Pet-CT için İzmir’e gitmeye gerek yok

Bu haber 03 Kasım 2016 - 11:09 'de eklendi ve 2.227 kez görüntülendi.

pet-ct-icin-izmire-gitmeye-gerek-yok-2Onkolojik hastalıkların tanısı, evrelemesi, izleminde ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılan, vücudun yapısal ve metabolik durumu hakkında bilgi veren Pet-CT cihazı Menteşe’de bulunan Özel Yücelen Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı. Özel Yücelen Hastanesi Başhekimi Sumur Gazezoğlu, sosyal güvencesi olan tüm hastaların İzmir’e gitmeye gerek kalmadan ve ekstra ücret ödemeden hastanelerinde ki Pet-CT cihazı hizmetinden yararlanabileceğini söyledi.

Muhittin Direk

Onkolojik hastalıkların tanısı, evrelemesi, izleminde ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılan, vücudun yapısal ve metabolik durumu hakkında bilgi veren görüntüleme cihazı olan Pet-CT cihazı Yücelen’de ücretsiz hizmet veriyor. Kanser vakaları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış gösteriyor. Çağın vebası kansere yakalanma riskini en çok sigara kullanımı, kanserojen maddelerin fazla tüketiliyor olması, hava kirliliği ve çevresel faktörler artırıyor.

Özel Yücelen Hastanesi Başhekimi Sumur Gazezoğlu, kanser, Alzheimer gibi hastalıkları başlangıç evresinde tespit eden, kalp krizini önlemede yardımcı olan Pet-CT cihazının hastanelerinde hizmete girdiğini belirterek, Muğlalı hastaların bu cihaz için başta İzmir olmak üzere başka illere gitmesine gerek kalmadığını söyledi. Sosyal güvencesi olan tüm hastaların hizmetten herhangi bir fark ödemeden ücretsiz faydalanabileceğini kaydeden Gazezoğlu, “Muğla’ya kazandırılan çok önemli bir hizmet artık hastanemizde hizmet veriyor. Hastalarımızın artık teşhis ve tedavi amaçlı İzmir’e gitmelerine gerek kalmadı. Onkoloji servisinden ve Pet’e girecek olan hastalarımız sosyal güvencesi bulunan hastalarımız hizmetlerden ücretsiz olarak faydalanabilecek” dedi.

PET-CTcihazı

Pet-CT cihazı hakkında bilgi veren Özel Yücelen Hastanesi Tıbbi Görüntüleme Uzmanı Doktor Yaşar İmren, “ Pet-Ct cihazının avantajı, tek bir görüntülemeyle vücudun hem fonksiyonel, hem de anatomik görüntülemesini aynı anda yapabiliyor. Böylelikle hastalıkların nerede olduğunu, anatomik olarak nerede yerleştiğini tespit edebiliyoruz. İkinci bir üstünlüğü ise, tüm vücut görüntüleme yapabilmesi ve tüm vücudun incelenebilmesi” dedi. Çoğunlukla kanser hastalıklarında kullanılan Pet-CT cihazı aynı zamanda bazı kalp ve beyin-nörolojik hastalıklarda da kullanılıyor. Metabolik olarak dokuyu inceleyen cihaz, anjiyoda, kalbi besleyen damarlar açık mı kapalı mı, tıkanıklık var mı yok mu gibi sorulara cevap veriyor.

Görüntülemenin nasıl gerçekleştiğini anlatan Doktor Yaşar İmren şunları söyledi; “Görüntüleme yapılmadan önce, hastanın karnının aç olması gerekiyor. Hastaya bir radyoaktif madde veriyoruz. Bu radyoaktif maddeyi kolundan enjekte ediyoruz. Hastaya verdiğimiz ilaç aslında glukoz dediğimiz bir şeker türevi. Kanser hücreleri normalde, normal hücrelerden 40 kat daha fazla glukozu kullanıyor. Hastaya radyoaktif işaretli ilaç verdiğimizden, bu bizim vermiş olduğumu ilacı da, kanser hücreleri normal hücrelerden daha çok tutuyorlar içlerinde. Böylelikle biz bu hücreleri makinede, vücutta nereye yayılmışsa, nerede varsa, hepsini tek tek tespit edebiliyoruz. Sabah geldiğinde hastaya, radyo aktif maddeyi veriyoruz. 45 dakika o radyoaktif maddenin vücutta yayılımını bekliyoruz. Daha sonra görüntülemeye alıyoruz. Görüntüleme yaklaşık 15 dakika sürüyor. Öncesinde olduğu gibi sonrasına da dikkat edilmesi gereken şeyler var. Hastaya radyoaktif madde verdiğimiz için, hasta vücudundan dışarıya bir süre radyoaktivite salgılıyor. Dolayısıyla bu radyoaktivitenin küçük çocuklara, bebeklere ve hamile bayanlara zarar vermemesi için hastayı uyarıyoruz. Hastanın 1 gün boyunca istirahat etmesini tavsiye ediyoruz.”

Bilinen en doğru görüntüleme

Pet-CT cihazı hemen hemen bütün kanser türlerinde şu ana kadar bilinen en doğru görüntüleme yöntemi olarak kullanılıyor. Yaşar İmren, ülkemizde kalp rahatsızlıklarından sonra en fazla görülen akciğer kanserinin tanısında etkin sonuçlar alındığını kaydetti. Başarı oranının yüzde 95’in üzerinde olduğunu belirten İmren, bu teknikle 5-7 milimetre çapındaki kanseri, odağı dahi tespit edebildiklerini söyledi. Şu anda birçok Avrupa ülkesinden daha ileride olduklarını kaydeden Yaşar İmren, “ En son İspanya’da sadece 7 taneydi. Ama bizim ülkemizde 60-70 taneydi. Şu an belki 80’in üzerindedir. Ege bölgesinde ilk İzmir’de kullanıldı. Şu an İzmir’deki birçok hastanede kullanılan bir teknoloji” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.