Rektöre bir dokun, bin ah işit ama… « Hamle Gazetesi

Rektöre bir dokun, bin ah işit ama…

Bu haber 05 Ağustos 2019 - 23:59 'de eklendi ve 1.574 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla Basını‘nın il merkezindeki temsilcileri bu sene 24 Temmuz vesilesiyle Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek‘in düzenlediği kahvaltıda biraraya geldi.

O gün arkadaşlarımızın kiminin bayramıydı, kiminin değildi. Ben de bayramı olmayanlardanım. İki ayrı meslek örgütümüz; cemiyetimiz var, ama Allah‘tan başkanları en azından bu konuda anlaşıyorlar.

Bana göre 24 temmuz da, kahvaltı da bahane… Arkadaşlarımızın çoğu anlamamış, genç arkadaşlarımızdan Sevil Oluç hariç “Rektörle kahvaltı yaptık” bile diyen olmamış olsa da Rektör Çiçek‘in muradı uzun bir aradan sonra “dertleşmek”, bir başka deyişle “kendisini, yani üniversiteyi ifade etmek” ve üniversitemizden, gelişmelerinden kamuoyunu haberdar etmemizi ummak…

Gizli kapaklı işimiz mi var. Açıkçası Rektör Çiçek üniversitenin çalışmaları ile ilgili olarak “Muğla basınından destek beklediklerini” de dile getirdi…

Nasıl olsa yazan olmaz diye rahat davrandım… Geç kalmış bir yazı bu… O gün Rektör Çiçek, “marka üniversite olma” hedeflerini anımsatırken, “Çevremizin yanında, ülkemize ve tüm dünyaya etkisi olan bir üniversite hayal ediyoruz. Bunu yaparken basında görünür olmak gerektiğini de biliyoruz. Çünkü basının desteği olmadan yaptığımız hareketlere ilave destekler bulmamız çok zor.” ifadesinde bulundu.

Neden olmasın?

Son zamanlarda ülke basınında olmadık haberlerle gündeme gelmeye başladık…

Oysa üniversitemizle de gündeme gelebiliriz. Ancak bunun yapılabilmesi için üniversitemizin de hala yapması gereken işler var… Haber servisi gibi… Çünkü Muğla Basını olarak çok tembel ve hazırcı hale geldik… (!) Bizimde yapmamız gereken çok şey var, ama Muğla Basını olarak “biz” eski “biz” değiliz…

xx      xx      xx

Evet, giderek ilklerin üniversitesi haline gelmeye başlayan üniversitemizde basın için malzeme bol….

Son zamanlarda bazı olumsuzluklarla ODTÜ yerleşkesi sık sık gündeme gelir oldu. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi yerleşkesi ülkemizin en köklü üniversitesi o ODTÜ yerleşkesinden çok daha güzel…

Yerleşkemizle ülkemizde tekiz.. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ile de tekiz. Şu ana kadar hiç bir üniversite geçemediği gibi, mimarisi, estetiği ve kullanışlılığı ile Büyükşehir Belediyesi‘nin GMKA Kültür Merkezi de geçebilmiş değil… O gün kahvaltıda ben böyle derken, Rektör Yardımcıları’ndan Prof. Dr. Bakiye Uğur, labaratuvarları anımsattı. Evet, üniversitemiz yeni yönetimin ürünü “Araştırma Labaratuvarları Merkezi” ile de öne çıkıyor…

Şimdi bir de Marmaris İçmeler’de kurulan “Yabancı Dil Kampı” var. Bu da bir ilk… Rektör Çiçek, BEMAR Dil Okulları işbirliğiyle Türkiye‘de bir ilke imza attıklarını belirterek şöyle anlattı:

Bunun gibi kampları geliştirmek istiyoruz. İngilizce eğitimi için yurtdışına çıkma imkanı olmayan 12-20 yaş grubu gençlere Türkiye’de yurtdışı deneyimi yaşatmak için başlatılan proje ile 22 farklı ülkeden gelen İngilizce eğitmenleri, Marmaris Turizm Meslek Yüksekokulu bünyesindeki Uygulama Otelinde 15 Eylül’e kadar sürecek olan İngilizce dil eğitimine başladık. Bu kampa alınan öğrenciler otel dışına çıkamıyorlar. Cep telefonu kullanamıyorlar. Şimdi bir de başta Rusya olmak üzere bazı ülkelerden gelecek gençler için ‘Türkçe Kampları’ başlatıyoruz. Bu kamplar için Akyaka’yı merkez yapacağız.

xx      xx      xx

Rektör Çiçek ile ilk basın buluşması üzerinden bir yıl geçmiş. Arada yakın zamanda “Zahire Pazarı”nda buluşmuştuk. Kötekli‘deki olumsuzlukları konuşmuştuk. “Kötekli’de değişim var mı?” diye sordum. Üzülerek “Bildiğiniz gibi” derken, rektörlük olarak üzerlerine düşeni ve yerleşke içinde yaptıklarını, İŞKUR ile işbirliğine gittiklerini anımsatarak şöyle ifade etti:

Geçtiğimiz bir yıl içindeki ekonomik sıkıntılar geri dönüşleri geciktiriyor. Ama önümüzdeki süreçte, bir yıl içindeki çalışmalarımızı somut bir şekilde göreceğiz. Öğrenci topluluklarını Mavi Çatı altında topladık. Öğrencilerimiz çok güzel projeler ürettiler. Onların faaliyetlerine yetişemedik. Bir çoğuna destek verdik. İzmir’de ödüller aldılar. Amacımıza ulaştık ve bu sürecek.

Rektör Çiçek ayrıca yerleşkede bir ilke daha imza attıklarını söyledi. Yerleşkenin artık yapılaşmaya müsait olmadığını belirterek şöyle anlattı:

Bundan sonra kampüsü bir botanik parkı gibi düşünüp planlayacağız. 1999’dan itibaren dikilen ağaçlarla kampüsümüzün bir arboretuma dönüştürmenin ilk adımları atılmıştı. İklimin el verdiği her bitkiye yer veriyoruz. Kampüsümüz zaten doğanın bir parçası. Her tarafımız çam ormanıyla kaplı. Sadece kampüs içinde otuz bin civarında çam ve başta Sarı Alıç olmak üzere pek çok doğal ağacımız var. Flora ve fauna zenginliğimiz her geçen gün artıyor. Göreve geldiğimiz günlerde, Mühendislik önündeki enkaz alanını çok amaçlı park haline getirdik. Ayrıca, lâle, sümbül ve nergislerden oluşan Divan Şiiri Bahçesi tanzim ettik. Çamlı Sevgi Yolu, Erguvanlı Yol, İğdeli Yol, Ihlamurlu Yol ve Zeytinli Yol’dan başka yeni yollarımızı ve alanlarımızı yeşil alan haline getireceğiz.

Şehir merkezinde Orhan Çakır‘ın başkanlığında Atatürk Bulvarı‘na dikilen fıstık çamları ile Uğur Mumcu Bulvarı‘ndaki çınar ağaçları özelliklidir. Bütün caddelerimiz böyle farklı ağaçlarla anılsa güzel olmaz mı?

xx      xx      xx

Basın özgürlüğü ve demokrasi arasındaki ilişki, yerel basının ifade özgürlüğüne katkısı, şehir ile üniversite entegrasyonunda yerel basının rolü konularınında konuşulduğu kahvaltıda Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek‘e Yardımcıları Prof. Dr. Bakiye Uğur ve Prof. Dr. Adnan Çevik ile danışmanları eşlik etti.

Bugünlerde her yerde “kaynak sıkıntısı” konuşuluyor. Üniversitemizde aynı dertten muzdarip. Rektör ÇiçekTasarruf ederek, hedeflerimizi tutturmaya çalışıyoruz” dedi. Yeni açılan “Dişçilik FakültesiMenteşe Sağlık Yerleşkesi içindeki Sağlık Kolleji eski binasına yerleştirilmiş. Mimarlık Fakültesi ile YÖK‘ün onayladığı Hukuk Fakültesi‘ne de yer aranıyor. Aslında Rektörlük bir “hayırsever” arıyor.

Rektör Çiçek, “Bir hayırsever bulabilsek, BESYO’nun eski biünalarının yerinde Hukuk Fakültesi binasını yapabiliriz.” dedi. Aklıma Muğla’nın köklü ailelerinden ve gayrimenkul zenginlerinden

22. Dönem Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu geldi. Kendisi Diş Tabibidir, ama Terzibaşıoğlu ailesinin “hukukçu” kimliği de vardır. Ağabeyi Hakkı Süha Terzibaşıoğlu Yargıtay Başkanlarımızdan, kızı Göksu Terzibaşıoğlu İstanbul‘da Uluslararası Ticaret Hukuku Uzmanı bir hukukçudur…

Kocamustafendi Caddesi‘ndaki mimarisiyle dikkat çeken tarihi yapı sayın Seyfi Terzibaşıoğlu‘na aittir… Gerçi sülalede tıpçılar baskın, ama o cadde üzerinde bir “Terzibaşıoğlu Hukuk Fakültesi” yakışmaz mı?

xx      xx      xx

O gün Rektör Çiçek çok şey anlattı. Sizinle özeti paylaşıyorum. Bir yılda AR-GE alt yapısını kurduklarını belirten Çiçek, “Ürettiğimiz projelerin sayısında ciddi artış var, bunların dönüşlerini bekliyoruz. Teknoloji Transfer Ofisi kurduk.” diyerek şöyle devam etti:

Patent ofisleri kuruyoruz. Yaptığımız işleri bundan sonra patentleyeceğiz. Buradaki beyinlerden çıkacak fikirleri direkt ürüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Yani yerli düşün, yerli üret mantığını bizzat uygulayacağız. Kalitesini yükselten bir üniversiteyiz. Son yapılan bir ankete göre üniversitelerin yönetimi açısından yapılan değerlendirmede hızla yükselen ilk on üniversite arasındayız. 200’ü aşkın üniversite arasından ilk onda olduğumuzu onlar belgelediler. Tübitak’ın yaptığı sıralamada ilk 50’ye gireceğimizi düşünüyorum. Eksikleri tamamladık

Bu arada Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı‘ndan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bakiye Uğur‘da Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘nde “Ağrı Merkezi” kurulduğu müjdesini verdi. “Algoloji (Ağrı) Polikliniğimiz Hizmete Açıldı. Bir eksik daha giderildi. Muğla’da sağlık turizmi yapılacaksa bütün merkezlerimiz olacak, ama uzmanlarla olacak. O yüzden yavaş gidiyoruz.” dedi. Aynı zamanda Cinsel Taciz ve Cinsel Saldırıyla Mücadele Kurulu ve Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu Başkanlıklarını da yürütmekte olan Prof. Uğur, bu anlamda herkesin ve kesimin desteğine ihtiyaçları olduğunu belirtirken de “Muğla’da uzun yaşanıyor. Bunun yanında göç alan bir il olduk ve yaşlı nüfus hızla artıyor. Bu durum başta Alzheimer olmak üzere yaşlı hastalıklarını arttırıyor. Şu anda ‘Palyatif Bakım Merkezi’ kurma çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanında ‘Geriatri Merkezi’de kuracağız.” dedi.

xx      xx      xx

Amacımız hem Türkiye’ye hem bölgeye faydalı olmak.” diyen Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek son olarak şunları söyledi:

Birçok boş binalar, hikayesi olmayan binalar var. Biz oralarda hikayeler yazmak istiyoruz, ama oraları alamıyoruz bir türlü. İşler çok yavaş yürüyor. Önümüz açılırsa çok daha fazla işler yapabiliriz. Üniversitemiz ve Muğlamız hepimizin övüncü olur. Sağlık sektörü açısından da burası sağlık turizmi merkezi olabilir. Saha çok uygun, ekoturizm gibi alanlar uygun ve bununla ilgili ekipler çalışıyor. Bölgesel kalkınma ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Önce sorunlar nedir onları araştırıp sonra projeler sunacağız. Asıl sorun ‘Senkronizasyon’.. Bu sorunu Muğla için aşmalıyız.

——————————                                                                     ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Başarısızlık da bir seçenektir. Eğer ki başarısız olmuyorsanız, yeterince girişimde bulunmuyorsunuz demektir!Elon Musk.

ÇİVİ

CHP’de Köyceğiz eski Belediye Başkanı Salih Erbay’ın partisinden ihraç şoku devam ediyor.Arkadaşım “Sırada Milletvekili Burak Erbay mı var?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
gerçek CHP'li 06 Ağustos 2019 / 11:39

Kendi personelini köpeğe parçalattıranlar hakkında bir işlem yapılıp, yapılmadığı hakkında hiçbir haber yok. Bu idareciler hala görevde ise pes demek gerekir. CHP tabanı Belediye personelini köpeğe parçalattıran yöneticiler hakkında CHP İl Başkanından açıklama bekliyor. Sayın İl Başkanı Büyükşehirde özellikle CHP’liler yapılan sürgünler ile köpek ısırması konusunda gereğini yap. Kabak tadı verdi artık. Sayın Burak Erbay CHP tabanı sizden isyan bayrağını çekmenizi bekliyor. Sustukça sıra sana ve Muğla’lı CHP’lilere gelecektir.