Partiler ve Adaylar

Bu haber 01 Nisan 2014 - 20:44 'de eklendi ve 984 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Türkiye genelinde gerçekleştirilen 30 Mart Yerel Yönetim Seçimleri sonuçları için ortaya çıkan önemli ayrıntılar var.

En belirgini, siyasi partilerin kazandığı ivme ve adayların konumu.

Buna birde ülkenin içinde bulunduğu koşullar eklenince, seçim sonuçları üzerinde tahminde bulunmak o denli zor değildi.

Bunun en bariz göstergesi, yaşadığımız kent Muğla’da ortaya çıkan seçim sonuçlarıdır.

Aslında, seçim öncesinde Muğla’da nasıl bir tablo ortaya çıkacağı üç aşağı beş yukarı belliydi.

Her ne kadar, Muğla Büyükşehir Statüsüne kavuştuğu için merkez dışındaki oylar devreye girince farklı bir sonuç çıkabilir görüşü öne sürülse de, gözden kaçırılan bir önemli nokta vardı.

Bir önceki seçimde en fazla oy alan CHP ile en yakın rakibi AK Parti arasında 80 bin civarında oy farkı gözden ırak tutulamazdı.

Dolayısıyla bu farkın kapatılması kolay değildi.

Üstelik bu rakama yeni seçmenler ilave edileceği düşünülürse.

***

Nitekim, 30 Mart gecesi ortaya çıkan sonuç yanıltıcı olmadı.

CHP, Muğla Büyükşehir dışında diğer ilçelerden Menteşe, Marmaris, Bodrum, Milas, Yatağan, Ortaca, Dalaman, Datça ve Köyceğiz ilçesi belediye başkanlıklarını kazandı.

Her ne kadar, Yatağan’da 70-80, Dalaman ve Köyceğiz ilçesinde CHP lehine AK Parti ile arasında 4 oy fazla olsa da, partinin yetkili kurulları sonucun değişmeyeceği inancını taşıyordu.

Nitekim değişmedi.

Bu da gösterdi ki, belediye başkanlığı seçiminde adayların konumundan ziyade CHP’nin ağırlığı etkin oldu.

Parti ağırlığının kendini gösterdiği 2 ilçe Seydikemer ve Kavaklıdere oldu.

Aslında Seydikemer için istisna bir durum vardı.

Aynı belde halkı, AK Parti iktidarı tarafından yeni ilçe statüsüne kavuşturulmasını ahte vefa olarak gördü.

Son 3 seçimde AK Parti adayının belediye başkanlığını kazandığı Kavaklıdere’de ortaya çıkan sonuç, belde halkının genel eğilimi yanında partinin konumundan başkası değildi.

***

Muğla genelinde istisna teşkil eden tek ilçe merkezi Fethiye oldu.

Zira, aynı ilçede ipi göğüsleyen Behçet Saatcı, sadece Muğla’da değil Türkiye genelinde istenilen oyu alamayan DP adına yarışa katılan isimdi.

Bu durum, aynı seçimde partinin konumundan ziyade adayın kimliği ve kişiliği ön plana çıktığının göstergesidir.

Aksi olsaydı Behçet Saatcı’nın, aynı seçimde beklentileri karşılamaktan uzak oy alan DP adına Fethiye ilçesinde belediye başkanlığını kazanması kolay olmazdı.

***

Bu arada şu soru gündeme gelebilir.

Mademki bu tür seçimlerde partiler kadar adayların konumu önemlidir.

Muğla’da çok önemli başarı gösteren CHP, Batı Karadeniz, Trakya, Ege ve Akdeniz Bölgeleri dışında neden yok?

Giresun ve Eskişehir illeri nazar boncuğu gibi dururken İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yok denecek oy oranına sahip olması neyin nesi?

Aslında bu sorunun karşılığı, AK Partinin belediye başkanlığı kazanamadığı illerle birebir örtüşüyor.

Nasıl ki AK Parti, Trakya Bölgesinden Akdeniz’e uzanan sahil bandında istenilen başarıyı kazanamadı.

CHP de AK Partinin daha ağırlıklı olduğu merkezlerde yok.

***

Şimdi…

30 Mart seçimlerinde bölgeler bazında partiler adına ortaya çıkan bu tablo, mutlak irdelenmesi gereken bir durum.

Neden, iktidarda bulunan bir parti ülkenin belirli kesiminde istenilen oyu alamıyor?

Neden ana muhalefet partisinin aldığı oy, belirli alanlarda sıkışıp kaldı?

Aslına bakılırsa bu soruların cevabı, tek bir nedenle sınırlı değil.

Başlangıçta vurguladığım gibi aynı bölgelerde, istisnai durumlar hariç, partinin konumu ve adayın kimliği ön plana çıkmıyor.

Bunda ekonomik ve sosyolojik etkenler ağırlıklı olduğu gibi partilerin izlediği politikalar daha bir ağırlık kazanıyor.

Dolayısıyla hem AK Parti hem de CHP, aynı seçimde ortaya çıkan tabloyu iyi okumalılar.

Ancak bu tür bir değerlendirmelerde bulundukları takdirde, önümüzdeki süreçte yapılacak seçimlerde, aynı bölgeler adına daha iyi netice alabilirler.

Hele birde, adaylık seçiminde halkın iradesi egemen kılınırsa, mutlaka beklentiler karşılık bulur.

Yok eğer, nasılsa bu bölgeler bize oy vermiyor! gibi bir eğilim içerisine girerlerse, benzer bir tablonun ortaya çıkacağında şüphe yok.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.