REKTÖR SEÇİMLERİ PAZARLARI AÇILDI

Bu haber 24 Eylül 2013 - 9:39 'de eklendi ve 1.349 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık AÇIKGÖZ
Seneye bu vakitler, pek çok üniversitede rektörlük seçimleri için propagandalar yapılıyor olacak…
Yemekler, piknikler, oda sohbetleri, ev sohbetleri yapılacak. Vaatler, tasarılar, planlar, seçim bildirileri havalarda uçuşacak. Kara propagandanın bini bi para olacak. Adayların ve adayları destekleyenlerin elleri kazan karasına bürünecek. O karalar, kimsenin yüzünde kalmayacak ama sürenlerin ellerinde ebediyen kalacak.
Bugünlerde kadro savaşları kızışacak. Öyle ya rektörler, Öğretim Üyesi (Yardımcı Doçent, Doçent, Profesör) ataması yapmazlar; seçmen ataması yaparlar ve ondan sonra biz de buna “demokrasi” deriz. Yesinler böyle demokrasiyi!….
Bizim üniversitemizde neler olup bitiyor, inanın ilgilenmiyorum. Peşinen söyleyeyim, seneye yapılacak rektörlük seçimlerinde ben aday falan değilim. Şimdiden söyleyeyim de, adımız etrafında spekülasyonlar yapılmasın. Gözünü sevdiğim üniversitesinde, bırakın dostluğu, Namık Açıkgöz düşmanlığı bile para ediyor. Bugünlerden itibaren birileri adımı kullanıp kendine çıkar sağlamaya kalkmasın diye söylüyorum bunu.
Ben bu üniversitede 2 defa aday oldum. İlki 2002 seçimlerinde. O zaman, kurulan 28 Şubat tezgahının figüranı olmamak için son gün adaylıktan çekildim. Bir de 2010’da aday oldum. Ne yapalım, arkadaşlarım bana teveccüh göstermediler!… Biz de “atama seçmenli demokrasi”nin sonucu karşısında boynumuzu eğdik.
Muğla’ya ve üniversiteye 2 defa şans tanıdık yani….
Olmadı… Kendileri bilirler!
Bugünlerde bütün üniversitelerde kapı arkası sohbetleri başlar… Gruplaşmalar… Ona destek çıkmalar, buna karşı olmalar… Hoca-öğrenci ayrışmaları bile yaşanır yani. Doktora-Yüksek Lisans yaptırdığın ve kardeşin veya evladın gibi tuttuğun birine bir makam vaat edilmiştir ve bir de bakarsın, o da karşına geçmiş elindeki karayı sana çalmaya başlamış…
Bir bakarsın, üniversitelere siyasiler dadanmış. Bir gelir biri gider mübareklerin. Siyasetçilerin üniversitelere ilgisini kınamıyorum; sadece bir tespit yapıyorum. Siyasettir ve elbette müdahale edecektir. Zaten siyaset müdahale etmek için vardır. Olaylara seyirci kalınacaksa, niye siyaset yapılsın ki?…
Propaganda dönemi hızlı bir şekilde geçecek ve 2014 Eylül-Ekim’inde pek çok üniversitede sandıklar konacak ve “atamalı seçmenler”in kullanacağı oyla “demokrasi” tecelli edecek. (Ama ne demokrasi!…)
Sandıktan çıkan ilk 6 kişi YÖK’e bildirilecek. YÖK bu sayıyı 3’e indirecek. Cumhurbaşkanı da bu 3 kişiden birini rektör olarak atayacak. Görüyor musunuz demokrasinin işleyiş şeklini?…
Bütün bu süreçler yaşanırken, siyasetçi uzaktan eeeyle bakacak ha?…
Güldürmeyin adamı!… Bu işlere siyaset bal gibi karışır ve siyaset de karışmak için yapılır zaten.
O yüzden “rektör seçimleri komedisi”ne hiç gerek yok. Seçimler, üniversiteleri çok kırıp döküyor. Can-ciğer kuzu sarması arkadaşlar bile birbirlerine düşman oluyorlar. Bir sürü düşmanlıkların yaşandığı üniversitede çalışma barışı ve verim olur mu Allah aşkına?!…
Bunlara hiç gerek yok!… rektörü atayıp geçeceksin arkadaş!…
Siyaset karışırmış…
Sanki şimdi karışmıyor sanki!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.