Rektör Harmandar’ın İşi Zor…

Bu haber 12 Ocak 2017 - 0:02 'de eklendi ve 931 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Üniversite’nin M Kapısı karşısındaki Sağlık Yerleşkesi’nde inşaatı devam eden Araştırma Hastanesi yeni binası meğer Ankara’dakiler tarafından “Devlet Hastanesi” olarak düşünüldüğü ve öyle planlandığı için bunca gecikmeyi yaşadık, yaşıyoruz!

Eğer bu hastane “Devlet Hastanesi” gibi düşünülüp, planlanmış olmasaydı, işi bilenlere göre yeni hastanenin açılışı geçen yıl rahatlıkla 6. veya 7. aya yetiştirilebilirdi.

Peki nasıl düzeldi, düzeltiliyor?

Ortada Muğla için, mesleki ahlakları için kendilerini feda edebilecek kadar “vizyona uygun” bir ekip var: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur HarmandarMuğla Tıp Fakültesi Dekanı Nevres Hürriyet Aydoğan, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Rıza Murat Himoğlu, Sağlık İl Müdürü Dr. Cihan Tekin, Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ümit Başar Semiz ve Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Nuri Ceyhan

İşte bu vizyona uygun ekip, atılmayacak riskli imzalar atmışlar…

Duyduğum zamanki gibi şaşkınlık içindeyim; projenin durdurulmasının altına imza atmışlar!

xx           xx           xx

Düşünebiliyor musunuz, hastanenin helikopter pisti bile yokmuş. Çok eksik varmış…

Ya o “vizyona uygun” ekip olmasaydı, direnmeseydi?

Onca kavga gürültüden sonra 3. Basamak Sağlık Hizmeti veren yeni bir “Devlet Hastanemiz” olurdu…

2016 yılı neredeyse eksiklerin giderilmesi ile geçti.

İşte bütün bunlara sessiz kalan, sabır gösteren “osun vasın” diyen Muğlalı gerçekten en iyisini hak ediyor…

Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Rıza Murat Himoğlu’na göre, işte bu nedenle daha yeni hastaneye taşınmadan tüm yeni servisler faaliyete başlamış. Sevkler 3 yılda %39’dan %35’lere düşmüş. Tıbbi görüntülemede artık gün verilmiyormuş. Patoloji yapılabiliyormuş. Yakında kuyruklar sona erecekmiş.

Bu çok önemli, bir “Meme Timi” kurulmuş. Geçen yıl daha yolun başında 67 meme kanseri vakasının önüne geçilmiş.

Dr. HimoğluBütün bunları yaparken siyasi irade yanımızda oldu. Milletvekilimiz Nihat Öztürk’ün çok yardımlarını gördük.” diyordu.

Yeni hastanenin alınması gerekli tüm araç gereçleri de alınmış. Hastane taşınırken sorun yaşanmayacak, ameliyat dahi yapılabilecekmiş.

Sadece karayolu bağlantısını sağlayacak olan kavşak düzenlemesinin hızlandırılması ve ek bina ihalesinin bir an evvel yapılması gerekiyor.

O da siyasi iradenin işi…

xx           xx           xx

Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar’ın işi gerçekten zor.

Bir yanda siyasetçiler, bir yanda ilçeler, bir yanda hemşeriler, bir yanda bizim gibi Muğla şoveni gazeteciler, hepsini memnun etmek kolay mı?

Meğer Rektör Harmandar oldukça doluymuş…

Her şey Hamle Gazetesi İmtiyaz Sahibi Hayati Nizamoğlu’nun “Bizim Mimarlığı vermeyin. Fethiye il olmak istiyor. O nedenle fakülte açarken üniversite olmak istiyor. Fethiye il olabilir, üniversiteye de sahip olabilir. Karşı değiliz, ama bizim mimarlığa dokunulmasın. Su Ürünleri Fakültesi Fethiye’ye verilebilir.” demesiyle başladı.

Rektör Harmandar o gün, bu söz üzerine “Mimarlık Fakültesi bir yere gitmiyor” derken, adeta içini döktü…

Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar göreve geldiğinde üniversite yerleşkesinin sınırları belli değilmiş. Duyunca çok şaşırdım. Kendisinden dinleyelim:

Muğla önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin parlayan yıldızı olacak. Muğla farklı bir il. Afyon, Eskişehir merkezde toplanmış. Muğla bunun tam tersi. Kampus esastır. Ancak kampus bize yetmiyor. Rektörlük koltuğuna oturduğumda ilk işim üniversite kampusunun sınırlarını tespit ettirmek oldu. Mühendisliğin yarısı ormanda görünüyordu. Hala arazilerimizin yüzde 50’si Orman teşkilatı ile mahkemelik. Arazilerimizin yüzde 30’u da ormana geri verildi.

Rektör Harmandar ardından şöyle devam etti:

Tabi Orman Teşkilat ile kavga halinde de değiliz. Mesela şimdi AK Parti Antalya Milletvekilimiz olan İbrahim Aydın beyin Bölge Müdürlüğünde çok yardımlarını gördük. Sağlık kampusu için Orman’dan 490 dönüm arazi aldık.

Rektör HarmandarKampus yetmiyor” diye şikayet ediyor. Yakın gelecekte “Sağlık Kampusu” da yetmeyecektir…

xx           xx           xx

İşte bu noktada siyasi iradenin harekete geçmesi lazım…

Harekete geçirmeliyiz…

Ağlamayan çocuğa meme vermezler.

Ben Milletvekili Nihat Öztürk ile bu meselelerin aşılabileceğine inanıyorum. Kendisinin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile samimiyetini bilmeyen yok…

Birde eski Orman Bölge Müdürü olarak İbrahim Aydın, yerel gazete sahipleri adına Orman Mühendisi Hayati Nizamoğlu, Rektör Harmandar ve Milletvekili Öztürk birlikte ağlasınlar bakalım ne olacak?

Orman’dan 2. Etap TOKİ’nin arazisini çözen Milletvekili Öztürk bunu da çözer…

Sağlık Kampusu batıya doğru biraz daha uzatılabilir.

Üniversite Kampusu’nun genişleyeceği alan ise belli…

Şimdi bana kızanlar olacak, ama Ula ve Yatağan, özellikle Ula eninde sonunda il merkezine bağlı bir mahalle haline gelecektir.

Gelmese bile Kötekli Mezarlığı’ndan Ula Göleti’ne kadar uzanan alan Üniversite Kampusuna katılmalıdır. Hatta Ula Göleti dahi üniversiteye tahsis edilebilmelidir…

xx           xx           xx

Rektör Harmandar’ın işi zor olmaz mı?

Geçenlerde şehrimizin Büyük Yöneticilerinden birisi kendisine “Veterinerlik Milas’a neden gitti?” diye sormuş.

Ne yanıt vermiş bilmiyorum.

Bir gün biride kalkar “Güzel Sanatlar Fakültesi Bodrum’a neden gitti?” diye sorar.

Mimarlık Fakültesi Fethiye’ye neden gitti?” diye soran olmayacak.

Gitmeyecek çünkü…

O zaman YÖK’ün onayladığı Muğla Mimarlık Fakültesi ne zaman açılacak?

Muğla Mimarlık Fakültesi uzun zamandır. Bir Profesör, iki Yrd. Doç. Dr., bir Doç. Dr. olmak üzere 4 akademisyene bile sahip…

Ama öğrenci kabul etmiyor. Çünkü okulun dersliklere sahip bir binası yok…

Üniversite’nin muradı Muğla’nın görkemli tarihi yapılarından, rahmetli Süleyman Demirel’in de bir yıl okuduğu eski lise: Kız Meslek Lisesi binasına sahip olmak. Yakışır… Bana sorarsanız Mimarlık Fakültesi’ne Cumhuriyet Meydanı’ndaki tarihi yapılardan tarihi Halk Evi; Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ve uygulama oteli binası da yakışır.

Muğla il merkezi ülkemizde “Kentsel SİT”e sahip birkaç şehirden biri. Böyle bir şehirde Mimarlık Fakültesi tarihi bir yapıya yakışmaz mı?

Adı da yetkililerin uyarına gelirse “Nail Çakırhan Mimarlık Fakültesi” olur…

xx           xx           xx

Sağlık KampusuTıp Fakültesi” ve Hastanesi ile birlikte “Diş Hekimliği” ve “Eczacılık” fakültelerinden oluşuyor. Ayrıca Kredi Yurtlar Kurumu için ayrılmış bir alan var. O yurtlara bir an önce başlanmalı… Hazır yurtlar yapılırken hasta ziyaretçilerinin konaklayacağı, zemininde kafeteryası olan bir otel planlanmalı…

Rektör Harmandar’dan öğrendiğimize göre, YÖK’te bekleyen 3 fakülte talebimiz var; Dişçilik, Hukuk ve Eczacılık

Diş Hekimliği ve Hukuk Fakülteleri hemen mümkün görünüyor. Özellikle Diş Hekimliği’nin fiziki şartları tamam gibi… Bunun için de “kamuoyu baskısı” gerekiyor.

Yerel Gazete Sahipleri önce kendileri bir araya gelirken, ardından sağlığın kurmayları ile bir araya gelmişlerdi. Öyle görünüyor ki sırada “siyasi irade” ile buluşma var.

Ben o buluşmanın pek çok hastalığımıza ilaç olabileceğine inanıyorum…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reşat öztepe 12 Ocak 2017 / 12:15

Gocuman; Ula İle düşüncenice canı gönülden katılıyorum. eninde sonunda bu gerçekleşecektir. Hatta b,r an önce gerçekleşmelidir. Hiç olmaz sa hizmet alınır. Zaten Halihazır Üniversite kampüsünün dogu kısmındaki kötekli mezarlığından Ula göleti 2 km. dir yürüyüş yolu bile vardır Orman içi.zamanında Oktik soy isimli rektör’e ula göletini tıp fakültesi yapmak için 300 dönüm arazi hibe sözü bile vermiştik. amma olmadı.sevgi ve saygı