“Pişirilen” tehlikeye dikkat!

Bu haber 16 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 684 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla’da bir “yerel gazeteci” olarak il genelinde yerel sorunları, konuları yazmaya özen gösteren biri kaç köşe yazarından biriyim.
Genel sorunlar yaygın basının yazarları tarafından işleniyor. Muğla’daki meslektaşlarım da Muğla’yı yazmalılar.
Herkes kendi evinin önünü süpürmeli.
Bu güne kadar, “Açılım” başta olmak üzere bazı genel konularda “Neden yazmıyorsun?” diye eleştiren okurlarımı hep bu söylemle karşılamaya çalıştım.
Ama “bıçağın kemiğe dayandığı” nokta vardır ya, işte o nokta da dayanamıyorsunuz.
Pek çoğunuzun haberi yok. Muğla’da “Küçük Millet Meclisi” kuruldu. Tam bir “şer cephesi”…
Bu şer cephesi Muğla’da kurulduğu, yerel bir konu haline geldiği için yazmam gerektiğini düşünmedim değil, ama hassas bir dönemden geçtiğimiz için kendimi hep alıkoydum.
Bu konuyu artık ele almam kaçınılmaz hale geldi…
xx xx xx
“Kürt açılımı” veya tepkiler karşısında değiştirilen adı ile “Demokratik açılım”ın ne olduğunu, ne yapılmaya çalışıldığını doğrusu anlayabilmiş değilim. Ama bu açılımın “PKK Açılımı” haline geldiği de ortada…
Bu açılım gündeme geldiğinden beri hızla kamplaşıyoruz. “Birlikte yaşama kültürünü” üretebilmiş birkaç ülkeden biri olduğumuz halde, kamplaşma derinleşiyor.
AKP Hükümeti’nin gündeme geçirdiği “açılımı” hala anlayabilmiş değiliz, ama belki de çok iyi niyetli bir çalışma yapılmak istendi. Onu da anlamakta güçlük çekiyoruz…
Peki muhatapları DTP ne yaptı?
Masaya eli kanlı terör örgütünün lideri Öcalan’ı koydu. Bebek katilini Türkiye Cumhuriyeti’nin önüne muhatap olarak dikti…
Sonuç?
DTP kapandı.
xx xx xx
“Kürt açılımı” tartışmalarında DTP’liler ortaya koydukları “yol haritası”nın partilerinin kapanmasına neden olacağını bilmiyorlar mıydı?
Herkesin bildiğini bilmemeleri, herkesin gördüğünü görmemeleri mümkün değil!
Hangi Devlet, topluma barış getirme adına bir teröristi muhatap alır?!!
xx xx xx
Ulusal Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Sedat Laçiner, sokak eylemleriyle altan alta olağanüstü halin, hatta sıkıyönetimin pişirildiğini söylüyor.
Laçiner, çözümlemesinde “provakosyon” arıyor. O’na göre, olup bitenleri ‘Derin Devlet’ örgütlüyor; ülke bilinçli bir şekilde iç savaşa götürülüyor, DTP’liler buna alet oluyorlar.
Ben Laçiner’in paranoyasına; USAK’ın resmi internet sitesinde “Hedef İç Savaş” başlığıyla ortaya koyduğu çözümlemeye katılmıyorum.
Ama ülkenin bilinçli bir şekilde “iç savaşa” götürüldüğünü de kabul etmemek ve toplumun PKK tarafından ‘provake’ edildiğini de görmemek mümkün değil.
xx xx xx
Demokratik Toplum Partisi (DTP)’nin “İrade İmralı’da” dediği gün aslında kendisini kapatıp sine-i millete değil, sine-i PKK’ya döndüğünü görmemek için gaflet içinde olmak gerek…
Eli kanlı terörist Öcalan dışarı çıkmak için ne istense yapacak haldeyken örgüt onun bu halinden de, Türkiye’nin demokratikleşme arzusundan da yararlandı. Açılım’ın neredeyse tamamen DTP üzerine kurulmuş olması bu açıdan örgüt için bir şans oldu. Açılım biraz ilerleyince PKK devreye girdi ve partinin iradesini tamamen eline aldı. Daha bizim ne olduğunu anlayamadığımız açılım da “PKK açılımı”na dönüştü…
Partilerini kapattırmak ve sokakta kaos için ellerinden geleni yaptılar. Bu anlamda DTP ‘irade İmralı’da dediği gün aslında kendisini kapatmış ve sine-i PKK’ya dönmüş oldu.
Tabi bir de dün Yılmaz Özdil’in köşesinde yazdığı gibi “Sille-i milliyet” de var!
xx xx xx
Açılımla dağdan indirilmeye çalışılan PKK şimdi sokaklarda, meydanlarda…
Bu duruma sadece biz Türk kökenliler değil, Kürt kökenli kardeşlerimizde üzülüyor ve kaygıyla izliyorlar.
DTP bir ‘parti’ olarak değil, terör örgütünün siyasallaşmış kanadı olarak kapatıldı. PKK hiçbir zaman Kürtleri temsil etmediği gibi, DTP’nin de temsil etmediği ortaya konmuş oldu…
Şimdi sokaklarda Türkiye’yi “iç savaşa” tahrik ediyorlar.
Görünen o ki PKK hedefe kilitlenmiş durumda ve hedefte de iç savaş var. Sokaklar ne kadar kana bulanırsa, Kürtler ile Türklerin arasının o kadar çatırdayacağı hesap ediliyor. Yok olmaya yüz tutmuş bir terör örgütü böylece can bulacak…
Biz Türkler ve Kürtler; topyekün Türk milleti oyuna gelmemeliyiz…
Umarım, oynanan bu oyun, milletimize “Asker nerede?” dedirtmez!
xx xx xx
Herkes aklını başına alsın.
Bir kere bu ülkeyi böldürtmeyiz…
Türkiye, terör örgütlerinin provakasyonu ile bir türlü demokrasiyi yaşayamadı.
Bu oyunu bozalım artık…
xx xx xx
“Muğla Küçük Millet Meclisi”ni de paylaşacağız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.