REFERANDUMUN ARDINDAN

Bu haber 16 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 556 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

  Aylardır konuşmaktan öte siyasi parti liderlerinin, o il senin bu il benim diyerek ülkenin altını üstüne getirdikleri referandum üzerinden 3 gün geçti.
Geçti ya kritikler devam ediyor.
Gazete sayfalarını doldurmanın ötesinde ulusal ve yerel bazda yayın yapan medya organlarında başkaca konu yok.
Önceden halk oylaması sonucunda halkın tercihi evet mi hayır mı olur? idi.
Bu defa konuşma ve yorumlar, çıkan netice ve sonrasındaki gelişmeler üzerine.
Nasılsa sandıktan % 58 evet, % 42 hayır çıkmıştı.
AKP tarafları ne denli aksini savunsa da referandum hükümetin güvenoyuna kadar dayandığına göre, realite o ki bu sonuç, özellikle büyük beklenti içerisinde olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın elini daha bir güçlendirmiştir.
Ne zamandır dillendirmeye çalıştığı başkanlık sistemi, ardından gelecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde bakıp göreceğiz ki Erdoğan, Cumhurbaşkanlığına adaydır.
Bunun için kâhin olmayla gerek yok.
Değil mi ki referandum istediği şekilde sonuçlandı.
Ufak bir pürüz dışında beis yok demektir.
O da mevcut Cumhurbaşkanı Abdullah Gül.
Gül, görevi bittikten sonra, yeni bir yasal düzenlemeyle yeniden aday olur mu?
Yoksa, ilk seçimde kendisine icazet veren Erdoğan’a aht-e vefa gösterir mi?
Görünen o ki, görev süresi bittikten sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün konumu, sorun olmasa bile tartışılacaktır.
Kimileri, Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa, Abdullah Gül AKP’nin başına geçsin diyerek diretecektir.
Tabi burada asıl kararı verecek olan bizatihi Gül’ün kendisidir.
Cumhurbaşkanlığından sonra parti genel başkanlığına kabul eder mi?
Yoksa inzivaya mı çekilir?
Ve de akademik görevine geri döner mi?
Birlikte göreceğiz ki, bu üç temel unsur, gelecekte uzun uzadıya masaya yatırılacaktır.
Şahsi kanaatim, parti taraflarının baskısına dayanamayıp Abdullah Gül’ün AKP Genel Başkanı olacağıdır.
Yine de tek çekince, Cumhurbaşkanlığı yapmış birisinin parti genel başkanı olması teamüllere ters düşer eğiliminde olursa.
                                                     ***
Gelecekte AKP’yi sıkıntıya düşürebilecek bir başka husus daha var.
Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması halinde AKP Genel Başkanlığına başka adaylar çıkar mı?
Elbette gönlünden geçirenler olacaktır.
Ne var ki, Erdoğan Cumhurbaşkanı olsa da ağırlığını kimden yana verirse, şanslı o olacaktır.
                                                             ***
Cevabı belli ama yine de bir soru.
AKP üst yönetimi;
Erdoğan artık Cumhurbaşkanı.
AKP’nin geleceği konusunda karar verecek olan bizleriz diyebilir mi?
Bugüne değin AKP geleneğinde bu tür bir ayrılık görülmediğine göre, gelişmeler yine de Erdoğan’ın işareti doğrultusunda olacaktır.
                                                          ***
Bu arada bazıları, referandumdan henüz çıktık.
Bundan sonra olacakları değerlendirmek varken, gelecekte kimin Cumhurbaşkanı olacağı hususunu gündeme getirmenin ne anlamı var?
Bu şekilde düşünenler olacaktır.
Tamam da tüm hesaplar bu yönde ise!
Geleceğin planlaması bu şekilde yapılmış ise ki öyle, ülkenin geleceği noktasında görüş belirtmenin ne sakıncası olabilir?
Ha, şu denirse, şimdi ne olur?
2 şık var.
Başbakan Erdoğan, ya referandum sonrasında balkondan yaptığı konuşmasına sadık kalarak, Türkiye’nin daha çağdaş yol almasını sağlar,
Ya da, sözlerini zafer sarhoşluğu içerisinde söylenmiş kelamlar diyerek, yeni endişeleri beraberinde getirir.
Onun için şimdiden bir şey söylemenin anlamı da gereği de yok.
Ülkeler arasında hak ettiği bir yer olmasını temin adına, Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda, aklıselimle hareket etmektir.
Bekleyip göreceğiz.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.