Özüne ve Kimliğine Yaklaşan Büyük Türkiye « Hamle Gazetesi

Özüne ve Kimliğine Yaklaşan Büyük Türkiye

Bu haber 22 Temmuz 2015 - 18:41 'de eklendi ve 1.004 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

1909’dan itibaren kimliğimizi unutturmaya çalışan yönetimlerin kalıntıları çok yazıktır ki hala devam etmektedir. 1950 yılı seçiminde halkın iktidara gelmesine rağmen, tek parti döneminin dikta rejimini unutamayanlar, çok partili demokrasiye geçişi bir türlü tahammül edemediler. 1960’da tekrar istiklal mahkemesini kurdular. Mahkeme Yassıada’da kurulmuştu.

Mahkemenin davacıları ve şahitleri hepsi CHP militanları idi. Savcısı ve Telefoncu Aytenler yalancı şahitlik pazarlıkları, mahkemenin ünlü seçilmiş Hakimi; (SİZİ BURAYA DIKAN KUVVET BÖYLE İSTİYOR) demek suretiyle acziyetini ortaya koymuştu. Suçu yalnız ülkesine barajlar, kara yolları, onlarca liman veya iskele yapmak, hava meydanları yapmak, önce tarım ürünleri ham maddesi olan sanayi kurmak idi. O kadar küçüldüler ki bebek ve köpek gibi saçmalıklardan başka dava sebebi olabilecek olay bulamadılar…

Türk Adaleti 1960 Anayasası yüzünden bir türlü tarafsız olamadı. Son olarak Anayasa Mahkemesi bir karar aldı. Dershaneler yeniden açılabilecek! 15 ay evvel CHP, Fethullah Hoca’nın dershanelerinin tekrar açılması için dilekçe vermişler. 15 ay hiç ses çıkarmayan taraf mahkeme, seçim neticesinde tek başına iktidar çıkmayınca, seçimde etkin rolü olan Hoca için ve dostu CHP hatırına, akılları sıra AK PARTİ’ye bir tekme de kendi varlığını onlarca defa inkar eden bu mahkeme vuruyordu . İşte yeni bir zıt kardeşler ortaklığı daha ortaya çıktı. Yıllarca laik Türkiye Cumhuriyeti diye ezberletenlere bakınız neler yapıyorlar? İrtica hortladı diyerek, Müslümanları hayat hakkı tanımayanlara bakın?

MÜSLÜMANLARA DİNCİ DİYE AŞAĞILADIKLARINI SANIYORLAR

Dün gazete bayiinden bir Star, bir Yeni Şafak, bir Akit Gazetesi aldım. Aynı anda bir komşumda gazete almış ve bana bu gazeteyi de oku diye bir Sözcü Gazetesi uzattı. Aldım eve gelince Sözcü’nün yazarlarına ait yazıları makasladım ve dosyama koydum. İş yerime gelince yazıları gözden geçirirken aklım eskilere gitti, dalıp gittim.

İlk olarak Kazım Karabekir Paşa’nın günlüklerini hatırladım. Kendisinin İstiklal Mahkemesi’ne nasıl götürüldüğünü ve oradaki çeşitli insanların kendisi hakkında şahitlik edeceklerini ve o insanlar gibi!..

Sözcü’nün yazarları evvelce Cumhuriyet’te, Hürriyet’te yazarlardı.

Padişah Vahdettin’in, Kazım Karabekir Paşa’yı Ruslarla antlaşma ve doğu illerimizde asayişi sağlamak üzere görev verdiği anda kapı dışında bekleyen Mustafa Kemal Paşa, Kazım Paşa huzurdan çıkınca heyecanla soruşunu, olayı öğrenince rahatladığını… Az sonrada Padişahın kendisini çağırıp genel müfettiş olarak görev vereceğini biliyordu.

Savaş öncesi ve içinde iken millete karşı saf Müslüman ve kardeş olarak zaferlere koşanların, nasıl oluyor da sivil idare de dine karşı olmaları sonucu, yüzde 99 Müslüman olan ülkeyi, azınlık masonik dikta idare olmuş. Ama rejimin adını Cumhuriyet olarak tek partili demokrasi demişler. Trabzon Milletvekili Şükrü Bey’in sonu rejimin ne odluğunu anlatır. Daha dün, Fethullah Hoca onların gözü ile hain idi. Ama şimdi can ciğer vatan evladı olmuş… Dershanelerin yeniden açılışı onların bayramı olmuş!.. Dinci dedikleri Cumhurbaşkanı hala can düşmanları… PKK yeniden faaliyete geçmiş, zaten olacağı bu imiş… Suriye’den kaçanları himaye edeyim derken ülkenin her yerine IŞİT militanları sarmış. (Sözcü Yazarları)

BU KAFA YAPISI ÜLKENİN CAN DÜŞMANI

Can düşmanları Tayyip Bey; ülkeye kıtlık getirmiyormuş, ABD ile bir türlü arası açılmıyormuş. Eğer bin bir entrika ile HDP barajı aşmasa imiş tekrar 400’lerle meclise gelecekmiş. Şimdi ne yapıp yapıp seçime gitmeye mani olmalıdır. Sakın ha… Bu defa yüzde 60 gelecek valla… (Sözcü Yazarları)

DİNCİ DEDİKLERİ YÜZDE SEKZEN SEÇMEN NE DİYOR?

Bu iktidar lideri ve meclisi çok deneyimli, cesur, çok iyi yetişmiş ekonomistler, askerlerin CHP ile birlikte hareket ederek hukuk, yüksekokullar ve sendikalar ile özel kurulmuş dernekler nasıl her icraatın karşısında olabiliyorsa, işte bu gizli oyun bozulmuştur. Bu kuruluşların hepsi birden din düşmanı olmasına rağmen, en aşırı dinci olarak bildiğimiz Fethullah Hoca nasıl oluyor da bu ekibin içinde yer alıyor? Üstelikte ülkenin az yetiştirdiği bir lider olan Tayyip Erdoğan düşmanı oluşuna ne denir…

BÜTÜN BU YANLIŞLARA CEVAP OLABİLECEK UĞUR MUMCU’NUN MEKTUBU HAFTAYA BU KÖŞEDE YAYINLANACAK.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.