Poliklinik mi, Ağaç mı?

Bu haber 10 Nisan 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.452 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Poliklinik mi, ağaç mı?

Böyle bir seçenek veya dayatma olabilir mi?

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Gürsoy Doğan, hastane bahçesinde ağaç kesimini engellemek isteyen çevrecilere “Ya poliklinikten veya ağaçlardan vaz geçilecek.” diyor.

Muğla Valisi Mustafa Hakan Güvençer de benzer ifadede bulunmuş. “Eğer oraya ağız dış ağlığı ünitesi ve poliklinik yapmaktan feragat edeceksek o ağaçlar kesilmez.” demiş.

Oysa her zaman bir üçüncü yol vardır…

xx        xx        xx

Önceki gün Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Güney-Doğu kesiminde ağaç kesimi ve kesimin engellenmesi yaşandı.

Hastane bahçesinde daha sağlıklı, daha güzel ve insani 60 muayenehaneden oluşan poliklinik merkezi yapılacakmış.

Buna hastanenin ve Muğla’nın uzun yıllardır ihtiyacı vardı. Bu merkez sağlık hizmeti vereni de alanı da rahatlatacaktır, ama…

Çevrecilerin haber vermesi üzerine gazeteciler katliam alanına gelinceye kadar 12’si çam ve 14’ü zeytin ağacı olmak üzere 26 ağaçtan 15 ağaç kesilmiş. Tabi yurttaşlarımız da “İnsan sağlığı için 3, 5 ağacın lafı mı olur?” diyebilirler, ama…

Her zaman bir üçüncü yol vardır!

xx        xx        xx

Çevrecilerin ayağa kalkması üzerine hastane bahçesindeki çalışma ile ilgili bilgi veren Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin hastanenin polikliniklerinin yetersizliğine dikkat çekmiş.

Bu konuda Sayın Tekin’e katılmamak mümkün değil. Aynı bahçenin içinde üç ayrı yerde hastalar muayene oluyorlar ve mutsuzluk içinde evlerine dönüyorlar!

Doğrusu polikliniklerde sağlık hizmeti veren de mutsuz, alanda mutsuz…

İl Sağlık Müdürü Tekin şöyle devam etmiş:

Yapımı bir süre sonra başlayacak Tıp Fakültesi Hastanesi’nin tamamlanması 3-4 yılı bulur. Polikliniklerin yetersiz kalması nedeniyle hastanemize yakışan modern bir poliklinik yapma kararı aldık. Bunu hastane bünyesinde yapabileceğimiz iki alan vardı. Bunlarda şu anda otopark olarak kullanılan alan ve çalışmaların bulunduğu bölge idi. Otopark olarak kullanılan alana Ağız ve Diş Sağlığı merkezi yapılacak. Bu yüzden bizde mecburen hastanenin arka tarafında bulunan bu bölgeye poliklinikleri yapmaya karar verdik. Buradan başka yapacak yerimiz yok. Bölgede bulunan ağaçları kaldıramazsak buraya poliklinik yapamayız. Poliklinik yapamazsak vatandaşımız mağdur olmaya devam eder.

xx        xx        xx

Sağlık Müdürü Tekin’in sözleri karşısında insanın neredeyse “Napalım ağaçlar kesilsin bari” diyesi geliyor!

Doğrudur, Tıp Fakültesi Hastanesi yapımına bu yıl başlanırsa en iyimser tahminle 2 yılda tamamlanır. “Hadi poliklinik çilesini 2-3 yıl daha çekelim.” desek, Tıp Fakültesi Hastanesi’nin bu yıl yapımına başlanması garantisi olmadığı gibi, 2-3 yılda tamamlanmasının garantisi de yok!

Üstelik Muğlalılar AK Parti’ye yine oy vermedi. Ankara’dakiler “Beter olun Muğlalılar” derler mi onu da bilmiyoruz… Neyse…

Sorun olaya “insani” bakılmamasından ve “planlı yaklaşım” gösterilmemesinden kaynaklanıyor…

Ama her zaman, her konuda bir üçüncü yol vardır.

xx        xx        xx

Ormancılık Haftası daha yeni kutlandı. Hafta bitti, şehrin orta yerinde katliam yaşanıyor.

Orman Bölge Müdürlüğü çamların kesilmesi, Tarım İl Müdürlüğü zeytinlerin kesilmesi için nasıl rapor verdi anlamak mümkün değil. Sanıyorum bu olayda ilin valisi de yanıltılmış. Onu da anlamak zor!

Vali Mustafa Hakan GüvençerYer seçimi daha önce yapılmış idi, vaziyet planı ve yer teslimi yapıldı. Eğer oraya ağız dış ağlığı ünitesi ve poliklinik yapmaktan feragat edeceksek o ağaçlar kesilmez. Ama en az zararla o binaları yapmak zorundayız.” demiş.

Oysa İl Sağlık Müdürü Tekin’in de ifade ettiği gibi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi şu anda baraka polikliniklerin de bulunduğu ve otopark olarak kullanılan alanda planlanmış bulunuyor. Yani ağaçlardın kesildiği yer o yer değil.

Peki, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin inşasına ne zaman başlanacağı belli mi?

Belli değil…

Tıp Fakültesi Hastanesi bir biçimde yapıldığında, şu anda yapılmak istenen poliklinikler ne olacak?

Belli değil…

xx        xx        xx

Bunca belirsizliğin içinde o ağaçlara yazık değil mi?

Tabi “Canım abartmayın, 26 ağaç nedir ki?” diyenler de olacaktır.

Bu gün Öğretmen Evi’nin bulunduğu yer yıllar önce eski Öğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüsü’nün bahçesiydi. O zaman bahçeye Öğretmen Evi yapılmaması ve çam ağaçlarının kesilmemesi için kıyamet kopmuştu. Bu gün sergilenemeyen (!) bir direniş sergilenmişti. O eylemler sayesinde Öğretmen Evi’nin yapılması engellenememişti, ama…

Bu gün insanların altında oturduğu ağaçlar kurtarıldı! Ayrıca yapıya Muğla Mimarisi uygulandı… Yapılmak istenin ağaç katliamı yapılmadan ve daha estetik yapılabileceğini o zaman gördük…

xx        xx        xx

İnsanları 40 katır mı, 40 satır mı açmazına sokmayın.

Varsayın 3 yıl sonra Tıp Fakültesi Hastanesi faaliyete geçti. O zaman eski SSK Hastanesi olan bölüm Diş Hastanesi’ne; eski Devlet Hastanesi olan bölüm de çağdaş poliklinikleri ile ikinci basamak sağlık hizmeti veren bir kurum haline getirilebilir… Burada yapılması gereken bir an önce Tıp Fakültesi Hastanesi’nin faaliyete geçirilmesi olmalıdır.

Ancak “Gecekondu kültürü” ille bu kadar oluyor!

Tıpkı eski Belediye Hizmet Binası’nın “kaçak eklentilerle” geliştirilmesi ve yıllar sonra da “Menteşe Belediyesi” olarak kullanılması gibi…

Madem Tıp Fakültesi Hastanesi beklenemiyor ki beklenemez, ama Diş Hastanesi’ni bekletin ve poliklinikleri o alana yapın. O da olmuyorsa gelin kalan çamları katletmeden poliklinik sahibi olun. İyi bir mimar bunu çözer!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI
Hüseyin GÜVEN 10 Nisan 2014 / 09:45

Eski SSK hastanesinin yan tarafında şimdi otopark olarak kullanılan boş alana bu inşaat yapılamazmı ? İlla ağaç kesmekmi gerekiyor.

hasan bal 10 Nisan 2014 / 10:27

İl Sağlık Müdürü Cihan Tekin, sizin dediğiniz gibi 3. yol konusunda umutsuz. Tıp Fakültesi Hastanesinin yapımı göreceksiniz yılan hikayesine dönecek. Ayrıca Cihan Tekin’inde Muğla’da misyonunu tamamladığını düşünüyorum…

coşkun tamer 10 Nisan 2014 / 12:49

ağaç kesilen yerde 3 baraka! daha var…çöplük gibi….zenini oturan….300-500 metrekare…oraya yapsınlar ağaç kesmeye gerek kalmaz…

Nabide Kılınç 11 Nisan 2014 / 11:29

Yine yazınızı gece yarısı okudum. Daha doğrusu gece saatlerinde okuyorum. Gazete, dergi, kitap v.s. Yaa ansıyorum ki, o yıllarda Öğretmen evi bahçesindeki ağaç katliamını verilen mücadeleyi çetin bir mücadele idi. Ki, kaldı ağaçların bir kısmı. Şimdi bahçesinde oturuyoruz. Eskiden Tekel binası dibinden o ağaçlar kesilmeden önce baktığımızda müthiş güzel duygular verirdi. O anları o güzel duyguları, verilen mücadeleyi biliyorum…sevgi ile. Nabide.