Öztürk, Başaran ve Erbay Yarışı

Bu haber 19 Ekim 2015 - 0:52 'de eklendi ve 1.125 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Geçen Cuma günkü yazımda CHP 4. Sıra Adayı Burak Erbay’ı bugün yazacağımı söylemiştim… Geçen hafta 14.10.2015 tarihli, “Muğla’da CHP Varmış” başlıklı yazımı ise, “Haksızlık etmeyelim CHP Milletvekili Av. Akın Üstündağ hafta sonunda Bodrumda imiş.” diyerek şöyle tamamlamışım:

“Hamle de yer alan habere göre burada vatandaşlarla sohbetinde partisinin Muğla’dan 4 Milletvekili çıkaracağını söylemiş. Neden olmasın. Hem 100 Türk büyüğünden biri ‘çalış senin de olur’ dememiş mi? Ama sanki Nihat Öztürk Burak Erbay’dan daha çok asılıyor gibi.”

Gazetemiz yazarlarından Prof. Dr. Namık Açıkgöz’de “Muğla Siyasetinin Şimdiki Hali” başlıklı ve 12.10.2015 tarihli yazısında şöyle demişti:

“Seçime kadar AK Parti Muğla tabanını heyecanlandıramazsa 2. Sırası tehlikeye girebilir. Seçmenin bıkkınlığı ve yorgunluğunun yanı sıra, heyecansızlığıyla beraber seçimlerdeki oy düşüş trendi devam ederse, Nihat Öztürk’ün işi zorlaşır. 2011’de 172.703 oy alan AK Parti, 2014’te 160.000 oya gerilerken, 7 Haziran’da 148.527 oya düşüyor. Bu düşüş, bir çözülmeye dönüşürse, AK Parti’de 2. Vekillik elden gidebilir.”

Namık Hoca’nın bu yorumuna bakınca Nihat Öztürk’ün seçime Burak Erbay’dan daha çok asıldığını söylemek anlam kazanıyor…

 

xx           xx           xx

Bu köşede 14.10.2015’te çıkan yazım yayınlanmadan ziyaretime gelen CHP’nin Muğla 4.Sıra Milletvekili Adayı Av. Burak Erbay, sanki ertesi gün çıkacak yazımı biliyormuş gibi ne çok çalıştığını anlattı. “Ben başka adaylar gibi yanımda gazeteciyle dolaşmıyorum. İşimiz şov yapmak değil, partimizi anlatıp oy toplamak.” dedi. Ardından şöyle devam etti:

“AK Parti’ye neden oy verilmemesi gerektiğini değil, CHP’ye neden oy verilmesi gerektiğini anlatıyorum. Partimiz CHP hiç bugünkü kadar iktidara hazır olmamıştı. Burak Erbay’ın parlamentoya gitmesi için değil, artık Türkiye’nin yüzünün gülmesi, emeğin yücelmesi, barışın yerleşmesi, demokrasinin işlemesi için oy istiyorum.

 

xx           xx           xx

CHP Adayı Erbay’a neden aday olduğunu sorup, “Sadece emeğin hakkını alması, demokratik hak ve özgürlüklerin, barışın sağlanması için aday olmuş olamazsın.” dedim. O, Muğla’daki en genç aday olduğuna dikkat çekip, “Partimiz yönetimde kadınların ve gençlerinde söz sahibi olmasına önem veriyor. Bu anlamda, seçilirsem bu amaca uygun olarak parlamentoda ve partimde yapabileceklerimin olduğuna inanıyorum.” diyerek şunları söyledi:

“Ben Muğla’daki en genç aday olmakla birlikte benim kadar genç olan Milletvekilimiz Akın Üstündağ ile birlikte İl Genel Meclisi Üyeliği deneyimine sahibiz. Şunu söylemeye çalışıyorum; Fethiye Üzümlü’den Bodrum Turgutreis’e, Milas Çomakdağ’dan Dalaman Kapıkargın’a, Kavaklıdere Çayboyu’ndan Datça Yakaköy’e kadar Muğla’nın sorunlarına ve çözümlerine hakimiz. Yani parlamentoya tesadüfen gidip, Muğla’yı öğrenip keşfetmeye kalkanlardan olmayacağız. Ben İl Genel Meclisi Üyeliğimiz sırasında birbirimizi tanıma fırsatını yakaladığım köylümüze güveniyorum. Umarım, onlar da bana güveniyorlardır.”

 

xx           xx           xx

Sormadan edemedim…

Hemen hemen herkesin, Muğla’da MHP’nin ve AK Parti’nin 2. sıra adaylarının değiştirilmiş olmasının CHP’nin 4. milletvekili için şansının arttığı görüşünde olduğunu belirterek, “Yaygın görüş ise AK Parti’den MHP’ye ciddi oy kayışının olacağı, ama bunun MHP’ye değil CHP’ye oy kazandıracağı şeklinde. 7 Haziran seçiminde senin seçilmeni sağlamayan seçmenin bu seçimde seçilmeni sağlayabileceklerine bu yüzden mi inanıyorsun?” dedim.

Erbay’ın yanıtı şöyle oldu:

“Başkalarının mutsuzluklarından mutluluk çıkarmak doğru değildir. Ancak siyasette fırsatlar değerlendirilir. Bu siyasette her yol mubahtır anlamına da gelmemeli. Böyle bir şeyi kendimize yakıştırmayız. Partilerin teşkilatlarının adaylarıyla ilgili meseleleri partilerin kendisini ilgilendirir. Bizi ilgilendirmez. İç hesaplaşmalarla, başka nedenlerle partilerin oy kaybettiği de olur. Biz bunları ne kullanırız, ne de umutlanmamıza vesile yaparız.”

Beklediğim yanıt bu değildi. O şöyle devam etti:

“7 Haziran’ın üzerinden çok geçmedi. O zaman benim seçilebilmem için ne değişti? Konjonktür CHP’nin lehine gelişti. 7 Haziran’da CHP’nin vaatleri için ‘kaynağınız nerede?’ sorusu sorulmuş, partimizin inandırıcı olmadığı savlanmıştı. Bugün ise iktidar partisinin partimizin vaatlerini kopya ettiği görülüyor. Kaynak nerede sorusu artık anlamsız hale geldi. Yani bugün CHP kopya edilen, örnek alınan bir parti. Ben, sadece 7 Haziran seçiminde sandık başına gitmeyen seçmenlerin gitmesi halinde seçileceğime inanıyorum.”

xx           xx           xx

“Muğla’da CHP Varmış” başlıklı yazıma internette Asım Demirel adında okurum yorum yapmış. CHP adayı Erbay’ın yukarıdaki son sözleri bana Demirel’in yorumunu hatırlattı. Demirel şöyle demiş:

“Muğla’da CHP’nin 3 Milletvekili garanti. Çalışıp çalışmamaları önemli değil. CHP tembeli sever. Akın Üstündağ’ın, Ömer Süha Aldan’ın ve Nurettin Demir’in seçilmelerinde sorun yok ki. Niye zahmete girip masraf etsinler? Ama AKP ve MHP’nin 2. sıra adayları çok çalışmak zorunda. Muğla’da CHP’nin Milletvekilleri değil, belediyeleri de çalışkan sayılmaz. Nasıl olursa olsun seçimi kazanıyorlar. Ama Muğla’nın çalışkan seçilmişlere çok ihtiyacı var.

Bu da bir bakış… Ama bende okurum Asım Demirel’in “Muğla’mızın çalışkan seçilmişlere çok ihtiyacı var” sözünü tuttum.

 

xx           xx           xx

Öyle görünüyor ki,1 Kasım Tekrar Genel Seçimleri sürprizlere gebe.

Burak Erbay’ın sözlerine bakıldığında ki kamuoyunda da bu yönde ortak görüş yaygın; CHP bu seçimde Muğla’da 4 milletvekiline oldukça yakın…

Nedense kimse MHP’nin 2 Milletvekili çıkarabileceğini düşünmüyor. Oysa MHP 1 Kasım Tekrar Genel Seçimi’ne giderken aday listesinde isabetli bir değişiklik yaptı. MHP, Bodrum eski İlçe Başkanı Asım Başaran’ı 3. sıradan 2. sıraya getirerek isabetli bir tercih yaptı. Şu an da Muğla’da Sakar’ın üstünü CHP’de Milletvekili Akın Üstündağ temsil ederken, MHP’de Asım Başaran temsil ediyor. Ayrıca Asım Başaran’da AK Parti’nin 2. sıra adayı Nihat Öztürk gibi Karadenizli(!)

Yani bence bu seçimde Asım Başaran’ın da şansı var…

AK Parti’de 1 Kasım Tekrar Genel Seçimi’ne giderken 2. sıra Milletvekili Hasan Kökten’den vaz geçerek doğru yaptı. Ancak Kökten’in yerine bir başka Milaslı adayı getirmeyip, Nihat Öztürk’ü getirerek ne kadar doğru yaptı bilemiyorum. AK Parti’nin bu seçimde Sakar’ın üstünde temsilcisi yok!

Tabi seçim bu… Öyle kimse Nihat Öztürk’ü de yabana atmasın.

 

xx           xx           xx

Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün “Muğla Siyaseti’nin Şimdiki Hali” başlıklı yazısına dönersek orada AK Parti’nin oylarında istikrarlı bir düşüş gözleniyor. AK Parti 2011’de 172 bin 703 oy almış. Biraz daha zorlasalar neredeyse 3 milletvekili çıkaracaklarmış. Bu o dönemin İl Başkanı Nihat Öztürk’ün başarısı olarak görülürse 2014 yerel seçimindeki 160 bin oyu da Nihat Öztürk ile dönemin vekillerinin başarısızlığı olarak görülebilir.

Yoksa 2011’de AK Parti’nin aday sıralamasını çok daha isabetli yaptığı ve o listede Hayati Nizamoğlu’nun da seçilebilir yerde olmasının etkisi oldu mu bilemem…

Ancak 7 Haziran Seçimi’ne geldiğimizde AK Parti’nin oylarının 172 bin 703’ten 148 bin 527 ye düştüğünü görüyoruz. Bu başarısızlığı İl Başkanı İhsan Küreci’ye fatura etme kolaylığını gösteren çok kişi var. Bu şunun şurasında 6 aylık bir il başkanına haksızlık olur. 7 Haziran başarısızlığının ardında önce aday listesinin yanlışlığını, sonra da önceki seçimlerdeki başarısızlığı görmek gerekir…

 

xx           xx           xx

Bu yazıyı Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün “Muğla Siyaseti’nin Şimdiki Hali” başlıklı yazısının son paragrafından bir önceki paragrafından alıntı ile noktalayalım:

“Konuşulanlardan anladığım kadarıyla, 5 vekilin nereye gideceği belli. Belli de kıyamet 1 Milletvekilliğinde kopacağa benziyor Muğla’da. AK Parti ve Nihat Öztürk açısından hoş bir manzara yok ama siyasette 24 saat bile uzundur kimi zaman…”

Yoksa bu seçim Öztürk ve Başaran ile Erbay’ın arasında mı deseydik…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.