Rekor Üstüne Rekor Kırıyoruz

Bu haber 10 Eylül 2014 - 5:33 'de eklendi ve 1.003 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye olarak yıllardan bu yana bir değil pek çok alanda birinciliği kimseye kaptırmıyoruz.

Bir yerde rekor üstüne rekor kırıyoruz.

İlişkin olarak dense ki;

Türkiye rekorları alt üst etti.

Bunda kesinlikle abartı yok.

Rakamlar her şeyi açıklıyor.

Sayılar yalan söylemeyeceğine göre ülkemizin rekor üstüne rekor kırdığı açıkça görülmektedir.

Hal böyle olunca, hangi alanda rekor kırıyoruz?

Rekorlar genelde sportif müsabakalarda yarışanlar için geçerli bir paye olduğu, buna karşın çok sayıda rekor kıran sporcularımız olmadığına göre, bu neyin nesi?

Evet doğru.

Yıllar var ki uluslararası düzeyde gerçekleştirilen her türden sportif yarışmalarda çok başarılı olduğumuz söylenemez.

Öyleyse bu neyin nesiydi?

Ne garip ve de ne yazık ki ülkemizin rekor üstüne rekor kırdığı gelişmeler mutlu kılan değil, bizleri son derece kahreden olaylar.

***

Hangi birinden dem vurayım?

Her alanda öylesine olumsuzluklar sergiliyoruz ki?

Sadece iş güvenliği alanında bile Avrupa’da 1.ci, dünyada 3. sıradayız.

Demek ki, yeni acılar sergilemekte üzerimize yok.

Üstelik hiç ders almıyoruz.

Yıllar boyu nice olaylar sonucu kahrolmamıza karşın, değişen bir şey yok.

Yine vurdumduymazlık, yine insan hayatını hiçe sayan tutum ve davranışlar içerisindeyiz.

Keşke diyorum keşke.

Türkiye nice olumsuzlukların sergilendiği değil, halkımızı daha bir mutlu kılan gelişmelerle kendinden söz ettiren ülke olsaydı.

Ama değil.

Gün geçmiyor ki acı üstüne acılarla karşılaşıyoruz.

Bir yerde acıların ülkesi oluk çıktık.

***

En son karşılaşılan olay, İstanbul’da Ali Sami Yen Stadyumunun yerinde yapılan çok katlı bir rezidansta meydana geldi.

Ne yazık ki, aynı iş yerinin yapımında kullanılan malzemeleri taşıyan asansörün 32.kattan düşmesi sonucu 10 işçi hayatını kaybetti.

Bunun anlamı, çok sayıda aile ocağına ateş düştüğüdür.

Zira ateş düştüğü yeri yakıyor.

Kaldı ki bu bir iş kazası olarak görülemez.

Yapılan açıklamaya göre aynı asansör kısa bir süre öncesinde de düşmüştü.

Neyse ki o an asansörün içinde çalışanlar yokmuş.

***

Peki bir süre öncesinde ülkemizi bir baştan diğerine kahreden Soma Maden Faciasına ne demeli?

Kim aynı faciada hayatını kaybeden 305 vatandaşımızı geri getirebilir?

Ya geride kalanlar?

Gözü yaşlı anne, baba ve eşler!

Yetim kalan yavrular.

Üstelik aynı elim olay, yine alınmayan tedbirler ve ihmallerin bir sonucuydu.

Türkiye adına bir zül.

Nasıl olmasın?

Keşke, sadece Soma faciası olsaydı!

Yıllar boyu Zonguldak ve Ereğli yöresindeki maden ocaklarında yitirdiğimiz insanımızın acıları unutulmuş değil.

Unutamazsınız.

Aradan ne kadar süre geçse de, acılara sürüklenen ailelerin ızdırapları dinmiyor.

Buda gösteriyor ki Türkiye, maden faciası ve sonrasında hayatından olanlar itibariyle öncelikli.

***

Ve trafik kazaları!

Her halde değil realite o ki, trafik kazaları ve sonrasında yitirdiğimiz insanlarımız bağlamında, kimse Türkiye’nin eline su dökemiyor.

Bunda hiç abartı yok.

Her gün meydana gelen kazalar sonrasında yollar adeta kan gölünden farksız.

Nice aile ocaklarına acıların düşmesi, her şeyi açıklıyor.

Keşke farklı olsaydı.

Hiç değilse trafik kazaları itibariyle adından söz ettirmeyen ülke olsaydık.

***

Ne yazık ki acılarla yüz yüze geldiğimiz olaylar bunlarla sınırlı kalmıyor.

İçinde bulunduğumuz yaz mevsimi ve aynı süreçte gözlemlediğimiz boğulma vakaları yanında deniz kazaları, bir başka facia.

Oysa, aynı mevsimde diğer ülkelerde bu tür vakalar yok denecek düzeyde.

Ama ülkemizde değil.

Gün geçmiyor ki, yeni bir boğulma olayı medya organlarında yer almasın.

Ve yürekleri dağlayan orman yangınları!

Kış mevsiminde, özellikle Karadeniz Bölgesinde kendini gösteren heyelan ve toprak kaymaları!

Yanı sıra göçükler.

Velhasıl neresinden bakarsanız bakınız Türkiye adına ortaya çıkan tek bir gerçek var.

Türkiye, genelde olmaması gerektiği halde, bir takım ihmaller ve tedbirsizlik yüzünden her yıl tahminlerin üzerinde insanının ölümüne neden olan olayların eksik olmadığı bir ülke olmaktan kurtulamıyor.

Dolayısıyla bu yönüyle rekor üstüne rekorlar kıran bir ülke.

Aksi düşünülemez.

Rakamlar her şeyi açıklıyor.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.