PARASINI ALAN KAÇMIŞ!..

Bu haber 09 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 746 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak başkanlığında gerçekleştirilen İl Koordinasyon Kurulu toplantısında, birçok konu ele alınmasına karşın gündemin ağırlıklı konusu, il genelinde konuşlanan bazı karayollarının hal-i pürmelali idi.
Zira gündemde yer alan maddelerden, özellikle Karayolları 12.Bölge Müdür Yardımcısı Şemsettin Zeren’in değindiği hususlar karşısında, vali Altıparmak dahil katılımcıların irkilmesine neden oldu.
Nasıl şaşırmazsınız?
Toplantıya iştirak eden birçok kaymakam, belediye başkanı ve il genel meclis üyelerinin sorularına ilgili tarafından verilen cevaplar, akıllara ziyandı.
Oysa, iktidar partisi AKP, 2002 yılında iş başına gelmesiyle birlikte ilk el attığı çalışma alanı ulaşım idi.
Bizatihi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın o süreçte yaptığı açıklamalar hala kulaklarımızda.
Hükümet olarak görev üstlendiğimiz süreç içerisinde 15 bin KM duble yol yaparak, ülkemizin bu hususta çektiği sıkıntıları gidereceğiz.
Hakikaten ilgili hükümet bu konuya dört elle sarılmıştı.
Başka kentler yanında kendi ilimiz Muğla’da dahi sürdürülen çalışmalar üzerine şahsen kaleme aldığım birçok yazımda dedim ki, yiğidi öldür hakkını yeme.
Baksanıza yıllardır sıkıntı yaratan karayolların iyileştirilmesi çabaları tüm hızıyla sürüyor.
Böyle giderse, ülkemizin bir uçtan diğerine yol ağı standartlar ölçüsünde gerçekleştirilecek.
Aradan yıllar geçti.
Her halde bu alanda önemli ölçüde sıkıntı kalmadı derken, bir vesileyle Ankara’ya giderken karşılaştığım manzara karşısında şaşkına döndüğümü, bir süre önce belirtmiştim.
Kale Tavas’tan başlamak üzere, Denizli ve Afyon güzergahı üzerinde hareket etmek adeta imkansızdı.
İster aşırı yağışlara bağlansın, isterse haddinden fazla trafik yoğunluğuna, yolların hali gerçekten düşündürücüydü.
Üstelik aynı yolların, turizmin gözbebeği Antalya ve Muğla’ya uzandığı düşünülürse.
O zaman anladım ki, hükümetin tüm iyi niyetli girişimlerine karşın bir yerlerde eksiklik var.
Nitekim, il koordinasyon kurulunda ilgili bölge müdür yardımcısının açıklamaları, bu durumu teyit ediyordu.
Bir kısmının ihalesi yapılan, bazıların ihale aşamasında olduğu yollarla ilgili yaşanan açmazlar, kaymakam, belediye başkanları ve ilgi genel meclisleri tarafından soru yağmuruna  tutulmuştu.
Buna karşın Şemsettin Zeren’in cevaplamada zorlandığı gözden kaçmadı.
Hatta vali Altıparmak, Kale-Muğla yoluyla ilgili araç trafiği yoğun değil! açıklamasına, siz yolu açın bakalım yoğunluk olacak mı, olmayacak mı? cevabı, meselenin bir boyunu gözler önüne sermişti.
Bölge müdür yardımcısının açıklamaları arasında en çarpıcı, dolayısıyla daha bir üzüntüye neden olan neydi biliyor musunuz?
Birçok yolun ihalesi yapıldıktan sonra çalışmalar başladı.
Ne var ki belirli süre sonra müteahhitler işi bıraktı!
Oysa öğreniyoruz ki, yüklenici firma hak edişlerini eksiksiz almış.
Yol müteahhidi ve de teknik elaman değilim.
Ama bir gazeteci olarak araştırmalarımız sonucu ortaya çıkan, bazı firmaların kaymağını yedikten sonra işi bıraktıkları.
Başlangıçta dört elle sarılanlar, ne zaman işin zor kısmı kaldı.
Bir şekilde yan çizmişler.
Halen çalışmaların sürdüğünü bildiğimiz Yatağan-Milas, Muğla-Marmaris, Gökova-Köyceğiz, Fethiye-Seki arasında durum pek farklı değil.
Bu demektir ki birçok firma parasını aldıktan sonra işi bırakmış.
Tabi kastettiğim tüm firmalar için değil.
Şimdi…
Eğri oturup doğru konuşalım.
AKP Hükümetinin bu alanda samimi olduğunu kimse inkar edemez.
Ülkemizin tüm yollarının batı standartlarında olması adına girişimler sürdürülmüştür.
Ne var ki, bu tür yollar adına karşılıklı anlaşma imzalanırken, her türlü krıterlerin göz önüne alınması gerekirdi.
O takdirde şimdi olduğu gibi müteahhitler işleri yarım bırakıp gitmezlerdi.
Şimdi, işin uzadığına mı yanarsın, yoksa böylesine ekonomik sıkıntılara karşın devletin, dolayısıyla vatandaşın uğradığı zarar ve ziyana mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.