“Panayır ile fuarcılığı karıştırdık”

Bu haber 06 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 938 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

“İmkanı olanlar adalara gitsin” başlıklı yazımda, geçen hafta AKP Muğla İl Başkanlığı’nda yaptığı Rodos Fuarı’nı değerlendirdikten sonra basına soru sorma imkanı tanımadan İzmir’e gittiği için Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’e şöyle sitem etmiştim;
“Gazetecilerin soru sormalarına izin verilseydi, sayın Bakan’a ‘Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak katıldıkları fuarda, Yunanistan’ın Sanayi ve Ticaret Bakanı’nın da bulunup bulunmadığını, bulundular ise kendileriyle vize üzerine konuşup konuşmadıklarını…’ soracaktım.”
Sayın Bakan soru sorma imkanı tanısaydı, kendilerine yöneltebileceğim sorularımı da sıralamıştım. Sorularımın yanıtını önceki gün yapılan İl Genel Meclisi Toplantısı’nda Meclis Başkanı Zeki Köylü’den aldık….
 
xx           xx           xx
Muğla İl Genel Meclisi’nde 2010 Yılı Özel İdare Bütçesi görüşmeleri yapılırken, meclis üyelerinin soruları üzerine İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Köylü tarafından fuarın değerlendirmesi yapıldı. Köylü “Panayır ile fuarı karıştırdık” dedi.
Meclis Başkanı Köylü, Bodrum Ticaret Odası’nda ‘meclis başkanlığı’ yapmış biri olarak, sözcükleri sorumluluk duygusu içinde seçerken dikkatliydi. Ama genel anlamda; toplumsal sorumluluğunun bir gereği olarak da gerçeklerin altını çizmekten geri durmadı. Gerçekten demokrasiye inanıyorsak ve herkesin gayesi “daha iyiye” ve hak edilmiş “başarıya” ulaşmak ise, artık bu türden “eleştirilere tahammül” edip, o eleştirilerden “ders çıkarmasını” bilmeliyiz.
Mızrağı çuvala sokma çabası içine girmeden özeleştiri yapma erdemine de sahip olmalıyız. Çünkü kendimizi kandırsak da, kamuoyunu kandırmanın bir “kazancı” yok…
 
xx           xx           xx
Yaptığı değerlendirmede, fuarı küçümseyerek olmasa da “panayır” olarak nitelendiren ve karşı tarafı (Rodos’un yönetenlerini) samimiyetsiz bulan Meclisi Başkanı Köylü  il genel meclisi üyelerinin sorularını yanıtlarken şöyle dedi:
“Bana göre fuar değildi. Güzel bir panayırdı. İzleyen çoktu. Biliyorsunuz orada Türkler de var. Neredeyse hepsi gelmişti. Rodos Fuarına değişik firmalar katıldı. İlgi büyüktü. Standları gezen çok oldu, ama beklediğimiz oradaki işadamları ile beraber ilişkiler sağlayıp, iş geliştirmeliydik.”
Yaptığı değerlendirmede, “Bizim oraya önyargısız gitmemize rağmen, muhataplarımız önyargılıydı.” saptamasında bulunan Köylü, “Biz bakanımızla gittik, onlar bir bakan vekili ile karışladılar. Biz valimizle gittik, onların valisi gelmedi. Muğla merkez belediye başkanımızla gittik, onların belediye başkanı yoktu. Fuarın son günü Rodos Belediye Başkanı gelecek dediler. Bizim Bodrum standında kimse yoktu, bekler misin dediler. Bekledim. Belediye Başkanı 12’de gelecekti. Ben 2.5’a kadar bekledim. Muğla’ya dönüş nedeniyle standı terk etmek zorunda kaldım. Sonradan öğrendim belediye başkanları 17.30’da gelmiş. Böyle bir şeyi burada biz yapsaydık, Yunan basını ‘skandal’ diye başlık atardı.” diye devam etti.
Bu fuarın ilki üç yıl önce yapılmıştı. O fuarda da benzer sorunlar yaşanmıştı. O zaman dönemin Valisi Temel Koçaklar idi. Kendisini karşılayan olmadığı gibi, oteli bizim gazetecilerin yardımı ile bulmuştu!..
 
xx           xx           xx
Bir de ben fuarın adını merak ediyorum. Basında fuarın adından “Türk” sözcüğünün çıkarıldığı yer aldı. Nedense, fuardan sonra kimse bu konuda değerlendirme yapmadı. Nedense bu konu “cısss”…
Fuarı bir Yunan firmasının adı altında düzenleyen Türk organizatör tarafından yayınlanan, 27.06.2009 tarihli basın bültenin başlığı şöyleydi:
“RHODEXPORT 2. RODOS TÜRK İHRAÇ ÜRÜNLERİ FUARI BASIN BÜLTENİ”
Peki Rodos’ta fuarın adı “RHODEXPORT 2. İHRAÇ ÜRÜNLERİ FUARI” haline geldi mi?
Bizim duyduğumuz, basından öğrendiğimiz; fuar düzenlemesi bir Yunanlı firma tarafından yapıldığı için, adından Türk sözcüğü çıkarılmış! Düzenleyen firma ne olarsa olsun, düzenlemenin sahibi Türkiye… Doğrusu hoş olmamış. Bu fuar sayesinde Muğla, Türkiye trilyonlar kazansa da, karşılaşılan ‘muamele’ sineye çekilemez, çekilmemeli!… Nitekim yaptığı değerlendirmede, Meclisi Başkanı Köylü de, “Belki attığımız taş ürküttüğümüz kuşa değmedi.” diyor ve şöyle ekliyordu:
“Ama Rodos esnafı çok memnundu. Sanıyorum bu fuar vesilesi ile Rodos’a gidenler 1 milyon euro bıraktılar.”
 
xx           xx           xx
Meclisi Başkanı Köylü, değerlendirmesinde Ticaret Odası Başkanlarımızı da kutlamaktan geri durmadı. “Yine de ben ticaret odası başkanlarımızı kutluyorum. Panayır da olsa kolay yapılmıyor.” dedi. Meclis Başkanımıza katılıyorum…  Gerçekten bu işler kolay değil…
Ema keşke bir de Yunanlı iş adamları ile bizim iş adamlarımız köklü, kalıcı ticaret körpüsünün temellerini de gerçek anlamda atabilmiş olsalardı…
Fuar organizasyonunu üstlenen Yunanistan’ın Alfa Ekthesiaki firmasının Türkiye Temsilcisi ve ADA Danışmanlık yetkilisi Özgür Bayoğlu fuar tanıtımının yapıldığı bir basın açıklamasında ‘’fuara katılan firmaların daha yoğun iş bağlantıları yapabilmeleri için Atina, Pire, Girit, Samos, Kos gibi bölgelerden mimarları, mühendisleri, müteahhitleri, tüccarları, toptancıları, inşaatı ve yenileme çalışmaları devam etmekte olan otel sahiplerini, uçak biletleri ve konaklamaları Alfa Fuarcılık tarafından karşılanmak suretiyle Rodos’a davet ederek, katılımcı firmaların memnuniyetini arttırmayı hedeflediklerini” bildirmişti.
Bu yapıldı mı? Alfa kaç Yunanlı işadamını ağırladı?
Gelin, “İmkanı olanlar adalara gitsin” başlıklı yazımda vurguladığım gibi, bu fuarı Marmaris’te, Bodrum’da veya Muğla il merkezinde düzenleyelim. Kendimizi küçültmeyelim!.. Burada düzenleyeceğimiz fuara 12 Adalar’da ticaret yapanları; tüccarları, işadamlarını ve onlarla birlikte 12 Adalar’ın Valisini, Ticaret Odası Başkanlarını davet edip, ağırlayalım. Türklüğümüzü, konuk severliğimizi, önyargısızlığımızı ve niyetimizi bir güzel ortaya koyalım. Ağırlama için, Rodos’ta bıraktığımız 1 milyon Euro’dan daha az para harcarız, ama her iki yakanın tüccarını, iş adamını yan yana getirip, olması gerekeni gerçekleştirebiliriz…
 
xx           xx           xx
Meclisi Başkanı Köylü’nün Mecliste yaptığı değerlendirmeden önce Muğla’da değerlendirmede bulunan Sanayi Ticaret Bakanı Nihat Ergin’in de “Geçmiş, geleceğe ipotek koymamalı. Adalara gidip gelmeliyiz. Hafta sonlarını oralarda geçirebilmeliyiz. Bu geliş gidişler siyaseti yumuşatacak, adalarla olan ticareti geliştirip, canlı tutacaktır.” diyordu.
Katılıyorum, ama ‘karşılıklılık ilkelerinden” de ödün verilmemeli…
 
xx           xx           xx
Bu gün Muğla Belediyesi Güneş Evi’ni ele alacaktık. Sonra ele alırız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.