Robotik Cerrahi ve Devrim arabaları

Bu haber 22 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 792 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Robot ve tıp bilimi birlikte, insanlığın sağlığının iyileştirilmesin de görev yapmakta..
Bir zamanlar küçük işler halleden basit makineler, günümüzdeki zor işleri halleden, karmaşık makinelere doğru gelişim ve değişim gösterdiler….
Robotların sağlık sistemi içinde de etkin görev almaları, bizlere bu çağın gerçekten değişik olduğunun hissini pekiştirdi….
Robotların kullanımı ile yapılan cerrahi ameliyatlara, robotik cerrahi denilmektedir.
Tıp biliminde robot kullanımı ile ilgili gelişmeler, NASA’da uzaktan ameliyat yapabilme çalışmaları için başlatılmıştır…
Robotik sistemlerin cerrahi girişimler de kullanılması, videoskopik cerrahideki gelişmeleri takiben yaygınlaşmaya başlamıştır…
Ameliyat sahasını direkt olarak çıplak gözle görme yerine, endoskopların okülerinden bakarak girişim uygulaması yarım yüzyılı aşkın süredir yapılmaktadır…
Kısıtlılıkların aşılarak, cerrahların uzaktan hastaya müdahale edebilme, ameliyat yapabilme arayışları, robotik uygulamaların videoskopik cerrahiye entegre edilmesi sonucu robotik cerrahi gündeme gelmiştir..
Tutma, ayrıştırma ve kesme, dikme gibi cerrahi girişim için gerekli olan tüm komutları, tam olarak hatasız yerine getirebilmektedir.. Yani 4 kolu var ve her bir kol bir fonksiyon görüyor. Bir tanesi ile ameliyat alanını kameraya alıyor.. Diğer kolları ile tutuyor, kesiyor, dikiyor.. Bir cerrahın yaptığı her işi yapıyor da sadece uzaktan yönetime ihtiyacı var.
İsmini tarihte ilk robotu tasarlayan Leonardo da Vinci’den alıyor.. Dünya da 1500’e yakın Da Vinci görev yapıyor.. Bunlardan 5 tanesi de ülkemizde görev de…
Da Vinci’nin başına her isteyen cerrah, hemen oturamıyor.. Cerrahlar Da Vinci’yi hastalar üzerin de kullanmadan önce hayvanlar ve kadavralar üzerinde, pratik yapmak zorundalar…
Robotik cerrahi hastaya ve hekime büyük bir konfor sağlıyor.. Çok az kanama oluyor, açık ameliyatlarda yaralı bölgelerde iyileşme problemi yaşanırken, robotik cerrahi ile yapılan ameliyatlar bu konuda da üstünlük sağlıyor… Yara yerinde fıtıklaşma görülmüyor çünkü büyük kesiler yerine küçük kesiler yapılması, fıtıklaşmayı önlüyor.. Hasta için konfor sağlıyor..
Kim bilir, yakın bir gelecekte robotik cerrahi uygulamaları yaygın bir şekilde kullanıma girer ve bizim ülkemizde bilim ışığında bundan daha fazla yararlanır ve hastalarımıza konfor sağlar…
Belki bir gün Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi varlığını, fakülte olma duruşu ile gerçekleştirdikten sonra ilimizde robotik cerrahi uygulamaları ile insanımıza hizmet edebilir..
xx xx xx
Bu yazıyı yazarken TV’de 1960’lı yıllarda ilk yerli otomobilin imal edilişinin anlatıldığı film televizyonda gösterimdeydi.Ben de keyifli ve buruk olarak seyrettim. İzlediğim en güzel Türk yapımı filmlerden biriydi diyebilirim.
Türkiye’nin kendi otomobilini üretebileceği konusunda ilk fikri, Cumhur Başkanımız Cemal Gürsel’in konuyu dikkate almasıyla, ordunun binek otomobil ihtiyacını karşılamak amacını da güden, ilk yerli ve seri üretim hedefiyle başlanan otomobil projesi, 4.5 ay gibi kısa bir süre içinde tamamlanmıştır.
Otomobil, dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’i Cumhuriyet Bayramına götürerek hem tanıtımını hem ilk vazifesini gerçekleştirecek iken benzinin bitmesi nedeniyle sadece 100 metre gidebilmiştir. Cemal Gürsel tarafından “Garp kafasıyla araba yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk” mizahi tabirine de konu olmuştur..
Film de yabacının yaptığını bizde yaparız azmi seyretmeye değer bir ana tema idi..
İki tane otomobil yapılıyor.. Siyah ve bej… Eskişehir’den Ankara’ya tren ile taşınan Devrim otomobillerine benzin konulmamıştır. Çünkü trende oluşabilecek bir tehlikede otomobillerin en az zararla kurtarılması düşünülmüş ve araçların ihtiyacı benzinin de Ankara’da konvoy yolunun üzerinde bulunan bir Mobil istasyonundan alınması, mühendislerce planlanmıştır.. Trenden indirilen arabalara çok daha sonradan Cumhurbaşkanı binmeden önce yapılan hazırlıklar sırasında siyah araba da benzin olmadığı fark ediliyor. Neden benzin ikmali yapılmadığı bugün dahi bilinmiyor… Ancak konvoy Mobil istasyonuna uğrayıp vakit kaybetmek istemez ve böylelikle arabalar benzinsiz kalır. Cumhur Başkanı ilk olarak siyah arabaya biner ve belli mesafeden sonra arabanın benzini bittiği için araba yolda kalır…
Bej renkli olanda benzin vardır, Cumhurbaşkanı gezisini bununla sürdürür. Anıtkabir’e ve tören alanına bu araba ile gider. Basının “Devrim yolda kaldı” yazılarıyla çalışmalar ve emek hiçe sayılır ve gelişim kıvılcımları yok edildiği için son nokta konulmuş olur..
Ülke gelişimi için bilim adamlarına, fikirlere ve emeklere ihtiyaç vardır. Üreten ve gelişime katkı sağlayan insanlarımız, desteklenmelidir.. Yine, ilimizde de üreten ve çaba gösterenleri eleştirirken acımasızlık çizgisinde olmadan eleştirmeliyiz… Sadece üretmeyi motive edici çizgide olmamız gereklidir diye düşünüyorum…
Lütfen televizyonda, bahsettiğim filme rastlarsanız seyrediniz, büyük bir keyif alacaksınız… Çünkü yakın tarihi çok güzel işlenmiş bir film..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.