Palyatif Bakım Merkezi ve TEKNOPARK

Bu haber 01 Eylül 2018 - 2:21 'de eklendi ve 1.302 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Üniversitemiz yüzde 51 hisseye sahip. Dün gece Teknopark ile ilgili kendi aramızda bir toplantı yaptık. Artık iş önümüze düştü, üniversitenin işin içine girme zamanı geldi.

Bu ifade Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek‘e ait.

Üçüncü rektör yardımcısını bulmakta zorlanıyoruz.

Üniversite kampusu yol geçen hanına dönmüş.

Kampusta durağanlık var

Üniversite aynı zamanda sosyal bir alandır.

Bu ifadelerde öyle… Bunlar, neredeyse üç hafta oluyor, Rektör Çiçek‘in Muğla Basını ile bir araya geldiği kahvaltıda kullandığı ifadeler. O günden beriÜniversite olarak özeleştiri mi, yeni yönetim olarak eski yönetime eleştirimi?” diye anlamaya çalışıyorum.

Çünkü Rektör Çiçek o kahvaltıdan önceki açıklamalarından birinde deKimseye soruşturma açılmayacak demişti…

Üç haftada üçüncü rektör yardımcısı bulundu mu bilmiyoruz. Açıklamalarını yaparkenHız diğer adımızda demişti. Öyle kendisine yetişmek zor. Üniversitenin altı üstüne gelmiş durumda. Bazı dekanlar değişti, yüksek okullarda yöneticiler değişiyor… Yeni kadroda tanıdıklarımdan birine “Ne oluyor?” dedim, “İyi şeyler oluyor.” diye karşılık verdi. İzliyoruz…

xx           xx           xx

Üç hafta önce yapılan kahvaltıda Rektör Çiçek ile birlikte Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bakiye Uğur ve Prof. Dr. Adnan Çevik te birer konuşma yaptılar. Muğla‘nın maddi, manevi değerlerine dikkat çeken tarihçi Çevik, “Muğla’nın değerlerini ortaya çıkarıp tanıtacağız.” derken, Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Uğur, Milas-Güllük‘te üniversiteye tahsis edilmiş olan Etibank Tesislerine ait binalarda Muğla Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma Hastanesi‘ne bağlıPalyatif Bakım Merkeziaçılacağı müjdesini verdi. Uğur, Palyatif Bakımı şöyle anlattı:

Palyatif bakım, mevcut hastalıkları nedeni ile tam olarak iyileşemeyen veya yaşam sonunda desteğe ihtiyacı olan hastalara yardım etmeyi amaçlayan bir tıp alanıdır. Aynı zamanda ‘destekleyici bakım’ olarak da bilinir. Hastanın acı çekmesinin giderilmesi ve yaşam kalitesinin artırılmasına odaklı bir bakım şeklidir. ‘Hastanız için yapabileceğimiz bir şey yok, alın evinize götürün’ denilen hastaların ağrı ve diğer sıkıntılarının azaltılması üzerinde durulur. Yaşamın sonunda, hastalığı iyileştirme amaçlı tedavilerin amacına ulaşamadığı durumlarda palyatif bakım devreye girer ve hastanın şikayetlerine yönelerek yaşam kalitesini artırmayı hedefler.

Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bakiye Uğur bu merkezin “Sağlık Turizmi” hedefine yürürken, önemli bir adım olacağını ifade etti.

xx           xx           xx

Bu konuda yazdığımız ilk yazımda belirttiğim gibi, söz konusu kahvaltıda çok soru soramadık. Benim ilk iki sorumdan biri Muğla TEKNOPARK A.Ş. İle ilgili olmuş, ancak bu çok önemli konu Rektör Çiçek tarafından anlatılırken aynı konuda sorular sormamız hasıl olmuş ve iş uzayınca sıkılan arkadaşlarımız olmuştu. Ayıp olmasın diye başka soruda soramamıştık!

Meclisi‘nde ve Yönetimi‘ndesanayicinin” bulunmadığı bir MUTSO ile henüzsanayileşememişMuğla‘da, üniversitenin öncülüğünde bir TEKNOPARK kuruluşuna sahip olduk. 54 ortağı arasında dasanayicive TEKNOPARK‘tan fayda sağlayacakmeslek sahibi bir elin parmağını geçmiyor…

Hal böyle olunca Rektör Çiçek‘e “Bu TEKNOPARK vaktinde kurulmuş olanlara nasıl yetişebilir?” diye sordum. Özetle şöyle anlattı:

Geçtiğimiz gün bir toplantı yapıldı. Üniversitemiz yüzde 51 hisseye sahip. Dün gece Teknopark ile ilgili kendi aramızda bir toplantı yaptık. Artık iş önümüze düştü, üniversitenin işin içine girme zamanı geldi. Toplantıda Teknopark’ı kimler çalışacak, şirketleri nasıl oluşturacağız, şirketleri buraya nasıl çekeceğiz, aktive edeceğiz, ne tür ürünler olmalı ve ne tür çalışmalar yapmalıyız bunu konuştuk. Kendimize yol haritaları çizmeye başladık. Hızla çözümler üreterek Teknoparkı faaliyete geçireceğiz. Teknopark ile şehrimiz bir model şehir olma yolunda gidiyoruz. Bunları hızla yapacağız. Direk sonuçlar alacak şekilde çalışıyoruz

xx           xx           xx

Rektör Çiçek‘e ben yine de TEKNOPARK‘ın başarısı için partnerlerini sordum. Yanıt verirken, “Hız bizim diğer adımız.” diyen Çiçek, ARGE‘ye büyük önem verdiğini belirterek şöyle anlattı:

Muğla’da Teknopark sürecinde yavaş hareketten kayıplar yaşandığını gördüm. Biz yönetim olarak bu yavaşlığı kırmak istiyoruz. Biraz iddialı olacak ama hız bizim diğer adımız olacak. Gece gündüz çalışıyoruz. Bu bağlamda Teknopark’ın yol haritasını çizdik. Bina yapımına başlama kararı aldık. Teknopark’ın başına sanayi sektöründen bir yönetici atayacağız. Muğla Teknopark için güzel bir ekip kurmak istiyoruz. Teknopark üniversitemizin yüzde 51 hisse sahibi olduğu bir şirket. Bize öncelikle bir CEO, buraya ülkemizin önemli firmalarını, markalarını çekebilecek CEO’muz olmalı. Bunu bulacağız. Partnere gelince, ortaklar profili çok güçlü olmamakla birlikte orada Kılıç Balık, ERMAŞ, EKİP gibi firmalarda var. Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği var. Yüzde bir hisseye sahip. Birliğin Başkanı Ziya Şahin ile görüştüm.Hisse miktarını arttırmalarını istedim. Bu birlikle Muğla’da arıdan gelen şifayı, apiterapiyi geliştirebiliriz.

Neden olmasın?

xx           xx           xx

Palyetif Bakım Merkezi, Apiterapi, ARGE ve daha fazlası…

Görünen o ki Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek ve arkadaşları üniversiteyi ve üniversite ile birlikte Muğlayı alıp bulunduğu yerden olması gereken yere taşımak için bir karar vermişler ve en önemlisi buna hazırlıklılar.

O gün kahvaltıda anlatmaya çalıştım, ama başka soru soracak meslektaşlarımız olduğu için anlatamadım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilindiği gibi Ağustos başında100 Günlük Çalışma Programını anlattı.

Program kapsamında yüksek teknolojili ürünlere destek sağlamak için fon şirketleriyle protokoller imzalanacağını aktaran Erdoğan, KOBİ’lere verilen desteğin artacağını belirtti. Stratejik ürünler başta olmak üzere yazılımdan makine teçhizatına kadar her alanda KOBİ’lerin yanında olunacağını vurgulayan Erdoğan, Türkiye Uzay Ajansının kurulacağını, böylece Türkiye‘nin uzay çalışmalarında daha etkin bir şekilde yerini alacağını söyledi.

Teknoparklarda Ar-Ge çalışması yapan şirketlere verilen “TÜR belgesi“nin, iş bitirme yeterliliği olarak kabul edileceğini bildiren Erdoğan, bu imkanların kullanılabilmesini yakından takip edeceklerinin altını çizerken de “Yazılım, bilişim, sağlık, eğitim, film yapımı ağırlıklı yeni nesil ihtisas serbest bölgeleri kuruyoruz.” dedi.

xx           xx           xx

Anlatmak istediğim buydu…

Muğla buYeni Nesil İhtisas Serbest Bölgelerine talip olabilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan atamasını daha yeni yaptığı bir rektörü unutmamıştır. Bir fırsat, bir şans verebilir.

Neden olmasın?

Ben MUTSO‘nun, bir başka STKnın veya şirketin butalebi gerçekleştirebileceğine inanmıyorum.

Ancak Rektör Çiçek‘in önderliğinde MUTSO ve öteki oda temsilcileri ile Hamdi Yücel Gürsoy, Mustafa Ercan (ERMAŞ), Ziya Şahin (MAYBİR), Orhan Kılıç (Kılıç Holding), Ahmet Tan Karaosmanoğlu (Karaosmanoğlu Turizm İnşaat Şti), Yücel Okutur (Faya Turizm İnşaat), Safa Altaş (Ekip), Milas OSB, Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim, Yatağan Termik Enerji, İlter Bilgisayar ve Disolar Enerji‘den oluşan bir heyet etkili olabilir.

Muğla’nın geç kalmış TEKNOPARK’ı ile “Yeni Nesil İhtisas Serbest Bölgesi” Muğla’yı olması gerektiği yere daha hızlı taşıyabilir.

xx           xx           xx

Ben Muğla’da, teknolojiyi takip edebilen, yeni teknolojiler ile karşılaştığında heyecanlanan bir öğrenci topluluğu oluşturmak istiyorum. Bu süreçte öğretim üyelerimize çok iş düşüyor. Çok güşlü öğretim üyelerimiz var. Onlardan faydalanacağız. Proje odaklı çalışmalarını istediğim öğretim üyelerimizin de yükselme kriterleri projeleri olacak. Dış kaynaklı projelerde artış bekliyorum.

Rektör Çiçek kahvaltıda bir bakıma durumu böyle özetliyordu.

Kendisini dinlerken her şeye hakim olduğunu görmenin rahatlığını yaşıyor, çok tanımadığınız bu insana güven duyuyor, destek vermek istiyorsunuz. Karşımızda ülkesini, yaşadığı kenti, öğretim üyelerini arkadaşı, öğrencileri çocukları gören, hepsine yararlı olmak isteyen, ama başta mesai arkadaşları olmak üzere öğretim üyeleri ile öğrencilerden “başarı”; başta yerel yönetimler olmak üzere Muğla‘dan da destek bekleyen, isteyen genç, inanmış ve heyecanlı bir “bilim insanı” vardı o gün…

Biz destekliyoruz. Umarım yerel yönetimlerde bir şans verir…

—————————————-                                                                                —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ: “Paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki; paran bittiğinde, şerefin de bitmesin.” (Nicanor Parra)

ÇİVİ

Arkadaşım “Kafama BİM torbası geçirip, Migros’a girip ‘Yaşasın A 101’ diyesim var. Bir şey olur mu?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

——————————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 01 Eylül 2018 / 11:44

Meclisi‘nde ve Yönetimi‘nde “sanayicinin” bulunmadığı bir MUTSO ile henüz “sanayileşememiş” Muğla’da. Gocuman; Yazınızı keyifle okudum. Baştaki Cümleye takıldım. Daha düne kadar Ticaret Odası idi ve doğru idi. Sanayi odası eklendi. ad değiştirme ile faaliyet aktif olabiliyormu. ola-ma-dı. sevgi ve saygı.

Biray 02 Eylül 2018 / 13:46

Üniversiteyi yakından takip eden biri olarak yeni rektör ve ekibine başarılar diliyorum. Rektör yardımcısı bulamama noktasında sıkıntı olduğuna ise katılmıyorum. Zira üniversitenin merkez kampüsünde 6 bin öğrenciye sahip, her türlü yönetim, ekonomi ve işletme eğitiminin verildiği, onlarca kaymakam, mülki idari amir, müfettiş, uzman, hakim vs. çıkartmış ve üniversitenin hem normal döneminde, hem yaz okullarında lokomotif fakültelerinden olan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden en az bir rektör yardımcısının ve en az bir rektör danışmanının olmamasını büyük eksiklik olarak görüyorum. Fakültenin önceki dönem dekanlarından Prof.Dr. Turgay UZUN, Prof.Dr. Bayram COŞKUN, profösörlük zamanı bir yıl kadar önce gelen ancak kadrosu hala doçent olan Doç.Dr. Yavuz ÇİFTCİ bu görevleri layıkıyla yapabilecek kişilerdir. Rektör Prof.Dr. Hüseyin ÇİÇEK’in bu üç ismi KESİNLİKLE değerlendirmesi gerekir. Fakültede nabız yoklasanız bu üç hocamızın ne denli değerli, bilgili ve yönetici vasfına sahip oldukları görülecektir.