Rektör adayları ve Kültür Şenliği

Bu haber 28 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 672 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Cumartesi günkü yazımda, “adayları pazartesi günü irdelemeye başlayacağız” dedim. Başladıkta. 7 aday var derken, 8’nci adayın Isparta’dan yolda olduğunu öğrendik! O tıpçı adayın ismi şimdilik bizde…
Tabi, “Üniversiteye yeni gelen biri, kendisini kaç kişi tanıyor ki kimden oy alacak?” diye sorabilir. Ama unutmayalım, Ekim ayında rektör seçimi yapılmıyor! Teamül yoklaması yapılıyor… Kaç oy alırsanız alın, “arkanız varsa” Ankara’dan rektör olur gelirsiniz!..
Bu nokta da aklıma, M.Ü. Tıp Fakültesi ve Devlet Hastanesi’nin yenilenmesi konusunda dayatmacı davranan Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden geldi… Bu işin ardında Sayın Özden mi var diye de düşünmedim değil…
Duyumum doğru çıkarsa, “seçim” dediğimiz, “teamül yoklaması” oldukça renklenecek. Isparta’dan yolda olan adayla Fethiyeli adaylar Prof. Dr. Mansur Harmandar, Prof. Dr. İbrahim Yokaş ve Prof. Dr. Nurettin Demir’e 4’ncü Fethiyeli eklenmiş olacak…
 
xx      xx      xx
Rektörlük seçiminin dışında bu köşenin daha sonraya bırakamayacağı olaylar da yaşanıyor. Muğla Belediyesi’nin hafta sonunda gerçekleştirdiği 19. Kültür Şenliği bunlardan biri. Bu gün bu konuyu da ele alalım.
Rektör adaylarının hemen hepsi Muğla Üniversitesi ile Muğla’nın kaynaşamamasından yakınıyor. Bu anlamda yakınmakla kalmayıp, yaklaşım ve proje ortaya koyan az sayıda (Prof. Dr. Nurettin Demir, Prof. Dr. Namık Açıkgöz ve Prof. Dr. Mansur Harmandar gibi) aday var.
Şenliğin cumartesi günkü etkinliklerinde üniversiteden üç öğretim üyesi vardı. Biri belgeseli ile ikisi görüşleri ile katıldı. Oysa 19’ncusu yapılan “Kültür Şenliği” geçen zaman içinde üniversite-belediye işbirliğinde gerçekleştirilir hale gelebilmeliydi… Hatta Valilik de olmalıydı…
 
xx      xx      xx
Muğla gibi bir yerde bu şenlik “Belediyenin” değil, “Muğla’nın” olmalı… Bu anlamda Üniversiteye görev düşüyor.
Ama ne acıdır, benim her bakımdan çok önemsediğim “Karya Taş Heykel Atölyesi”ni bile Üniversite-Belediye işbirliğinde sürdüremedik!.. İlkinde üniversite yerleşkesinin (kampusunun) heykellerle donatıldığı, ikincisinde Muğla’nın Atatürk heykeli dışında heykel görmesini sağlayan o güzel etkinlik tazelenip, yaşatılmalı…
 
xx      xx      xx
Cumartesi günü Konakaltı Kültür Merkezi’nde MUSANDER’in (Muğla Sanat Severler Derneği) etkinliğinde, “Yitirdiğimiz Değerlerimiz” başlıklı şiir dinletisinde Muğlalı şairler; Maksut Doğan, Arif Karakoç, İsmet Ünal Türker, Erdoğan Çokduru anıldı.
Kendi kendime iyi ki MUSANDER kurulmuş, dedim!..
Ardından M.Ü.’den Dr. Serdar Karakaya ile Belgeselci Rifat Çığ’ın Muğla konulu belgesellerini izledik.
Günün son etkinliği “Muğla SİT Alanının Ortaya Çıkışı; Günümüzdeki Yeri ve Geleceği” konulu söyleşi oldu.
KKM’nin Nail Çakırhan Salonu’nda söyleşi düzenine geçilirken, Muğla üzerine belgesel yapan Dr. Serdar Karakaya ve Rifat Çığ “ödüllerini almış” salondan çıkıyorlardı!… Oysa salonda kalıp, kendilerine göre belgesellerini yaptıkları Muğla üzerine çok önemli söyleşiyi izlemeleri gerekirdi diye düşünüyorum.
Anlayamıyorum…
 
xx      xx      xx
“Muğla SİT Alanının Ortaya Çıkışı; Günümüzdeki Yeri ve Geleceği” konulu söyleşinin konuşmacılarından biri M.Ü. Sosyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muammer Tuna, diğeri M.Ü. Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adnan Diler’di.
Salonun önceki etkinliklerde var olan ve şiir dinletisinden arta kalan müşterisinin yarısı da Dr. Serdar Karakaya ve Rifat Çığ ile birlikte gitmişti. Oysa hiç değilse salon arkeoloji ve sosyoloji öğrencileri ile dolabilirdi!
Salonda Belediye İmar Müdürü Fehmi Türer ve Mimarlar Odası eski yöneticilerinden Olcay Arıkan dışında ‘mimar’ bulunmadığı gibi, Muğla Üniversitesi’ni yönetim bazında temsil eden tek kişi de yoktu!
Ama Muğla Üniversitesi Rektör adaylarından Prof. Dr. Namık Açıkgöz oradaydı. Üstelik kendisinin orada alabileceği oy da yoktu! Muğla sevdalısı ve bu konuda “samimi” olmak başka bir şey tabi…
O gün, etkinliğin anısına teşekkür plaketleri dağıtılırken söyleşinin konuşmacılarından Belediye KUDEB görevlisi Sanat Tarihçi Esin Gençtürk, plaketini Prof. Dr. Açıkgöz’den aldı. Keşke Üniversitemizin rektöründen alabilmiş olsaydı…
 
xx      xx      xx
Söyleşinin olduğu saatte Akyaka’da İl Genel Meclisi AKP Gurup Başkanvekili Av. Çağrı Alper’in düğünü vardı. Prof. Dr. Namık Açıkgöz ile yakınlıklarını bilen bilir… Prof. Dr. Açıkgöz, düğüne de yetişmek durumunda olduğu için, söyleşi başlamadan konuşmacılara “Söyleşinin ortasında çıkabilirim.” dediği halde çıkamadı… Söyleşi bırakılıp, çıkılacak gibi değildi…
Hep söylerim, Muğlalı olmak için “Muğla’da doğmak gerekmez”… Muğlalı olmak bir başka şey… Anlatılmaz, yaşanılır…
 
xx      xx      xx
Bu arada çiçeği burnunda evliler; Av. Çağrı Alper ve Mehlika Alper çiftine mutluluklar diliyorum…
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.