Romandan Beyaz Perdeye Film Afişleri Sergisi

Bu haber 01 Mayıs 2018 - 2:12 'de eklendi ve 755 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Geçen hafta üniversite önemli bir kültür faaliyetine sahne oldu. Metinbilim Enstitüsü Derneği ve Metinbilim Topluluğu, ortaklaşa “Romandan Beyazperdeye Film Afişleri Sergisi” gerçekleştirdi. 26 ve 27 Nisan günleri, 2 gün açık kalan sergide, romanlardan beyaz perdeye aktarılan filmlerin afişleri yer aldı.

Roman/hikâye ve sinema ikisi de anlatma tekniğini kullanan sanat alanıdır. Edebiyat yazarak anlatır, sinema göstererek. Edebiyat sadece kelimelerin büyüsü ile hareket eder, sinema ise kelimelerin büyüsüne ek olarak renk, ışık, müzik gibi görsel unsurları da kullanır.

İnsanlık 4000 yıldır okuma kültürünün şekillendirdiği bir olgu içinde yer almaktadır; sinema ise 1896’dan beri var. Yani 4000 yıllık birikim, 1896’dan beri, yani 122 yıldan beri gündemimize giren sinemaya kaynaklık etmektedir.

Edebiyat anlatırken bir görev üstleniyordu, sinema aynı görevi göstererek anlatırken başka bir görev üstleniyor. Okuma kültürü, toplumsallaşması zor olan bir süreçtir. Toplumun tamamının okuma bilmesi gerekir. Veya topluma hitaben okumalar da sınırlı okumalardır. Köy kahvesinde veya aile içinde okumanın muhatabı kaç kişidir?

Sinema ile anlatmanın ulaştığı kitle ile okuma kültürünün ulaştığı kitle kıyas kabul etmez. 1970’lerde ellerinden mendille sinemaya giden teyzelerin çoğu okuma bilmiyordu ama filmde anlatılan konuya o kadar dalıyorlardı ki, merhamet ve öfke, onları durdukları yerde harekete geçiriyor ve nihayetinde gözyaşlarına boğuluyorlardı. Mendil onun içindi. Unutmayalım, o yıllarda sadece kadınların gittiği “matine”ler vardı. Kitabın ulaşamadığı kitlelere sinema ulaşıyordu.

7. Sanat olarak kabul edilen sinema 122 yılda büyük mesafeler katetti. Her karesi ayrı bir işçiliği gerektiren filmler, artık basit bir “aktarma-gösterme” faaliyeti değil, her biri nitelikli bir sanat eseri.

Elbette, sinema v e roman birbirine hasım ve muhalif sanat olguları değil, birbirlerini tamamlayan olgulardır. Metinbilimci gençler, Perşembe ce Cuma günleri, afiş sergisinde, bu iki sanat olgusunun kesişme noktalarından bir olan afiş üzerinden anlattılar meselelerini. İlki 6 yıl önce gerçekleştirilen sergide 70 kadar afiş yer aldı. Ankara Ekspresi, Cingöz Recai, Yılanı Öldürseler, Uçurtma Avcısı, Uçurtmayı Vurmasınlar, Selvi Boylum Al Yazmalım, 9. Hariciye Koğuşu, Şeker Portakalı, Vurun Kahpeye, Bereketli Topraklar Üstünde, Küçük Prens, Gülün Adı, Susuz Yaz, Çalı Kuşu, Kadının Adı Yok, Ağır Roman, Kalpaklılar, Fatmagül’ün Suçu Ne, Hasan Boğuldu gibi filmlerin afişlerinin yer aldığı sergide öğrenciler afişleri paylaştı ve her biri romanlar ve filmler hakkında kısa bilgiler verdiler.

Bu gençler, afiş sergisiyle “cilalı roman çağı” ve “cilalı sinema çağı”nın kesişme noktasının nabzını tuttular. Şahit olup gösterdikleri kültürel olgu, sıradan bir olgu değil; kültür tarihinin çok önemli bir anını yansıttılar.

İnternete girip “romandan sinemaya film afişleri” yazdığınızda, gene Metinbilim’in ve sevgili Prof. Dr. Cüneyt Issı’nın 2012’deki faaliyeti çıkar karşınıza. Demek ki bu konuda yapılan ilk ve ikinci faaliyet gene Metinbilim imzası taşıyor.

Tebrikler Metinbilim!… Sergiye emeği geçen ve şehrimize farkındalık katan gençlere teşekkürler!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.