Öztürk ile Hastane Sohbeti

Bu haber 05 Kasım 2015 - 0:39 'de eklendi ve 1.500 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Allah gelenden gidenden etmesin. Önceki gün AK Parti’nin yeni Muğla Milletvekili Nihat Öztürk ziyaretime geldi.

Milletvekili olmadan önce telefonla arayıp “Geçmiş olsun” temennisinde bulunmuştu, ama partilisi Milletvekili Hasan Özyer gibi, CHP Milletvekili Av. Akın Üstündağ gibi kendisi gelmemişti.

O nedenle “Sen onca yazı yazdın da ne oldu? Bak ben yine de milletvekili oldum.” demek için mi geldi acaba diye düşündüm. Tabi böyle bir şey demedi. Ama ben yine de düşünmeden edemedim… (!)

 

xx           xx           xx

CHP Milletvekili Ömer Süha Aldan ile MHP Milletvekili Mehmet Erdoğan da gelmedi. Telefonla da aramadılar. Çokta umurumda değil. Mecburda değiller.

Nihat Öztürk telefonla arasa da gelmemesi umurumda olmaya devam edecekti. Bir yazımda da vurguladığım gibi kendisiyle hukukumuz var…

Tabi önceki gün geldiğinde demedi ama “Bak ben milletvekili oldum” diyebilirdi.

Ne gam… Bende O’na “Nihatım ben sana milletvekili olamazsın demedim, Muğla milletvekili olamazsın dedim” derdim…

 

xx           xx           xx

Nihat Öztürk o gün bana milletvekili gibi gelmedi… Sanki ziyarete gelen o benim tanıdığım AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk idi.

Kendisi 7 Haziran seçimlerinden önce umreye gitmişti. Onun ağırlığı mıydı bilemem ama yine de üzerinde bir “ağırlık” vardı.

Şaşırdım…

Kısa dönem milletvekili Hasan Kökten’in şımarıklığını ve bazı il başkanlarının il başkanı olduktan sonra ne oldum delisine döndüklerini görmüşken şaşırmamak mümkün mü?

 

xx           xx           xx

Beraberinde İl Başkanı İhsan Küreci ve Menteşe İlçe Başkanı Erdoğan Ünal olduğu halde ziyaretime gelen Milletvekili Öztürk’ü hazır yakalamışken röportaj yaptım diyeceğim, ama yapmadık. Sohbetimiz röportaj gibi oldu…

Milletvekili Hasan Özyer’in tecrübelerinin hem kendisi hem Muğla için önemli bir şans olduğunu ifade eden Milletvekili Öztürk önümüzdeki 4 yıla neleri sığdırabileceklerini heyecanla anlattı.

Anlatırken İl Başkanı Öztürk ile Milletvekili Öztürk’ün farkı hissediliyordu…

Önceliğin Organize Sanayi Bölgeleri olduğunu söyledi. Milas Organize Sanayi Bölgesinin en kısa zamanda tamamlanacağını belirten Milletvekili Öztürk şöyle devam etti:

“Yatağan’ın unutulan Mermercilik Organize Sanayi Bölgesinin kuruluşunu mutlaka gerçekleştireceğiz. Yeri Aydın yolu üzerinde hazır. Muğlalı yatırımcıların Muğla’dan kaçmalarının önünü keseceğiz. Muğla mermerciliği ülkemizin bir numarası olacak.”

 

xx           xx           xx

Öztürk konuşmamız sırasında önemli bir soruna parmak bastı.

“Nasıl Ankara’dan Muğla zengin görünüyorsa, Marmaris, Bodrum, Fethiye gibi turizm merkezlerinde de ‘evsiz’ yok sanılıyor.” dedi.

Turizm merkezlerimizde başta polis, sağlıkçı ve eğitimci olmak üzere devlet memurları için yüksek kira bedelleri nedeniyle yaşanması pahalı olduğuna vurgu yapan Öztürk şöyle devam etti:

“Öncelikle il merkezinde yılan hikayesine dönen 2.Etap TOKİ Evlerini yapıp, dar gelirli ihtiyaç sahiplerine dağıtacağız. Marmaris, Bodrum ve Fethiye’de de sadece dar gelirliler için konut üreteceğiz. Böylece hem turizm tesislerinde çalışanlar hem de kiraların azda olsa düşmesi sonucu devlet memurları nefes alacak.”

Muğla’nın hep bir turizm merkezi olarak algılandığını, oysa Muğla’nın turizm kadar önemli bir “tarım merkezi” de olduğunu belirten Nihat Öztürk, bu anlamda Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin müdahalesi ile Bakanlar Kurulu’nda onaylanan “Tarıma Dayalı Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi”nin Yerkesik’ te kurulabileceğini de söyledi.

“Böylelikle Muğla’nın tarım ürünlerinin satıldı satılamadı derdi de önemli ölçüde ortadan kalkacak. Doğrudan satılamayan ürün sanayi ürünü haline gelir.” ifadesinde bulundu.

 

xx           xx           xx

Milletvekili Öztürk sohbetimiz sırasında projelerini anlatırken, kendisine göre Muğla’nın en önemli sorununun turizm meselesi olduğunu kaydetti. Kendisinin de turizmle ilişkili olduğunu ve gerek il başkanlığında gerekse milletvekili aday adaylığı sürecinde konuyla ilgili ciddi araştırmaları bulunduğunu, özellikle adaylığı sürecinde sektör temsilcileri ile görüşmelerinde önemli fikir alışverişlerinde bulunduğunu ifade etti.

Bu arada ben Güney Ege’de en pahalı havalimanının bizim havalimanlarımız olduğunu öğrendim. Şoke oldum…

Örneğin İzmir Havalimanında iniş yapan uçaktan 100 TL alınıyorsa, Bodrum Havalimanına inen uçaktan 300 TL, Dalaman Havalimanına inen uçaktan ise 500 TL alınıyormuş!

Bu rakamlarla her havayolu Bodrum’a, Dalaman’a inmek ister mi?

Milletvekili Öztürk’ün Muğla Turizminin sorunlarını anlatırken ortaya koyduğu en çarpıcı örnek buydu ve oldukça da şaşırtıcıydı.

Bu rakam farklılıklarının havalimanı işletmesi ihalelerinden kaynaklandığını belirten Milletvekili Öztürk “Bu ve benzeri sorunları çözmeden Muğla’da turizm yapamayız” dedi.

 

xx           xx           xx

Bugüne kadar Muğla’ya sezonda Kültür ve Turizm Bakanı geldiğini söylemenin zor olacağını, ifade eden Milletvekili Öztürk, bunun böyle olmaması gerektiğini; yani Bodrum’a şöyle bir uğranılmasının amaca hizmet etmediğini vurgularken sözlerini şöyle sürdürdü:

Kültür ve Turizm Bakanımız Muğla’ya sezon başlarken gelmeli ve Fethiye’de, Marmaris’te, Bodrum’da sektör temsilcileriyle ayrı ayrı toplantı yapmalı. Bu yetmez. Bakanımız sezon sonunda da gelip aynı şekilde toplantılar yaparak sezonu yerinde değerlendirmeli. Ki, böylece bir sonraki yıla eksikleri giderilmiş bir şekilde daha hazırlıklı girebilelim.”

 

xx           xx           xx

Milletvekili Nihat Öztürk’ü turizm konusunda dersini çalışmış ve oldukça iddialı gördüm.

Muğla’da artık “sezondan” söz etmenin doğru olmadığını, bu sözcüğün turizm sözlüğünden çıkması gerektiğini belirten Öztürk “Bizim Muğla’da on iki ay turizm yapmamız gerekiyor. Bunun için çok şey yapmamıza da gerek yok. Muğla kışın da Avrupa’nın her yerinden ulaşılabilir olsun yeter” diyerek, projesini şöyle anlattı:

“Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yurt dışı tanıtımlara çok ciddi harcamalar yapılıyor. Bu harcamaların yarısı Türk Hava Yolları’nın tarifeli seferlerinin sübvanse edilmesine harcansa turizmde patlama yaşanır. Örneğin İngiltere’den Muğla’ya THY’nin on iki ay düzenli seferleri olmalı ve başka ülkelerle rekabet etmemizi sağlayabilecek indirim uygulanmalı. Turist uçak bileti nedeniyle Muğla yerine Atina’yı tercih etmemeli. Yani turisti destinasyona daha ucuz ve daha kısa sürede ulaştırabilmeliyiz. Sadece bunu başlatmak sezon sözcüğünü ortadan kaldıracaktır.”

xx           xx           xx

Bu sohbetin sonunda dayanamayıp, ”Sen bunların il başkanlığında da gerçekleşmesini sağlayabilirdin. Neden o zaman yapmadın da şimdi?” diye sormadan edemedim. Yanıtı şöyle oldu:

“Benim il başkanlığım döneminde sizin de bildiğiniz sıkıntılarımız vardı. Birlik beraberlik içinde hareket edilemedi. Bir kere şunu belirtmek isterim, Hasan Özyer turizm sektöründe söz sahibi olmanın yanında milletvekilliği deneyimi olan bir kişi. Bu bizim şansımız. Diğer bir şansımız ne benim, ne Hasan Bey’in il ve ilçe teşkilatlarıyla sorunu yok. Uyum içindeyiz. Bu anlattıklarımı el ele verip gerçekleştirecek durumdayız. Daha fazlasını da yapabiliriz.”

Daha çok şey konuştuk. Yerim doldu. Yeri geldikçe paylaşırız. Şu kadarını söyleyeyim Nihat Öztürk’ü döneminde Muğla’ya hizmet taşımak kararlılığı ve inancı içinde gördüm.

Kendisini yakından takip edeceğiz…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.