PROF. DR. ALPASLAN IŞIKLI ÖLMÜŞ

Bu haber 16 Temmuz 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.349 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz
Yıl 2006 idi gâliba…
28 Şubat artığı rektör zamanı idi. Üniversitelerin kışlaya çevirildiği ve darbeye zemin hazırlandığı günlerdi.
Üniversitenin açılış töreni vardı ve açılış dersini o zaman YÖK üyesi olan, Prof. Dr. Alpaslan Işıklı verecekti. Konusu üniversitelerin evrenselliği idi. Alpaslan Işıklı’yı beğenirdim… 12 Eylül’de 1402’lik olmuş ve mağdur da edilmişti.
Dinlemeye gittim…
Salona girerken Alpaslan Işıklı’nın konuşmasının basıldığını ve protokole dağıtıldığını gördüm. Görevlilerden bir nüsha istedim.
Okumaya başladım…
Bir de ne göreyim!…
Alpaslan Işıklı, üniversitenin evrenselliğini bırakmış, gündemde tartışılmakta olan yeni YÖK yasası üzerinden var gücüyle ve açık açık, isim de vererek iktidara verip veriştiriyor….
Hayal kırıklığına uğradım…
Mağdurların gaddarlaşmasına üzüldüm…
Üniversite açılış dersinde günlük politika yapılmasına kızdım…
Salona rektörün konuşmasının sonuna doğru gelmiştim zaten. (Hani şu bol rakamlı ama insanî bir soluğun bulunmadığı resmi konuşmalardan biri olacağını tahmin ettiğim için bu tür konuşmaları hiç dinlemem.) Rektörün konuşması bitinceye kadar Alpaslan Işıklı’nın konuşma metnini de okumuştum. Rektörün konuşması bitti ve beş dakika aradan sonra açılış dersinin verileceği duyurusu yapıldı.
Hiç üşenmedim… Protokol sırasına gittim. Ayağa kalkmış olan Alpaslan Işıklı’ya kendimi tanıttım. Tanışmamızdan memnun olduğu yüzüne yansımıştı. . “Aydın bir üniversite hocası”yla karşılaşmaktan mutlu olduğu hâllerinden belli oluyordu. (Bunlar niye bütün üniversite hocalarını hep kendileri gibi görürler anlamış değilim. Yani üniversite hocası ille de Marxist bir “aydın” mı olur?)
Tabii ben hiç de memnun olmamıştım.
Yapıştırdım lafı: “Salona sırf sizi dinlemek için geldim ama metninizi okuyunca gördüm ki, açılış dersini günlük politikaya âlet ederek kirletiyorsunuz. Sizi protesto ediyorum ve bakın salondan çıkıp gidiyorum.” dedim ve konuşmasına fırsat vermeden döndüm; çıkıp gittim.
Ertesi gün, Alpaslan Işıklı ile konuştuğumuzu uzaktan gören bir arkadaş, “Işıklı hoca ile ne konuştun öyle yaa?… Arkanı dönüp çıktın gittin ama adam dondu kaldı… Üstelik sen gittikten biraz sonra kürsüye çıktı… Hâlâ toparlayamamıştı. Adamın şaftını kaydıracak ne söyledin?” dedi…
Bunlar, o günlere kadar meydanı boş bulmuşlar ve tek otorite kendileri gibi her yerde ahkâm keserlerdi.
İşte o Alpaslan Işıklı ölmüş…
Rahmetli Ateist ve Marxist idi.
Geldiiii, geçti…
Allah rahmet eylesin. Soyadını çağrıştıran Laikçi tabirle söyleyelim “Işık içinde yatsın…”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
ali ekin 18 Temmuz 2013 / 08:52

herkes ve alparslan ışıklı gibi sizde bizde geldik ve birgün geçeceğiz…..ama belki siz soyadınıznız çağrıştırdığı gibi “açıkgöz” davranıp “geçmezsizniz”..