Rektör adayları Muğlalı mı?

Bu haber 30 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 872 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Doğrusu ben, Prof. Dr. Namık Açıkgöz ve Prof. Dr. Mansur Harmandar rektör adaylıklarını açıkladıklarında, üniversitenin ilk rektörlük seçiminde olduğu gibi çok sayıda adayın çıkmayacağını tahmin ediyordum.
Çünkü adaylığını açıklamak için referandum sonrasını beklemiş olsa da Prof. Dr. Harmandar’ın adaylığı dilden dile dolaşmaya başlamış ve kesin rektör seçileceği konuşuluyordu…
Ateş olmayan yerden duman çıkmazdı!
Hatta başarılı bir rektör yardımcılığı yapmış olan ve bu dönem için gerek üniversite ve gerekse siyaset çevrelerinde rektörlüğe ‘favori’ gösterilen Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan’ın aday olmayacağı ve Prof. Dr. Harmandar’ın ‘adaylığının’ yanında yer aldığı konuşuluyordu…
Yani, üniversite içinde yapılan seçimde (temayül yoklamasında) birinci geldiği halde, dönemin YÖK’üne takılan Prof. Dr. Harmandar’ın önünde bu defa YÖK engeli olmadığı da ortadaydı…
 
xx       xx       xx
Prof. Dr. Harmandar için “banko rektör” diyenler çok… Çünkü kendisinin AKP çevrelerinin desteğini de aldığı söyleniyor!
Hal böyle olunca, biz ekim ayında yapılacak seçimin sonunda YÖK’ün önüne gidecek 6 isimli listenin 6 değil, daha az isimle gideceği beklentisi içine girmiştik.
Öyle olmadı…
Rektörlük seçimine yaklaşıldıkça, yeni adaylar çıkmaya başladı.
Ne diyelim, vardır bir bildikleri…
 
xx       xx       xx
Prof. Dr. Açıkgöz ve Prof. Dr. Harmandar’ın ardından hiç akla gelmedik bir isim olarak Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurettin Demir çıkıp, Konak Kuzine’de basın toplantısı ile “Ben de adayım” dedi.
Ben 6 isim zor çıkar derken, böylece aday sayısı 7’ye ulaştı. Bu arada 4 isim de adaylıklarını internet ortamında açıklamışlardı. Onlardan biri Prof. Dr. Lale Afrasyap da farklı bir mekânda gazetecilerle kahvaltıda buluşarak adaylığını açıkladı.
Böylece internet ortamında adaylığını açıklayanlarla 7 kişilik liste şöyle sıralandı:
Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Prof. Dr. Mansur Harmandar, Prof. Dr. İbrahim Yokaş, Prof. Dr. Nurettin Demir, Prof. Dr. İrfan Palalı, Prof. Dr. Lale Afraysap ve Prof. Dr. Zekeriya Güney…
Derken hiç beklenmedik isim Isparta’dan geldi; Prof. Dr. Nevres Aydoğan…
Prof. Dr. Aydoğan ile ilgili bize gelen ilk bilgilerden kendisinin Fethiyeli olduğu söylenmiştim. Yeni edindiğimiz bilgilere göre, kendisi Muğla eski Belediye Başkanlarından Erman Şahin’in makam şoförlerinden birinin oğlu imiş… Rektör adayı olur da seçilir mi bilemiyorum, ama üniversitemize geldiği yerde dekanlık ta yapmış olan iyi bir ortopedi uzmanı geliyor.
Prof. Dr. Aydoğan’ın ardından bir isim daha çıktı; Prof. Dr. Nilgün Çelebi…
Ne söyleyeyim, Muğla Üniversitesinin ortaya çıkardığı adaylardan ikisinin bayan olması Muğla’ya da, üniversitemize de yakışıyor!..
Prof. Dr. Aydoğan’ı aday kabul edersek, Prof. Dr. Çelebi ile aday sayısı 9’a ulaşmış bulunuyor…
 
xx       xx       xx
Bana sorarsanız, söylentilere dayanırsak favori görünen isim Prof. Dr. Harmandar… Aynı çevre ve tabanın ismi olarak kimse Prof. Dr. Açıkgöz’ü de hafife almamalı!…
Ancak, üniversite içinde yapılacak seçimin favorilerinin Prof. Dr. Harmandar ve Prof. Dr. Açıkgöz ile birlikte Prof. Dr. Demir ve Prof. Dr. Yokaş olacaktır.
Ancak ortaya (henüz resmen açıklanmamış olsa da) 8 adaydan biri olarak atılan isim Prof. Dr. Nevres Aydoğan düşündürücü!..
Çünkü, Prof. Dr. Aydoğan Muğla’ya Isparta’dan geliyor. Gelir gelmez de aday olacağı söyleniyor… Kendisinin misyonunu, vizyonunu bilmiyoruz, ama bu insan yeni geldiği bir yerde kalkıp bir yere aday oluyor. “güvendiği bir yer” olmalı!
Hele bir gelsin, göreceğiz…
Adaylığını internet ortamında en son açıklayan isim Prof. Dr. Nilgün Çelebi’yi Prof. Dr. İrfan Palalı ve Prof. Dr. Zekeriya Güney gibi çok tanımıyoruz, ama Prof. Dr. Çelebi’nin sadece yayınları 16 daktilo sayfası tutuyor. Bu anlamda bütün adayların önünde… Tabi O’nu da önce meslektaşları, sonra YÖK ve YÖK’ü geçerse Cumhurbaşkanı değerlendirecek.
 
xx       xx       xx
Bu arada bir konuya açıklık getirmek istiyorum.
Neredeyse 2 haftadır “temayül” ayağında Rektör seçiminin bu köşeden nabzını tutmaya çalışıyoruz. Adaylardan birini öne çıkardığımı söyleyenler var. Bu haksızlık… Benim veya Hamle’nin bir adayı yok. Olamazda!..
Bizim için adayların hepsi “adaylık mertebesine erişmiş” değerli bilim insanları…
Bizim yaptığımız adayları tanıtmaya, onları tanıtırken, güncel olayları da birlikte ele almaya ve böylelikle bir anlamda yeni seçilecek rektörden ve dolayısıyla üniversiteden Muğla’nın beklentilerini ortaya koymaya çalışmak…
Umarım, kim seçilirse seçilsin, “siyasilerin kuklası” olmadan, “bilimin emrinde” üniversitenin akademik gelişimi ve Muğla’nın menfaatleri doğrultusunda çalışma içinde olur ve umarım bu köşede irdelenenlerin o çalışmaya katkısı olur…
 
xx       xx       xx
Ve bir açıklama.
Rektör adayları ile birlikte Muğla Kültür Şenliği’ni de ele aldığım yazılarımdan birinde, şenliğin ikinci günü Muğla üzerine belgesellerini izlediğim M. Ü. Öğretim Üyelerinden Dr. Serdar Karakaya ile İz TV’den tanıdığımız belgeselci Rifat Çığ’ı belgesellerinin izlenmesinin ardından Muğla üzerine belgesel yapanlar için önemli olması gereken “Yitirdiğimiz Değerler” konulu rahmetli olmuş Muğlalı şairlerin ele alındığı söyleşiyi izleme gereği duymadan salonu terk etmelerinden dolayı eleştirmiştim.
“Muğla doğumlu değilim ama, en az Muğla doğumlular kadar Muğlalıyım” diyen Rifat Çığ’dan açıklama geldi. Açıklamasında kabul edilir bir gerekçe gördüm… Dr. Karakaya’nın da makul bir açıklaması olur umarım… Muğlalı belgeselci Rifat Çığ kendisine çalışmalarında destek veren Muğla Belediyesi ve Hamle Medya’ya teşekkür ederken, açıklamasını şöyle noktalamış:
“… size sonradan olma bile olsa bir Muğlalı olarak içimin çok rahat olduğunu söyleyebilirim. Çok fazla bir şey beklemeden Muğla için bundan sonra da yapacaklarım var.”
Umarım, rektör adaylarımız da “Muğlalılık” konusunda Rıfat Çığ’ın duygularına sahiptirler ve umarım çok fazla bir şey beklemeden Muğla için yapacakları vardır…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.