Pazardan Kalanlar

Bu haber 09 Nisan 2019 - 0:54 'de eklendi ve 476 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Zorba

Bir hafta süren hastalığın yorgunluğu ve bezginliği arasında düne dair güzellikler.. Havanın kapalı olacağını, pazara çıkamayacağımı bütün gün yine eve hapsolacağımı düşünürken güneş penceremden odama girip her yeri aydınlatıyor. Bunca ruhsal yorgunluğun ardından içim aydınlanıyor.

Aşırı terliyorum, hastalığım yeniler korkusunu atıyor, sıkı sıkı giyiniyor pazara çıkıyorum. Pazarın bahası bir başka, pahası bir başka. Nasıl olsa insanız illaki iki sınav arasında yürümeye devam edeceğiz. Baha ve paha ne olursa olsun hayat devam ediyor.

Bir yandan terleme hamamdaki terlemeye dönüşse de hava güzel. Havanın tadını çıkara çıkara yaramazlık yapıyor işi ağırdan almaya başlıyorum. Kuzu göbekleri her yeri sarmış, alsam mı almasam mı? Bahası onu değerli kılıyor almıyorum. Pahası derseniz ekonomiyi iyice bozacak.

İşte istediklerim burada.. Her zamanki gibi Gökova köylerinden gelmiş. İki bağ kömürsen yani yabani pırasa alıyorum. Kavurması güzel olur. Bahası da pahası da yerinde. Yani ekonomi dengelerini koruyor.

Meyvelere geldi sıra ne yapalım? Bahası teraziye girmez. Pahasında da haftanın günlerini hesaba vurup hafta içi gelebilecek misafirleri düşünmeden kilo indirimleriyle işi tamamlıyoruz. Bu haftalık yükü kaldıracak peynirdi, zeytindi, biberdi, domatesti ihtiyacıma hasıl değil.

Alışveriş esnasında bu soğuklarda toprakla mücadele edip topladığı ürünlerini satmaya gelen insanlarımızın yüzlerine bakıyorum. Toprak gibiler.. Vermeye, verdikçe bereket bulmaya yüz tutmuşlar. Hayat sınavında işleri zora koşullanmış.

Bir demet maydanozdan, dereotundan tutun envai sebze ve meyve işine kadar her satışta emek var. Emeğe yemek meselesi toplumun her bir kesiminden farklılık gösterir toprak insanlarının. Ve sonunda hep “Allah bereket versin.” derler.

Sattıkları her bir ürün kıymeti icabında önemlidir. Bir bağ maydanozun bakımından tutun toplanması, ayıklanması, bağlanması, pazara getirilmesi ve satışına kadar geçen süreç o bir bağ maydanozu ne kadar da kıymetli kılar. O bir bağ maydanozdan elde edilecek bir ya da iki liranın hükmü bile yoktur. O sebeple pazarlığa bile girmem çoğu zaman.

Ve “Allah bereket versin.” cümlesinin hükmü pazarcının ağzında ayrı bir değer kazanır. Helalliktir bir bakıma o kadar emeğe karşılık.

Ve pazarımız ve kadınlarımız. Gadın Mola’mın kadın dünyası pazara da egemen. Güler yüzlü, samimi, tatlı dilli, tülbentlerindeki safiyet kadar ruhları zengin. Hepsi bir ana. Anaç tavırları, her bir müşterisine bir kızı bir oğlu gibi himaye edici bakışları, dürüstlükleri, hesapçılıkları kadınımızın iktidarını pazara da yansıtıyor.

Teyzelerden istemesen de alışveriş yapmadan geçemiyorsun. Bir tanesinden kurtardın diğerine yakalanıyorsun. Alışveriş yapılıyor. Hele dilleri yağ bal akıtıyor. Pazara bir güzellik ekleniyor. Yerli pazarın güzelliği, ayrıcalığı bu olsa gerek. Pazar ve teyzelerimiz ayrı bir hikayeyi ekliyor aklıma.

Alışverişimi tamamlıyor ve eve doğru hareket ediyorum. Bunca terden sonra bedenen şifamı bulmuş olabilirim ama pazarı gezmek ruhuma şifa veriyor. Hayat her türlü akmaya devam ediyor. Pazarda, Pazar pazarında ve Muğla’da hayat bir başka şifa.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.