Rusya’nın Gazı, Türkiye’nin de Güneşi

Bu haber 04 Mart 2016 - 0:28 'de eklendi ve 755 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

New Meksikolu bir kadın girişimci eski bir elektrikli otobüsü Meksika`nın ilk güneş enerjili otobüsüne dönüştürdü.

Ro elektrik Şanlıurfa’da 5 MW’lık Güneş Enerjisi Santrali kurmayı planlıyor.

Fas, 1,1milyon kişiye enerji sağlayacak dünyanın en büyük güneş enerjisi yatırımını tamamladı.

2014 yılında Avrupa, enerji tüketiminin yüzde 16’sını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağladı ve güneş enerjisi piyasası 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 15 oranında büyüdü.

Fransızlar, 1.000 km asfalt yola güneş paneli döşeyip, 5 milyon kişinin elektriğini sağlayacak yenilenebilir enerji yatırımları yaptı.

Bizim basını takip ederseniz, geri planda, arkalarda yenilenebilir enerji haberlerine rastlarsınız.

TV’de haber programı konsepti yapsam, mütemadiyen, her gün, yenilenebilir enerjiyi nakış gibi işler, politik karar vericilerin vizyonlarına mesajları yüklerdim. Gelişimin belki de yolunu açmış olurdum.

Üretim enerji istiyor…

Tüketim enerji istiyor…

Aşk enerji istiyor…

Her şey enerji istiyor. Hayatın dört bir alanı enerjiyle akmakta.

Evlilik programlarını seyretmiyorum, lakin istemeden kulağıma çalınan bir söz var, ‘enerji alamadım’. Enerji olmadan gerçekten hiçbir şey olmuyor. İlişkiler bile enerji temelli ilerliyor.

Çağın en büyük aktörü enerji. Enerji olmadan hayat kıpırdamıyor.

Enerji kullanımı günlük yaşantımızda ve ekonomik aktivitelerde önemli bir rol oynamakta. Bir başka anlatımla tüm üretim ve birçok tüketim aktiviteleri bir girdi olarak enerji gerektirmekte. Son yıllarda enerji kullanımı ile iktisadi büyüme arasındaki etkileşim, iktisadi analizin önemli bir konusu haline gelmiştir. Özellikle ucuz enerji, üretim maliyetlerini düşürdüğü için üretim ekonomisinin öznesidir demek istiyorum.

Enerji kullanımı ile iktisadi büyüme arasındaki bağ, ekonomik büyümedir. Algılayamıyorum! Güzel ülkemizde güneş insanı sarıp sarmalayan cinsten ve hala en basiti ile güneş enerjisinden yararlanmak için devrim yaratılmıyor.

Kimse güneş ve rüzgar enerjisi için gündem oluşturmuyor.

Niçin enerji sektörünün ekonominin temel dinamiği olduğunu görmüyoruz ki?

Vizyon sahibi bir işadamının açıklamasını dinlemiştim ve etkilendim. ‘Başkaları beyaz eşya ile uğraşırken, biz geleceğin sektörü olarak enerjiye yatırımlarımızı kaydırdık’ diyordu. Geleceği gören işletmeler ayakta kalacaktır.

Üretimimizin bir ayağı dışa bağımlı, bunu daha bir muzipce anlatırsak, göbek bağınız başkalarının elinde ve stratejik anlamda sizin borunuzu başkaları öttürüyor. Rusya ile adeta soğuk savaşlar yaşarken enerji üretiminde kullandığımız doğal gazın kesilmesi ihtimalinde nasılda panikledik, terledik. Alternatif gaz arayışlarına girdik. Rusya’nın gazı var bizimde güneşimiz. Neden bu konuda devrim yaratmıyoruz ki?

Güneş enerjisi yatırım maliyetleri de hızla düşmekte. Yatırım yapmak için aynı zamanda devlet teşvikleri de mevcut. Neyi bekliyoruz ki?

Yakında okuduğum bir açıklama çok dikkat çekiciydi. ‘Emin Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Emin Üstün, güneş enerjisi yatırımlarının valiler için başarı kriteri haline getirilmesini, görev yaptığı ilde güneşe dayalı yatırımları artıran valilerin ödüllendirmesini önermişti. Bence harika bir öneri. İlin tüm dinamiklerini bu konuya duyarlı hale getirmek ve kanalize ederek sürdürülebilir ekonomi için önemlidir, diyorum.

Klasik devlet memuriyeti zihniyetini sevmiyorum. Bizim ülkemizde koltuğa yapışıp imza atmayı seviyoruz. Bence gerçek yöneticilik bu değildir. Kaymakamsın ve neler ürettin? Hangi pozitif katkıyı sundun. Bence bunlar daha önemli. Yönetici marjinal olmalı ve bu marjinallik içinde yaratıcılıktan beslenen dinamikleri harekete geçirmelidir diyorum. Yöneticiler vizyoner olmalıdırlar…

Topluma karşı kendisini sorumlu hisseden bireyler küresel ısınmadan ve dünya kaynaklarını heba edilmesinden bahsediyorlar. Oscar konuşmasında çevreci çıkışlarla Leonardo DiCaprio çok dikkat çekti. Bireysel duyarlılıkların toplumsal duyarlılıkları yarattığını gördük.

Sözü çok uzatmadan söylemek isterim ki! Rusya’nın Gazı varsa , Türkiye”nin de Güneşi var…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.