Rektör Çiçek’e Ahiret Soruları

Bu haber 29 Ağustos 2018 - 1:30 'de eklendi ve 2.021 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi‘nde yeni Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek‘in Muğla Basını ile kahvaltıda buluşmasına bir türlü dönemedik. Gündem yoğun. Bir de araya 9 günlük bayram tatili girdi… Sanki çok üretiyor, çok çalışıyoruz, Dolar krizini yaşayan biz değiliz de… Neyse… Derin konu oraya bulaşmayalım… Dediğim gibi gündem yoğun, ama bu gün yazmaya kararlıyım…

Bayramdan önce kaleme aldığım, giriş yazıma “Bir Rektör Kentin Kaderini Değiştirebilir” başlığı atmıştım. O yazımda “Bir rektör üniversitenin de kentin de kaderini değiştirebilir.” demiştim.

O yazımın sosyal medya paylaşımına sizlerden çok yorum geldi. Yorumlardan birinde Oktay Demir, yazımda yer alan “Muğla’nın STK’ları mı, siyaseti mi, neyi yeterli?” sorumu Muğla‘yı özetleyen cümle olarak göstermiş… Her yazımın ele aldığı konunun sosyal medyada adeta bir “foruma” yol açmasından büyük mutluluk duyuyorum. Bu yazımda öyle oldu…

STK’larda, Meslek Odalarında, Danışma Kurullarında, Meclislerde sorup sorgulayamayan Muğlalı içini bir bakıma buralarda içini döküyor…

xx           xx           xx

Söz konusu yazımın yer aldığı Hamle’nin web sitesine de yorumlar gelmiş. Önce onlara bakalım. Bu köşenin Ula‘dan sadık okurlarından olan Reşat ÖztepeBen soruyu ‘Prof. Dr. Çiçek en az Büyükerşen kadar ‘idealist’ görünüyor. Muğla Eskişehir kadar kaderinin değişimine hazır mı?’ diye değiştireyim.” demiş. Bodrum‘dan Muammer ÖzdemirProf. Dr. Hüseyin Çiçek hakkında olumsuz bir söz duymadım. Basınımızın deneyimli ve değerli kalemlerinden bilmediğimiz detayları da okuyoruz. Rektörümüz Muğla’mız için bir kazanç. Biz Muğlalılara düşen rektörümüze yardımcı olmaktır. Muğlalılar bu olgunluğa ve sağ duyuya sahiptir.” demiş. Özdemir ardından sözlerini şöyle sürdürmüş:

Yılmaz Büyükerşen hoca kendini üniversitede kanıtladı ve Eskişehir halkı da O’nu Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ödüllendirdi. Rektörümüzün Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına potansiyel aday gösterilmesi hocayı zora sokar. Çiçek hocayı Eskişehir’le kıyaslarsak hemen hedef tahtası yaparlar. Daha geniş kitlelere ulaşan ve hitap eden siz gazeteci üstatlarımız hocamızı fitne, fesat düşüncelerden koruyunuz. Rektörümüze çalışmalarında başarılar dileriz.

xx           xx           xx

Muğla siyasetinin renkli isimlerinden İç Mimar Taşkın Bilginer de yazımın altına şu yorumu bırakmış:

Gözünün içine baktığımız şehrimiz için atanan önemli bir görev adamına içine şans-kader-kısmet yazılı torbayı uzatıp çek bakalım ne çıkacak kaderine demekle olmuyor artık… Daha önce o torbaya elini daldırıp çekenin yarattıkları, ürettikleri dev eğitimi gördük… Şans bizim, kader eğitimin, kısmet yönetenin oldu… Şimdi Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, tamamen temkinli ve yaratacağı dünyasının oluşumunu özenle kurmak istiyor… Kadrosu güçlü olmak zorunda. Güveniyoruz. Bizlere düşecek görevleri de heyecanla bekliyoruz.. Değerli Özcan arkadaşım bu önemli yazınıza da içtenlikle katılırım…

Söz konusu yazımı en iyi anlayan Taşkın Bilginer olmuş. Ben de kendisine teşekkür ediyorum.

Tabi Prof. Dr. Hüseyin Çiçek‘i aday yapmak isteyen yok… Yerel seçim kapımıza dayandığından böyle düşünenler çıkabilir.

Ancak Rektör Çiçek anladığımız kadarıyla Muğla‘yı Eskişehir gibi “marka” yapmak istiyor.. Yani Muğla‘yı yeni bir Eskişehir yapmak gibi, Muğla‘yı yönetmeye talip olmak gibi bir derdi yok…

Ki o gün kahvaltıda “Ürünleri, duruşu ve realitesiyle Muğla’yı özenilen bir şehir yapmak konusunda ciddi önlemler alıyoruz. Bunun için öncelikle üniversitede büyük projeler üreteceğiz.” diyordu.

xx           xx           xx

Yazımın sosyal medya paylaşımının altına yapılan yorumlara gelince… Muğla’lı aktivistlerden Nahide UçarKentin kaderini değiştirmek ona kalmasın. Üniversitenin kaderini olumlu değiştirsin, görevini adilane yapsın yeter.” derken, Bodrum‘dan Muğla çevre hareketinin önde gelen isimlerinden Çiğdem Erko da şöyle demiş:

Ben de şuna takıldım. Muğla, yüzü batıya dönük, CHP’nin ciddi bir seçmeni var, en kötü dönemde 4 vekil çıkarmış vs vs.. Erdoğan bu kadar değerli, çalışma heyecanına sahip, nerdeyse idealist bir hocayı niye Muğla’ya atadı?? Muğla’ya şirin gözükmek, gelecekteki seçimlere yatırım mı, yoksa sol gösterip sağ vuracak ve ‘her görünen göründüğü gibi değildir’ i mi yaşatacak?

Ne yalan söyleyeyim, bu kadar iyisi beni bile şaşırttı… Unutmayalım ki Cumhurbaşkanı Erdoğan YÖK‘ün 40’a yakın aday içinden bulup çıkardığı “3 akademisyenden” birini seçti.. Kimbilir belki Muğla‘nın çilesi de dolmuştur… Yazımın altında Erko‘ya “Sizi anlıyorum, ama ben gerçekten idealist ve akademik başarı peşinde bir bilim insanı tanıdım.” diye karşılık verdim.

Çiğdem Erko da “Umarım ve dilerim, tüm içtenliğimle” dedi.

xx           xx           xx

Milas Ören‘den Bahattin ErcanKısaca yazacağım, kentin kaderini değiştiremez de. Eğitim ve öğrenimin kaderine katkı sağlayabilirse MUĞLALILAR olarak sevinir gururlanırız.. Tabii, eğer varsa üniversitenin aksayan topallayan yönlerini..! Bence 3. Rektör Yardımcısına gerek yok. Kendine donanımlı, akıllı bir danışman bulması yeterli olur..” ifadesinde bulunmuş.

Ben de altına “İki danışman var. Biri de Muğlalı” demeye kalkışınca O şöyle devam etti:

Özcan bey nereli olduğundan ziyade hangi ruhu taşıdığı önemli bence.. Öncelik öğrencilerin ve okulun kronik sırunlarında olmalı.. Tabii böyle kariyerli, donanımlı bir şahsın Rektöre danışmanlık yapması ve Muğlalı olması bizi ayrıca gururlandırır..

Menteşe‘nin Kafaca Mahallesi‘nden Neşe Yılmaz Kılınç ise “Özcan bey güzel yazmışsınız keyifle okudum. Değişime öncelikle öğrencilere verilen değerle başlanmalı. Çünkü Muğla hani deniliyor ya Bacasız Fabrika, yazık değilmi o çocuklarımıza.. Ev kiralarının fazla olmasından bahsediyorum öncelikle bu konuda değişim yapılabilir..” diye yazmış.

O kahvaltının ardından da gazeteler söz birliği etmişçesine bu konuyu öne çıkardılar. Demek ki “ortak sorun” bu… İnşallah böyledir, o günün ortak algılananı değildir…

xx           xx           xx

Muğla Yörük Obaları Derneği Başkanı Orhan AkcanGeçmişte randevu bile alamadık inşallah yeni rektörle görüşebiliriz.” diye muradını dile getirirken, Muğla Sinema ve Fotoğraf Sanatı Derneği Başkanı Murat Günay da şikayetini şöyle dile getirmiş:

Bir sinema derneği olarak önceki yönetim bize salon bile vermiyordu. Bir kez kaza ile verdiler. Etkinliğe 20 gün kala sebepsiz olarak iptal ettiler. Üniversite gençliğine ulaşmamıza engel oldular. Sinema ve fotoğraf etkinliklerini üniversitede duyurmamızı engellediler, izin vermediler. Asosyal gençler yaratma çabalarının sebebini anlayamıyorduk. Kendi içlerinde de hiç bir etkinlik, aktivite ve sosyal birliktelik sağlayacak projeleri olmadı. Kendileri yapmadıkları gibi, dışarıdan yapanlara katılım da sağlamıyorlardı. Tamamen kapalı kapılar ardında kendi içlerinde boş boş eğitim(!) veriyorlardı. Tüm karşıt siyasi kurumlarla düşman bir tutum içindelerdi. Umarım yeni rektör bunu değiştirir. Kendisinin yapabileceği en büyük iyilik bu olur.

Rektör adına yanıt verecek halimiz ve yetkimiz yok. Ancak kendi ağzından bir şey söyleyebiliriz. Rektör Çiçek o gün kahvaltıda “Kampusta durgunluk var. Festivaller, şenlikler, tiyatro ve başka sanat dalları icra edilebilir.” diyordu…

xx           xx           xx

TV Program Yapımcısı, Araştırmacı-Yazar Fethiye Yörük Türkmen Derneği Başkanı Ramazan Kıvrak da “Yörükçe sorular” sormuş. Doğrusu yanıtları ben de merak ediyorum. Şöyle:

Ekin cücükken, oğlan çocukken övülmezde, yerilmezde.. Dedikleriyle icraatları aynımı? Muğla’ya hizmet edecekmi? Hocalara adaletli eşit davranacakmı? Öğrencilerin başarı oranları yükselecekmi? Muğla’nın evlatları, öğrencileri, yüksek lisans-doktora yapmak, öğretim üyesi olmak isteyenler dışlanacak mı yada değerli olacak mı? Muğla Üniversitesi’nden Muğlalılar yeterince faydalanacak mı? Hizmet alımı ve diğer ticari konularında yerli tercih edilecekmi? Yani Muğla Üniversitesi Muğlalıyı kalkındıracakmı? Eğitim Muğla’nın tarımı, sanayisi, sağlığı, turizmi, kültürü vs. konularda halkla birlikte, halk için çalışmalar yapılacak mı?.. Velhasıl; her konuda, her taraftan, değerlendirebilmek için çalışmalarını takip edip… doğrularına doğru, yanlışlarına yanlış diyeceğimiz rektör Muğla’ya hayırlı olsun. Önemli olan, Tüm hocalar; elbirlik çalışsın. Ülke kazansın, Muğla kazansın, gençlik kazansın… Rektör ve hocalar zaten maaşlarını alarak kazanıyorlar.

Rektör Çiçek aslında o gün kahvaltıda bu soruların yanıtını da veren bir konuşma yaptı. Paylaşacağız. Yarın devam edelim…

—————————————-                                                                                       —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ: Ne için burada olduğumuzu bilmiyorum ama, keyif çatmak için burada olmadığımızdan eminim. (L. Wıttgensteın)

ÇİVİ

CHP’nin Muğla Büyükşehir adaylarından biri “Muğla’yı Barseleno yapacağım” demiş. Aklıma geçmişin bağımsız adaylarından Numan geldi. O da “Muğla’ya deniz getireceğim” demişti.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

——————————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.