Pastanın büyük dilimi bizim olsun mu?

Bu haber 20 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 720 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Öğrencilik yıllarımızda bizlere sorulan klasik bir soru vardı;
Turizm nedir?
Bizler de  bülbül gibi şakıyarak; “Turizmi, insanların başka yerleri görmek, tanımak, eğlenmek, dinlenmek ve alışveriş etmek için yaptıkları gezilerdir” derdik. Bu klasik tanım öğretilmişti ve bu kalıp oturmuştu.. Gezmek, görmek..vs. Şimdilerde ise tatil köyleri ile turizm anlayışı biraz daha değişti gibi geliyor.. Ama ben bu tarz tatil anlayışını sevmiyorum.. Ben pansiyonda, butik otelde kalayım ve gittiğim yörenin her türlü özelliğini öğreneyim, havasını koklayayım istiyorum.. Yörenin aşı tatmak, kültürel değerlerini öğrenmek istemekteyim..
Bazen öğretilerin klasik kalıbının içinde gömülüp kalmaktayız.. Araştırmıyoruz ve sonuçta da gelişemiyoruz…
Şimdiler de derslerde, turizm kavramı nasıl işleniyor bilmiyorum ama bu kavrama başka eklentiler geldi ve sağlık turizmi söylemi her yerden duyduğumuz bir gerçeklik olarak karşımıza çıktı..
Turizm denince artık, dünyada önemli insan hareketine neden olan, iştahı da kabartan sağlık turizmini de  içine almakta…
Sağlık turizmi nedir derseniz?
Turistlerin sağlık amaçlı seyahat etmeleri ile oluşan harekettir..
Kulağımıza çalınan ve sürekli yaygın basında duyduğunuz haberler de, “Falanca hastalandı ve  Amerika’ya gitti”… Gittiği yer de, Amerika’nın en gözde sağlık merkezlerinden birisi.. Bunlar sağlık turizmi içine girmekte…
Bazen diyorsunuz ki, biz sade vatandaşlar olarak, sevk alıp da Amerika’lara uçup sağlık hizmeti alabilir miyiz?
Sanırım sistem bize, başkalarına sunduğu kolaylığı sunmaz ve bizler de o hizmete kolay erişemeyiz gibi geliyor… Senin kalbinin damarları teklese oralara gidebilir misin, biraz zor.. Oralardan sağlık hizmeti almak ister miyiz? O da  ayrı konu da…Ülkemiz de gerçekten dünya standardının da üstünde sağlık hizmeti veren yerlerimiz var. Güvenle hizmet alabiliriz ki, Mustafa Kemal Atatürk’ün de hastalığında dediği gibi ‘Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz”diyerek, Türk hekimlerine güvenmeliyiz…
Sağlık herkesin hakkı da, sağlık hizmetlerinde asıl olan adil ve hakkaniyetli erişim ilkesidir… Sistem sana farklı, bana farklı hizmete erişim olanakları sunmamalıdır… Ülkemiz dışında sağlık hizmeti alıyorsan, sağlık turizmini yaratıyorsun demektir..
Önceleri sağlık turizmini bu kadar alt gruplara ayrılmaz iken, şimdilerde;
medikal turizm, termal turizm, spa ve wellnes, ileri yaş turizmi, engelli turizmi, sporcu turizmi olarak çeşitlendirilmektedir……
Ülkemiz adına bu yeni trend olan turizm hareketinden neler elde edebiliriz?
Bizim ilimizde de sağlık turizmi adına neler yapılabilir?
Hangi mevcut şartlarımızla bu pastadan pay alabiliriz?
Gelecek yıllar için nasıl yapılanmalıyız?
İlimiz için neler uygun?
Sağlık turizmi için hangi alanlarda markalaşabiliriz?
İlimizde sağlık turizmine yönelik mevcutta neler var?
Sağlık turizminden pay almak isterken neleri ön plana çıkarmalıyız?
Bunları düşünmemiz lazım… Düşüneceğiz, sentez edeceğiz, planlama da yapıp ilimize katma değerler kazandıracağız…
Niçin bu sektörü hedef aldık derseniz;
Avrupa ülkelerinde sağlık politikaları değişti… Sigorta kapsamından bir çok şey çıkartıldı.. Hastalar kendi olanakları ile bazı sağlık hizmetlerine erişmeleri gerekmekte.. Avrupa’da sağlık hizmetleri de pahalı.. Avrupa’da yaşayanlarda bu yüzden, tedavilerini, sağlık hizmeti ücretlerinin düşük olduğu ülkelere giderek yaptırmaya başladılar. Ülkemiz de ilk tercih edilen ülkeler arasındadır.. Hem kalite var, hem de ileri teknoloji kullanılarak bilimsel uygulamalı tıbbi tedaviler var…
Ben Dokuz Eylül Üniversitesi mezunuyum..Öğrencilik dönemlerimizde termal kaplıcalarla ilgili tedaviler başlamıştı ve Balçova Termal Tesisleri okulumuzun yanındaydı.. Özellikle soğuk Avrupa ülkelerinden bu tesislere fizik tedavi, rehabilitasyon, egzersiz gibi destek tedaviler ve koordineli kür uygulamaları için çok fazla sağlık hizmeti alıcısı Avrupalı gelmekteydi… Norveçliler de başta olmak üzere, yabancıların termal turizmine karşı çok fazla ilgileri vardı..
İlimizde termal olanaklar nasıldır? sorusuna yanıt verip  termal turizm ve spa için şimdiden yapılanma içine girmeliyiz.. Çünkü ülkemiz, dünyada termal hattı üzerinde yer almakta.. Deprem kuşağında olmamız kötü tabi ama, bu iyi ve akıllı olursak çok daha iyi olur.. Soğuk ve yaşlı Avrupa ülkeleri de bizim   hedef kitlemiz…
Ayrıca da, Avrupa ülkelerinin de bir sürü sıkıntıları var, nüfusları yaşlanmakta; küçülen aktif iş gücü nedeniyle, emekli sağlığı, yaşlıların bakımı, sağlık sistemleri gibi konular da pek yakında çok büyük ekonomik güçlüklerle yüzleşmek zorunda kalacaklardır…
Bizler de Avrupalı yaşlılara, belli projeler çerçevesinde daha  güzel ve nitelikli hizmetler sunan, yaşlı bakımı sağlayan tatil köyleri yaratabiliriz… Bu pastanın yaşlı turizmi için çok önemli bir pazardır.. Bizler il olarak sağlık turizminden gelecekte, pay sahibi olabilmek için şimdiden neler yapmalıyız, lütfen düşünelim!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.