PROFESÖR AÇIKGÖZ’DEN YERİNDE BİR TEKLİF

Bu haber 25 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 516 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof.Dr. Namık Açıkgöz, YÖK’e bir öneri götürüyor.
Deprem, sel, yangın ve heyelan gibi doğal afetlere karşı “Sivil Savunma Meslek Yüksek Okulu” kurulmalı.
Her halde hiç kimse, bu tür bir önerinin neden ve ne gerekçeyle gündeme getirildiği hususunu yadırgayamaz.
Daha da öte karşı çıkamaz.
Açıkgöz’ün neden böyle bir yol izlediği açıktır.
Türkiye, önemli deprem kuşağı üzerinde bulunan ülke.
Tarihin nice dönemlerinde olduğu gibi son 10 yıllık süreçte çok önemli depremlere sahne oldu.
Dolayısıyla yitirdiğimiz insan sayısı tahminlerin çok üzerinde.
Beraberinde nice ocaklar söndü.
Kimi çocuklar yetim ve öksüz, anne ve babalar evlat acısı çekerken, kadın ve erkeklerimiz dul kaldı.
Hal böyle olunca, insanoğlu doğal afetlere karşı çoğu kez korumasız olsa da bazı tedbirleri almak elimizde diyen Prof.Dr. Namık Açıkgöz, bu tür bir teklifte bulunuyor.
YÖK Başkanı Prof.Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın mutlak tartışılması gereken önemli bir teklif gözüyle baktığı öneri üzerine bakınız Açıkgöz, nasıl bir gerekçe öne sürüyor.
Ülkemizi derinden sarsan 1999 Marmara Bölgesi ağırlıklı depremde büyük bir şok yaşamış, toplum olarak ne yapacağımızı şaşırmıştık. Deprem bölgesine gelen yardım araçlarının şehirlere girişinde büyük izdihamlar oldu.
Bu durumda yardımlar gerektiği gibi dağıtılamamıştı.
Her halde Açıkgöz’ün tespitlerine karşı çıkmak olası değil.
Çıkılamaz, deprem anında yaşanan kaosu birebir gözlemledik.
Açıklamasını sürdüren Açıkgöz;
Aynı deprem sonrasında başta valilikler olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlar adeta teyakkuza geçmişti.
Koordinenin sağlanması adına bir takım stratejiler belirlendi.
Buna karşın, kargaşanın yaşanmadığı söylenemez.
Şimdi ise 23 Ekim günü Van ilimiz yeni bir depremle sarsıldı. Aslında sadece Van değil tüm Türkiye sarsıldı.
Artık görülmüştür ki bu topraklar deprem bölgesidir.
Bizler de depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız.
İşte diyor Açıkgöz, depremlerde insan unsurunun verimli kullanılabilmesi için sivil savunmanın tabana yayılması gerekir.
Ardından mizahi bir yaklaşım olsa da çok önemli bir ayrıntının altını çiziyor.
Bizler okullarımızda müsamere yapar gibi deprem tatbikatları yapıyoruz.
Başta belediyeler olmak üzere çeşitli okulların zaman bu tür tatbikatlar yaptığını düşününce gerçekten Açıkgöz’e katılmamak olası değil.
Zira, yapılan tatbikatlar göstermelik olmaktan öte gitmiyordu.
Konuşmasını şu şekilde tamamlıyor Açıkgöz.
Depremle yaşamak zorunda olduğumuza göre bunu toplumsal bilinç haline getirmeliyiz.
Sonra sadece deprem değil yangınlar, sel felaketleri, trafik kazaları gibi çok sık yaşadığımız felaketlerde kayıpları en aza indirmek için “Sivil Savunma Meslek Yüksek Okulları” kurulmalıdır.
Bu okullarda her türlü felaketin öncesinde, vukuunda ve sonrasında yapılması gerekenleri bilen insanlar yetiştirilmelidir.
Bu okullardan mezun olanlar risk haritasına göre yapılacak bir dağılımla ülke çapında görevlendirilmeliler.
Dünyada, Hindistan, Singapur, Pakistan ve Nijerya gibi ülkelerde sivil savunma okulları var ama bunlar her hangi bir savaş anında oluşacak olumsuzluklara karşı kurulmuşlardır.
Daha çok savaş psikoloji etkisinde kurulan bu okullar doğal afetler bağlamında yapılandırılmamıştır.
Her halde her hangi bir doğal afet üzerine bundan daha yerinde bir tespit ve değerlendirme olamazdı.
Neticede Türkiye önemli bir kesimi deprem kuşağı üzerinde yer aldığına göre, muhtemel bir deprem sonrasında panik yaşamamak, dolayısıyla daha fazla zayiat vermemek için bilinçli personelin yetiştirilmesi esası vardır.
Bu da Prof.Dr. Namık Açıkgöz’ün tüm ayrıntılarıyla dile getirdiği, Sivil Savunma Meslek Yüksek Okullarının kurulmasıyla mülkün olabilir.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.