“Polise orantısız güç kullanma yetkisi mi veriliyor ?”

Bu haber 28 Temmuz 2015 - 19:23 'de eklendi ve 557 kez görüntülendi.

nurettindemir51165165651CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, 5 yıl önce polisin açtığı ateş sonucunda hayatını kaybeden Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisi Şerzan Kurt’un ölümü ile ilgili davayı Meclis’e taşıdı. Adalet Bakanı Kenan İpek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Demir, “Emniyet Güçlerine Sınırsız ve Orantısız Güç Kullanma Yetkisi Mi Veriliyor” dedi.

Özcan Özgür

CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, 5 yıl önce polisin açtığı ateş sonucunda hayatını kaybeden Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisi Şerzan Kurt’un ölümü ile ilgili davayı Meclis’e taşıdı. Adalet Bakanı Kenan İpek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Demir, “Emniyet güçlerine sınırsız ve orantısız güç kullanma yetkisi mi veriliyor” dedi.

Şerzan Kurt davasında talihsiz gencin katili olduğu belirlenen polis memuru Gültekin Şahin’e mahkemede “tahrik indirimi” verildiğini anımsatan Muğla Milletvekili Demir, Adalet Bakanı Kenan İpek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesinde, polise taş atılmasını tahrik nedeni sayan Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanık polis Şahin’in cezasını cinayetten | bursa escort bayan | bodrum escort bayan | izmit escort bayan | müebbet hapisten 16 yıla indirdi. Verilen cezanın hukuksuz olduğunu belirten Kurt’un avukatları, Kurt’un polis memuruna taş atan hiçbir görüntüsünün olmadığını belirtti. Milletvekili Demir, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık polis Şahin hakkında verdiği karar kesinleşirse Türkiye’de örneğine az rastlanacak bir karar verilmiş olacağını belirterek, bu durumun hukuk normlarına aykırı olduğunu ifade etti.

CHP Milletvekili Demir, emsal niteliği taşıyan bu kararın kesinleşmesi halinde, emniyet güçlerinin son zamanlarda sıkça örneklerini yaşadığımız biçimde öldürücü güç kullanmasının tahrik indirimi sayılmasının önünün açılacağına dikkat çekerken, şiddet olaylarının daha da artabileceği uyarısında bulundu. “Böylesi bir karar emniyet güçlerine sınırsız ve orantısız bir biçimde güç kullanma güveni anlamına gelecektir.” dedi.

CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir’in soru önergesinde, Şerzan Kurt’un ölümüne neden olan Şahin hakkında açılan davanın güvenlik gerekçesiyle Muğla’dan Eskişehir’e taşındığını ve Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Şahin’i tutuklu yargılandığı davada ‘olası kastla öldürme’ suçundan 20 yıl hapse mahkûm ettiğini anımsatırken, “Ancak mahkeme, eski Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yer alan ve suçun işlendiği 2010 tarihinde yürürlükte olmayan ‘suça yardım indirimi’ kuralını yeni TCK ile birlikte uygulayarak, sanık polise verilen cezayı 8 yıla indirdi. Yargıtay ise 2014 yılında bu kararı suçu ‘kasten öldürme’ olarak değerlendirerek bozdu.” diyerek şu görüşlere yer verdi:

“Ancak Yargıtay’da polise doğru taş atılmasını tahrik nedeni saydı. Yeniden yapılan yargılama sonunda Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık polise cinayetten ‘müebbet hapis’ cezası verdi. Mahkeme bu cezayı Kurt’un da aralarında olduğu göstericiler tarafından polise taş atıldığı iddiasından hareketle tahrik indirimi yaparak 16 yıl hapis cezasına indirdi. Avukatlar, olay yeri görüntülerinde Kurt’un polis memuruna taş attığına yönelik hiçbir görüntü bulunmadığını belirterek, kararı temyiz etti. Yargıtay Başsavcılığı da tahrik indirimi yönüyle temyiz edilen kararla ilgili tebliğname hazırladı. Tebliğnamede olayda tahrik bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmediği vurgulanırken, Kurt’un taş atıp atmaması ise tebliğnamede tartışma konusu dahi edilmemiştir.”

Milletvekili Demir’in önergesinde yer sorular ise şöyle sıralandı:

“Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık polis hakkında verdiği karar kesinleşirse  Türkiye’de örneğine az rastlanacak bir karar verilmiş olacak. Eski TCK’ya dayanarak verilen “suça yardım” indirimi yerinde bir karar olduğunu düşünüyor musunuz? Eski TCK ile yeni TCK’nın spesifik bir duruma göre birlikte uygulanması hukuk normları açısından doğru bir yöntem midir? Emsal niteliğindeki bu karar kesinleştiğinde, emniyet güçlerinin son zamanlarda sıkça örneklerini yaşadığımız biçimde öldürücü güç kullanmasının “tahrik indirimi” sayılmasının önünü açmayacak mıdır? Böylesi bir karar emniyet güçlerine sınırsız ve orantısız bir biçimde güç kullanma güveni anlamına gelmeyecek midir? Bu karar örneğinde şiddetin ölçüsü ya da derecesi ne olursa olsun yüksek ceza verilmeyen herhangi bir olayda bile mahkemeler ve Yargıtay sanıklara indirim yapabilmesinin önünü açmayacak mıdır? Bu durum sayıları her geçen gün daha da artan şiddet olaylarını daha da arttırmayacak mıdır?”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.