Roma’yı biz yaktık… « Hamle Gazetesi

Roma’yı biz yaktık…

Bu haber 02 Mayıs 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.492 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

MUTSO “Muğla Ticaret ve Sanayi Odası” organ seçimleri ciddi hal almaya başladı.

MUTSO Başkanı Bülent Karakuş’a düzenlediği bir kahvaltılı basın toplantısında bizim yazdıklarımız ile ilgili kendisine yöneltilen bir soruya şöyle yanıt vermişti:

Ben onları gazeteci saymıyorum.

Olabilir… Biz de kendisini oda başkanı saymıyoruz!

xx        xx        xx

Karakuş’un geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği son kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerin bir kısmı kahvaltıyı protesto edip yememişler. Bu durum haberlere “Bazı gazetecilerin protestoda bulunup kahvaltı sofrası dışına oturdukları görüldü.” diye yansıdı.

Bunun nedeni sorulsa, Karakuş, “Ben onları da gazeteci saymıyorum” der miydi bilmem…

Ama o gazetecilerden biri kahvaltıyı haber yapıp yapmamayı sanki bir gün düşünmüş gibi daha sonra haber yaparken bir de köşesinden şöyle deyiverdi:
Ben karnımı doyurmak için kahvaltılı basın toplantılarını takip eden gazetecilerden değilim. (Onlar kendilerini çok iyi biliyorlar) O toplantıya kahvaltımı yaparak gittim. Orada da masa küçük olduğu için gelen gazetecilerin sayısı fazla olunca onlar kahvaltılarını yapsın diye Başkan Bülent Karakuş’un yanına oturduk ve kahvemizi içtik.

Tabi 11 Mayıs seçimi için falda bakıldı mı bilmiyoruz!

xx        xx        xx

Demek ki o büyük, görkemli odanın, küçük masasına oturan öteki meslektaşlarımız karınlarını doyurmak için kahvaltılı basın toplantılarını takip ediyorlar!

Hadi bizim çocuklar, her ne hikmetse protesto ile ilgili “yalan haber” yazdılar. Ta Bodrum’dan gelip, Haftalık Muğla Şehir Gazetesi’ne haber yapan meslektaşımıza ne demeli? Karakuş’un o gazetede yer alan kahvaltılı basın toplantısı haberi de şöyle noktalanmış:
Öte yandan Karakuş’un basın toplantısında bazı gazetecilerin, kahvaltı masasına oturmadıkları gözlendi. Protestonun MUTSO’nun basın bürosu olduğu halde MUTSO Başkanı Karakuş’un haftalık bir gazete sahibine danışmanlık ücreti ödediği iddiasından kaynaklandığı anlaşıldı.

Ciddiye alırsam kahvaltılı basın toplantılarına ben de giderim…

Bundan sonra gitmeyeceğim. Gidersem de önce Tabakhane’de kebapçı Üsene uğrayacağım. Nemelazım üstadın gözünde küçülmeyelim!

xx        xx        xx

Karakuş 11 Mayıs’ta yapılacak organ seçimleri yaklaştıkça hırçınlaşıyor. İhtiraslı insanlar kaybetme endişesi yaşamaya başladılar mı hırçınlaşırlar. Bunu anlamak mümkün… Ama Karakuş’u destekleyen gazetecilerin hırçınlığını anlayamıyorum.

Bir meslektaşımız Muğla Ticaret Borsası’na danışmanlık yaparken susanların MUTSO Başkanı Karakuş’un haftalık bir gazete sahibinden danışmanlık almasını hazmedememişler. Bizim MUTSO Gelişim Hareketi lideri Safa Altaş’a danışmanlık yapmamızı da hazmedememişlerdi. Kıyametleri koparmışlardı.

Ama Safa Altaşadam”mış… Hala bizden danışmanlık almaya devam ediyor.

Karakuş ne yapmış? Tepkiler karşısında “Biz zaten O’nun işine son verdik.” mi demiş!

xx        xx        xx

Hırçınlığı giderek artan Karakuş, yine bir başka kahvaltılı basın toplantısında, MUTSO Gelişim Hareketi lideri Safa Altaş’ın ilk etapta 400 Muğlalıyı iş sahibi yapacak bir yatırımı Muğla’ya getirmesi ile ilgili sorulara yanıt verirken, “Onların yaptığı yatırım getirmek değil, komisyonculuk…” deyivermişti.

Şimdi Altaş’tan özür dilemesini bekleyenlere “Ben öyle demedim” diyor! Biraz daha üzerine gidildiğinde bizim sözlerini çarpıttığımızı söylüyor… Hatta telefon görüşmelerinde kendini küfretmekten de alamayıp, Nejat Altınsoy ile benim için “Hep o iki gazeteci yapıyor bunları” diyor…

Önemli değil… Nasıl olsa herkes birbirinin ardından küfrediyor. Cesaret edip yüzümüze küfredilmediği sürece mesele değil…

 xx        xx        xx

Bizim kaderimiz bu…

Hep biz yapıyoruz.

Bülent Karakuş’un bütün yanlışlarını, gaflarını biz yaptırdık.

Partileri biz yönetiyoruz.

Adayları biz belirliyoruz.

Rektör Prof. Dr. Harmandar’ı biz seçtirdik.

Belediye Başkanı Osman Gürün ve MUTSO Başkanı Karakuş ile Muğla’nın başına biz çorap ördük.

Ünal Türkeş ile Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin, Ahmet Bayrak ile Gazeteciler Platformu’nun başına biz çorap ördük.

Doğrudan teminle ihaleleri biz yaptırıyoruz. Muğla Belediyesi’ne dubaları biz diktirdik. Tıp Fakültesi ödeneğini Van’a biz gönderttik. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gecesine bürokratları biz götürdük.

CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk’ü de biz seçtirdik.

Ömer Süha Aldan’ın atamasını sağlayıp Emrah Doğu’nun milletvekili seçilmesini biz engelledik.

Muğla’ya Sandras’tan su getirilmesini biz engelliyoruz.

Aslında Roma’yı Neron yakmadı. Roma’yı da biz yaktık.

Kennedy’i biz öldürdük.

Turgut Özal’ı biz zehirledik, Adnan Kahveci’ye biz kaza yaptırdık, Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterini biz düşürdük.

Biz neymişiz be abi!..

xx        xx        xx

Dün 1 Mayıs’tı…

Kanlı 1 Mayıs’ı da biz yaratmış olabilir miyiz?

Kul hakkının yenilmediği, emeğin ve ahlakın en yüce değer olduğu, hizmetin kutsandığı, her türlü işin ehline verildiği, özgürlüklerin yaşandığı bir Türkiye dileğiyle tüm çalışanların hak edilmemiş bayramı kutlu olsun.

Aman kul hakkına dikkat…

Çünkü İlahi Adalette zaman aşımı yoktur!

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.