanbul zamanı. Haksız, hukuksuz, adaletsiz bir şekilde İmamoğlu’nun alınteri ve mazbatasını aldılar . Aldıkları geri İstanbullunun iradesini, oylarını, seçimini yok saydıkları. Bu çok ciddi bir şey . Milletin iradesi , egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Çok güzel bir çocuk koştu haykırdı gözleri ufukların ardını deldi, güneşi tuttu yüreği “ her şey çok güzel olacak “ dedi. Öpüyorum o güzel çocuğu . Çocuklarımıza uzatacak ellerde istanbul’da buluşalım. Sevginin nelere yol açtığını ufukları deldiğini gördüm yaşadım ben de kütüphane çalışma hayatımda. Vazgeçilmeyecek çocuklar her şey çok güzel olsun diye çok uzun yol var bir hayli çaba gerek diyerek heyecanla İstanbul . Gökdelenler bitirmiş tüketmiş gökyüzünün çığlıklarını mavisini. İnsanlar gökdelenlerin içine arasına beton binalara yapışmış sıkışmış. Daha ne nefes alıp yaşayacak Ekrem İmamoğlu ile. Korunacak nice değerleri var henüz. Ne demişti Oktay Ekinci ben bu boğazı korumak için ömrümü verdim.”