Reddi hakim talebine ret

Bu haber 22 Ağustos 2017 - 0:29 'de eklendi ve 410 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 2’si firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 43’ü tutuklu 47 kişinin yargılandığı davaya Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Davanı 4’üncü duruşmasının 8’inci oturumu başladığı sırada sanık Ali Sarıbey reddi hakim talebinde bulundu. Bu talep mahkeme heyeti tarafından ret edildi.

Kadir Tamer
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 2’si firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 43’ü tutuklu 47 kişinin yargılandığı davaya Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Davanı 4’üncü duruşmasının 8’inci oturumu başladığı sırada sanık Ali Sarıbey reddi hakim, sanıklardan Hasan Aslanbay, İlyas Yaşar, Abdülhamit Gülerden, Mehmet Öztürk, Murat Köse ve Mehmet Demir son celsede duruşma Savcısı Ali Cenk Düzgün’ün, ‘Burada şehitlerin katilinin kim olduğu açıktır’ açıklamasının yeni bir mütalaa olduğunu belirterek ek süre talebinde bulundu.

Kısa bir aranının ardından Mahkeme Başkanı Emirşah Baştuğ, taleplerin mahkeme heyeti tarafından değerlendirildiğini belirterek, “Cumhuriyet Savcısı’nın 18 Ağustos Cuma günü yaptığı açıklamaların mütalaa maiyetinde olmadığı göz önünde bulundurularak bu açıklamaya karşı ilave savunma hazırlamak için yeniden söz hakkı verilmesi, sanıklardan Ömer Faruk Göçmen’in savunma yapmak için ek planlama talepleri ayrı ayrı reddedilmesine karar verildi. Sanık Ali Sarıbey’in mahkeme heyetinin reddine ilişkin ileri sürdüğü sebeplerin daha önceki celselerin içeriğine ilişkin olup, 7 günlük sürenin geçmiş olması, diğer sebeplerin ise açıkça duruşmayı uzatmaya yönelik olduğu göz önünde bulundurularak talebin geri çevrilmesine karar verilmiştir” dedi.
Kanunsuz Emir Almadım
Taleplerinin reddedilmesinin ardından özel kuvvetler timinde yer alan eski yüzbaşı Mustafa Serdar Özay’ın savunmasına geçildi. Askerlik görevinde bugüne kadar kanunsuz hiçbir emri yerine getirmediğini kaydeden Mustafa Serdar Özay, “Büyük bir heyecan içinde aldığım gizli operasyon emrini kanunsuz olduğunu düşünmedim. Daha önce Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda tim komutanı olarak görev yaparken PKK’ya yönelik gizli bir görevde bulundum. Bu görevi Genelkurmay Başkanı’na sormadım, yazılı emir almadım. Bu tarz görevlerde gizliliğe en üst şekilde riayet edilir. Zamana duyarlı kritik hedefin varlığı için bize ihtiyaç duyulduğunu düşündüm. Risk seviyesi yüksek yüzlerce operasyona katıldım. Emir sorgulamadım. Darbe yapmak, anayasal düzeni değiştirmek suçlamaları tamamen iradem dışında gelişen olaylardır” dedi.
‘Öldürmek İçin Gitmedik’
Olay gecesi öldürmek için kimseye ateş etmediklerini belirten Özay, “Marmaris’e indiğimiz bölgeden ve ayrıldığımız ana kadar çatışmada ilk ateş eden taraf olmadık. Oraya öldürmek için gitmediğimiz sadece bir emir ile gittiğimiz ortadadır. Bizler iddianamede denildiği gibi bir örgüte üye olsak oradaki herkesi öldürür, silahlarımızı bırakmaz, bölgeyi tek ederdik. Bomba atıyoruz diye kimseyi uyarmaz, roket atıyoruz diye blöf yapmazdık. O gece olağan dışı şeyler yaşandı, görevde olağan dışıydı. Benden FETÖ’cü çıkartamazsınız. FETÖ’ye hizmet etmedim. Kalkışmanın üzerinden 1 sene geçti ama hala meseleye 15 Temmuz olarak bakılmaktadır. Bizi tuzağa düşürüldüğü gerçeğinin göz ardı edilmemesini istiyorum” diye konuştu.
‘Helikoptere Ateş Açılmadı’
İddianamede yer alan tim komutanı eski binbaşı Şükrü Seymen’in kendilerine almaya gelen helikoptere ateş açmadığını kaydeden Özay, “Ben flaşörler ile helikopteri yönlendiren biri olarak o anda yanımda bulunan Şükrü Seymen’in helikoptere ateş ettiğini görmedim” dedi.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.