PROF.DR. HARMANDAR HESAP VERDİ

Bu haber 28 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 708 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Demokrasilerde kamuoyuna hesap vermek çok önemli…
Muğla’da ilk hesap veren yönetici dönemin Muğla Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın olmuştu.  Muğla’nın ikinci ve emniyet teşkilatının Muğla’da ilk hesap vereni de İl Emniyet Müdürü Kadir Ay oldu.
Muğla’nın yeni Orman Bölge Müdürü Ali Yıldırım da geleneği sürdürüyor.
Ben kendilerini kutluyorum…
Elle tutulur hiçbir şey de yapamamış olursunuz. O zaman da neden yapamadığınızı anlatırsınız…
 
xx      xx      xx
Aslında “hesap verme geleneği” ilk Muğla Üniversitesi ile görüldü.
Üniversite’nin 1992’de kuruluşunun ardından ilk öğretim yılı sonunda Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın verdiği hesap bu gün geleneğe dönüşmüş durumda.
Bu anlamda yeni Rektörümüz Prof. Dr. Mansur Harmandar ile ikinci defa birlikte olduk.
Bu sene üniversitenin kuruluşunun 20. yılı olduğunu belirten Rektör Harmandar, “Kuruluş yıldönümümüz etkinliklerini 9 Nisan’da başlatarak 2012 yılı boyunca tüm yıla yayıyoruz. Artık genç bir Üniversite olmaktan çıktık, ama olgunlaştık.” diyerek nereden nereye gelindiğini rakamlarla anlattı.
 
xx      xx      xx
Muğla Üniversitesi gerçekten de 20 yılda fiziki şartları, öğrenci sayısı, öğretim elamanı ve bilimsel araştırmaları ile önemli bir yere gelmiş durumda.
Üniversitemiz gerçi hala birlikte kurulduğu üniversitelerden Aydın Adnan Menderes, Denizli Pamukkale ve Isparta Süleyman Demirel Üniversitelerinin bütçelerini yakalayabilmiş değil… Ancak onların bütçelerinin üçte biri kadar bir bütçeye (94 milyon TL) ulaşabilmiş. Üstelik bu bütçenin yarısı idari ve akademik personelin ücretlerine gidiyor ve Rektör Harmandar da haklı olarak Ankara’dan hak ettikleri maddi desteği göremediklerinden şikayet ediyor.
Eğer rahmetli Sıtkı Koçman el uzatmamış olsa, Muğla Üniversitesi birlikte kurulduğu üniversitelerin yanında, fiziki koşullarını tamamlayamamış bir taşra fakültesi gibi kalacakmış!
 
xx      xx      xx
Muğla Milletvekillerinin, özellikle iktidar milletvekillerinin yakından ilgilenmeleri gereken konuyu bir yana bırakırsak, üniversitemiz rahmetli Sıtkı Koçman sayesinde hızlı bir gelişme içinde…
Birkaç rakam vermek gerekirse, Muğla Üniversitesi 20 yılda 37 bin 763 mezun vermiş. Öğrenci mevcudu 26 bin 405’e ulaşmış. Üniversitenin yine 20 yılda akademik personeli bin 85’e ulaşırken, idari personel sayısı da 734’e ulaşmış. Bu toplamda 2 bin personel ve aileleri ile 6 bin kişi demektir ki, öğrenci mevcudunu bir yana bırakın, bu rakam bile Muğla ekonomisi için oldukça önemli…
Rektör Harmandar, rakamlarla gelişmelerini anlatırken, 140 Üniversite ile Erasmus Projesi kapsamında öğrenci değişimi yaptıklarını, 328 bilimsel araştırma ve 78 adet de TÜBİTAK destekli olmak üzere toplam 406 projenin devam ettiğini söyledi.
Biz Muğlalılar öğrenci sayısının her yıl daha da artmasını ve bunun için “eğitim kalitesinin” artmasını bekliyoruz. Bunun için üniversite yönetimi kadar Muğla Milletvekillerine de görev ve sorumluluk düşüyor!
 
xx      xx      xx
Toplantı sırasında biz gazeteciler Rektör Harmandar ile söyleşi yapma olanağı da bulduk. Tartışmalarda iki konu öne çıktı: Yaz okulu ve yerleşke (kampus) içinde çarşı açılması düşüncesi…
Bazı meslektaşlarım daha önce kaleme aldıkları yazıları ile Yaz Okulunun kapanacağını ve bundan Muğla ekonomisinin zarar göreceğini açıklamışlardı. Bu konuda ben de yazmış ve meslektaşlarımın düşüncesine katılmadığımı, öğrencilere “müşteri” gözüyle bakılmasının çok yanlış olduğunu yazmıştım. Rektör Harmandar konuya bir kere daha açıklık getirdi. Yaz Okulunun bazı meslektaşlarım ve Muğlalıların anladığı anlamda “kapandığını”, ama aslında açık olduğunu belirterek, şöyle bilgi verdi:
“Yaz okulu istismar edildi. Yaz okulunun açık tutulabilmesi için öğrencilerin sınıfta bırakıldıkları algısı ortaya çıktı. Yaz okuluna 5-6 bin öğrenci geliyordu. 5-6 bin öğrenci başarısız oldukları dersten bir iki hafta ders alarak sınıf geçerken, çeşitli nedenlerle yaz okuluna gelemeyen 20 bin öğrencinin de bütünleme hakkı ellerinden alınmış oldu. Şimdi bütünleme hakkı iki dönemde uygulanıyor. Yani Şubat ve Ekim aylarında yaklaşık 15 bin öğrenci bütünleme için Muğla’da kalıyor ve esnaftan alış veriş yapıyor.”
Yani esnaf açısından sorun yok… Ama biz Muğlalılar da artık şu çocuklara “müşteri” gibi bakmayalım.
 
xx      xx      xx
Rektör Harmandar’dan üniversite yerleşkesi içinde “çarşı kurulacağını” duyunca hepimiz şaşkına döndük. Ben “Hocam ne yapıyorsunuz… Muğla Belediyesi’nin yanlış politikası sonucu açılan ve açılması beklenen AVM’ler Muğla ekonomisini mahvetti. Şehir merkezinde kiralık iş yerlerinden geçilmiyor. Şimdi siz de tüy mü dikiyorsunuz.” diye tepki gösterdim. Kendisi Ankara ODTÜ’de, Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde böyle çarşılar olduğunu söyledi. Ama Ankara ve Antalya büyük şehirdi ve yerleşkeler pek çok yere uzaktı… Ama Muğla 2 yıl sonra büyük şehir olacak olsa da mesafeler bakımından şehir merkezi üniversite yerleşkesi sayılırdı…
Muğla Ticaret Odası da bu işe sıcak bakıyormuş, ama Rektör Harmandar tartışmalar sonunda “Tamam yapmayalım.” dedi de rahatladık… Daha sonra kendisi kürsüden inip aramıza geldiğinde anlaştık. Yerleşke içinde bir “çarşı” kurulacak, ama bu bildiğimiz “AVM”lerden değil… Düşünülen yerleşke içinde çeşitlilik ve rekabet yaratacak “yeme-içme ünitelerinden” ve “büfe”den ibaret… Olabilir tabi. Olmalı…
Ama yine de dikkat edilmeli. Üniversiteyi “her şey dahil otellere” çevirmeyelim!
(28.03.2012)
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.