Prof. Dr. Ali Osman Güdoğan’dan talebim. Prof. Dr. Bingür Sönmez Hoca Gelmişken…..

Bu haber 06 Mart 2014 - 20:31 'de eklendi ve 815 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Ağır mı ağır bir kelimedir O. Zaman zaman meydanları kasıp kavurur.

İnsanlığın varlığından itibaren vardır.

Pamuk kadar hafif değil iken tunç kadar ağırdır…

Olumlu ve olumuz çok mana barındırır içinde.

Yakan bir meali var derinliğinde ve kasıp kavurur. Bu kadar ağlılı kelam siyasettir.

Şimdilerde duyanların tüyleri, diken diken olmakta.

Siyasetin bir çok tanımı var iken en kapsamlı tanımı Amerikalı Siyaset Bilimci David Easton yapmıştır.

Her şeyi bilmek imkansız. Öğremin çabası içinde olmak lazım.

Sağlık Yönetimi Y. Lisans  Hocam Prof. Dr. Adnan Kısa anlatmıştı siyaset kuramını ve David Easton’ı. Prof. Dr. Adnan Kısa, ülkemin en genç rektör olma ünvanına sahip ve aynı zamanda kurucu rektörü olarak Zirve Üniversitesinde ışık doğudan yükselirya gerçekten de doğudan yükselmekte. Kurulduğu andan itibaren çok yol aldı Zirve Üniversitesi. ZİRVE yaptı. Yakın bir tarihte de Sayın Cumhurbaşkanı’nın elinden Tübitak Teşvik ödülünü aldı.

Zalimler kazanmadan

Umutlar tükenmeden

Pürtelaş karanlık geceler

ve sonrasında; Işık Doğudan yükselir.

Işık Anadolu’ dan yayılır. Haydi bu güzel ülkenin diyarları.

Zirve  Üniv. Ödülleri alırken, bizim üniversitemiz ne yapıyor? Bir siyasetçi ‘ Biz Şeytan Taşlıyoruz ‘  demişti basın mensuplarının sorusuna. Muğla Üniversitesi de  armut mu taşlıyor? Tübitak Teşvik ödülü alsaydı basından duyardık. Demek ki yok… Almalı… Akrabamız Süleyman Demirel Üniv. Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Doğan Erdoğan (Kardiyolog ) almıştı.Çok mutlu olmuştuk.

Şimdilerde aurası insanları yakan bir kelime olan siyaset nedir demiş ve tanımını yapamamıştık.

David Easton siyaset ortak değerlerin otorite aracılığı ile dağıtılmasıdır der..

Davit Easton siyaset  bilimci.

Aktif siyasetci acaba ne der?

Siyaset nedir sorusuna, elim bir şekilde ölen bir siyasetci ise şöyle cevaplamıştı. ” Toplumun ihtiyaçlarını doğru belirleyerek, o ihtiyaçlara çözüm bulma sanatıdır. Siyaset toplum içindir, sadece toplum  için çalışacaklar siyasetle uğraşmalıdır ‘ demişti. Ne kadarda güzel söylemiş…

Siyaset sözcüğü eş anlamlısı olan politika sözcüğü ile 20 yüzyıldan itibaren yaygınlaşmış ve anlam genişlemesine uğramıştır.

İnsanları genel olarak yurttaşlık düzeyinde etkilemektir siyaset.

Siyaset, hükümet uygulamalarını yürütmek ve topluluğun uygulamalar için ikna edilmesini ya da herhangi bir konuda uzlaşma ve yürütme çabaları anlamına gelebilir.

Krallık yönetiminde politika yoktu. Halk etkilemek gibi bir kaygıda  olmadığı için kralın söylediği her söz ferman niteliğindeydi.

Avrupanın mutlak monarşileri sarsılıp, mutlak krallık anlayışı yok olduktan sonra acılı bir yol başladı ve demokrasiye doğru giden bir yoldu.

Bu ülkede hala sancılar var. Sancılar uzun yıllarda dinmeyecek gibi.

Halk iradesi yönetimde belirmeye başladığından bu yan, bizi yönetecekleri vekilimiz olarak seçmeye başladık. Demokrasi çoğulculuk demektir. Ve ancak 2’inci Dünya Savaşı’ndan sonra yönetim biçimlerinde hissedilmeye başlandı.

Devlet nedir ? sorusuna okuduğum bir makalede ‘ kapital ‘ yani büyük sermaye,  binlerce yıldır insanlara hükmetmekte, DEVLET ise bu hükmün aracıdır diye yorumlamışlar. Politikada  halkı oyalayanlar anlamından ziyade ( halkla oynayanlar demek istemiyorum ) halk için çalışan anlamında olmalıdır. Bu da ortaya, pozitif işler koyarak sağlanır…

Günümüzde siyasetçiliğe, bir meslek, bir rütbe ya da ele geçirilen bir pozisyon anlamı yüklememek gerekir.

Halkı temsil edenler, sadece halka hizmette vardır.

Bu ülkede, bireyi yücelten bir siyaset anlayışı vardır ve temsil anlayışına aykırıdır.

Halktır yüce olan. Bizler ise seçileni yüceltiyoruz.

Bu aralar siyaset sosyolojisi okumaktayım. Keyifli.

Seviyorum sosyoloji bilimini ve sosyolojinin her bir bilime burnunu sokmasını…

Burun denince aklıma muziplik geldi.

Keşke biz insanlıkta, pinokyo burnu olsaydık.

Yalan söyledikce burnumuz  uzasaydı keşke. Siyasetçilerin burnu ne olur du acaba?

İnsanı anlamak, toplumu anlamayı beraberinde getirir.

Siyaset Bilimi devlet biçimlerini, siyasi olguları, siyasal teorileri ve siyasal teoriklerin pratiklerini inceleyen sosyal bir bilimdir.

Siyaset Felsefesi ise var olan siyaset üzerine bir sorgulama ve akıl yürütme yapar.

Muğla Üniv. de Felsefe bölümü var. Sayın Prof. Dr. Ali Osman Güdoğan’dan  Siyaset Felsefesi üzerine yerelde köşe yazıları bekliyoruz. Kendisine duyurulur.

Hiç kuşku yok ki, bu kadar kaygılı toplumları, siyaset felsefesi ve siyasetin niteliğine ilişkin kavramların konuşulup  irdelenmesi, siyaset değerlerinin ortaya konulması ile   kafalardaki soruların yanıtlamasında ve düşünce filizlerinin  yaratılmasında  fayda sağlayacaktır.

Sosyoloji olduğu kadar felsefe bilimine de aşığım.

Galiba ben  sosyal bilimlerin hepsine aşığım. Yeri geliyor tıp bilimini, sosyal bilimlerin elleriyle buluşturup, bir sevgili yaratıyorum. Bu da benim özelliğim.

Bu ülke çok gergin.

Gergin ve kutuplaşmış gruplar, ipleri  kendi yönüne çekmek ister iken toplumsal ahengi bozulmakta. Gelin ortak değerlerde buluşalım.

Gelin dinamik bir ülke yaratalım.

Sosyal fayda için çalışmayı seviyorum ben.

Geçen hafta Menteş Grubunun davetlisi olarak Prof. Dr. Bingür Sönmez Hoca konuşmacı olarak katıldı. Bana yıllar önce Sayın Erdal Çil bu grubun toplantılarına katıl da, senin fikirlerini öğrenelim demişti. Beyin fırtınası yapıyoruz orada demişti.

Ben de kendi kabuğumda yaşamaktayım.

Sayın Özcan Özgür’de bana takılıyor. Hiç bir etkinliğe katılmadığım için antisosyalsin  diyor. Ben de gizemli olmak güzeldir diyorum. Kendimle dalga geçmek en büyük hobim.

Evet! Prof. Dr. Bingür Hoca Muğla’ya neden geldi?

Ateşe dönen Dünya  Sarıkamış demek için geldi.

Kendisi Sarıkamışlı. Sarıkamış Destanı ile büyümüş. Bu konuya gönül vermiş. Unutan hafızalara, Sarıkamış gerçeğini anlatmaktı amacı için gelmişti.

Tabikide davet üzerine.

İşte budur toplumsal fayda. İşte budur vatan severlik.

Bingür Hoca bir hekim. Kalp Cerrahı. TV’den hepimiz biliyoruz. Gelmişken keşke  Muğla Sıtkı Koçman Eğitim ve Araştırma Hastanesine ‘ Kalp Merkezi ‘ kurup da gitse, iyi olurdu. Kuruverseydi. Herkesi yükten kurtarsaydı.

Benim bu dediğim bir vecize. Bir ütopya.

Sağlık Bakanlığı’nın yönetmenliğini yerine getirince kurabilirsin.

Çadır kurmak gibi bir şey değil tabiki de.

Hangi yüzyılda yaşıyoruz?

Muğlalıya saygı bekliyoruz.

Ne zaman Kalp Merkezi Kurulacak? Muğla Sıtkı Koçman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde.

Muğlalı bu hizmete devletin şefkatlı elinden erişinceye kadar  köşemde olacak.

Muğlalıya Saygı Bekliyoruz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.