Öztürk; “Arkamda Sermaye Yok”

Bu haber 30 Mart 2017 - 1:26 'de eklendi ve 758 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Bugünlerde AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk’ün “Arkamda sermaye yok. Arkamda hiçbir güç yok.” sözü konuşuluyor.

Söz ve sözün içinde geçtiği haber bütün gazetelerde, ajanslarda yer aldı.

Okurlarımızdan gelen telefonlar olmasa o ifadenin farkında olmayacaktım. Benim için Milletvekili Öztürk’ün danışmanı Kenan Gürbüz tarafından kaleme alınmış bir rutin “referandum haberi” olarak kalacaktı.

Gelen telefonların hepsinde aynı soru:

Milletvekili Öztürk için ‘Arkasında sermaye var’ diyen mi olmuş?

xx           xx           xx

Böyle diyen olduğunu sanmıyorum.

Tabi dilin kemiği yoktur.

Öyle diyen olmuş ve Milletvekili Öztürk’ün kulağına da gitmiş olabilir.

Biz duymadık, ama yanıt verme ihtiyacı duymuş olabilir.

Belki de bunların hiçbir değildir.

Haberi defalarca okudum. “Acaba” dedim, sorulara neden olan ifadenin geçtiği yerde Milletvekili ÖztürkSeçilmişliğini Demokrasiye borçlu olduğunu” ifade etmeye çalışmış olabilir mi?

Yani Milletvekili Öztürk “Arkamda sermaye yok. Arkamda hiçbir güç yok.” derken, ifadesi maksadını aşmış olabilir…

xx           xx           xx

Demokrasi önemli.

Demokratik Cumhuriyet’te öyle…

Afganistan’ın, Pakistan’ın, Irak’ın, Suriye’nin ve İran’ın hali ortada…

Herkesin parlamenter olma şansı var mı?

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu genç Cumhuriyetimiz de “tek adam” ve “tek parti” dönemini alıp bir kenara koydunuz mu herkesin her zaman “seçilebilme” şansı olmuştur.

Buna “fırsat eşitliği” de diyebiliriz.

Muğla’nın seçilmişlerine baktığımızda Ortaokul, Lise, Üniversite mezunlarını, “Dr.”, “Prof.” unvanlarına sahip olanları da görebildiğimiz gibi varsıl aile çocuklarını da, yoksul aile çocuklarını da görebiliyoruz…

FETÖ’cü paralel yapının 15 Temmuz’da yıkmaya kalkıştığı Cumhuriyet’in, Demokrasi’nin fazileti işte bu…

xx           xx           xx

Hamle’de “Öztürk referandum çalışmalarına devam ediyor” başlığı ile yer alan haberde, okurlarımızın sorusuna neden olan ifadenin geçtiği yerde geçtiğimiz haftanın 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Çanakkale Şehitlerini Anma Haftası olduğunu hatırlatan Milletvekili ÖztürkÇanakkale Zaferi, benim için çok şey ifade ediyor. Çünkü Laz’ı da vardı, Kürd’ü de vardı, Çerkez de vardı. Ben Karadeniz kökenli biriyim. İstanbul’da doğdum Beykoz’da.” diyerek şöyle devam ediyor:

25 yıldan beri bu toprakların ekmeğini yiyorum ve babam işçi. Arkamda sermaye yok. Arkamda hiçbir güç yok. Nihat Öztürk olarak ben buraya gelip burada il başkanlığı yapabiliyorsam, bu ülkede milletvekilliği yapıyorsam, bu cumhuriyet ve bu bayrak sayesinde.

Görüldüğü gibi Milletvekili Öztürk burada, kendisiyle ilgili birinin, birilerinin “Arkasında sermaye var, şu var, bu var…” dediğinden söz etmiyor…

xx           xx           xx

Milletvekili Öztürk haberin sonunda yer alan ve söz konusu ifadenin geçtiği satırlarda “Bizim derdimiz ne Kürt’le ne Çerkez’le ne de Laz’la.  Laz’ı, Kürdü, Çerkez’i hatta daha da ileri gidelim. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı yerdir Çanakkale. Hep beraber savaşmışız. Oradaki en çok şehit veren üçüncü şehir Halep’tir.” derken sözlerini şöyle sürdürmüş;

Halep neresi? Hani düşman gözü ile bakılıyor ya, ‘Suriye’den o geldi, bu geldi’ diye. Aynı Kürtler, Nevşehirliler, Giresunlular, Trabzonlular gibi Halep ve Şam benim Osmanlı topraklarımın içerisindeymiş. Cumhuriyetin temeli atıldığında, hani vatana sahip çıktıklarını söylüyor ya herkes, vatan, cumhuriyet, demokrasi, millet, birçoğu bunun lafını yapıyor. Biz bunun gerçeklerini ortaya koyuyoruz. Sonuç itibariyle bizim onlarla bir akrabalık bağımız var. Kürtlerle olduğu gibi, Lazlarla olduğu gibi, Araplarla olduğu gibi. Başkalarının umurunda olmayabilir. Biz iktidarız, devletiz. Şu an yaklaşık 2 milyon 600 bin kayıtlı Suriyeli kardeşimiz aramızda. Bunların 300 binine bakıyoruz biz. Aynı doğuda Hakkari’sinde, 100 bin nüfuslu şehrin 70 binine sosyal hizmetlerden yardım yaptığımız gibi. Bunlara yardım yapıyoruz.

xx           xx           xx

AK Parti Milletvekili Öztürk’ün Yatağan’da gerçekleştirdiği “referandum” çalışmasından derlenen habere de bakalım. Haber şöyle başlamış;

AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, 16 Nisan’da yapılacak Anayasa değişikliği ve cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili referandum öncesinde, seçim bölgesi olan Muğla’ya geldi. Muğla’nın tüm ilçelerini gezerek ziyaret ve incelemelerde bulunan Öztürk, her güne bir ilçeyi ayırdı.

Öztürk için haberde geçen “Muğla’ya geldi” ifadesi olmamış!

Kendisi her gün burada…

Galiba sadece Meclis’te oylama olduğu zamanlarda Muğla’dan ayrılıyor.

Kendini tamamen referanduma vermiş durumda.

Yiğidi öldür, hakkını teslim et, derler ya öyle… “Tek başına ordu” gibi. O’nun için “Tek kişilik teşkilat” demek yanlış olmayacaktır. Muğla’da referandum kampanyasını tek başına götürüyor…

xx           xx           xx

MHP’de kimin ne yaptığını bilen yok. Son zamanlarda basında yer aldığını gördüğüm tek haber MHP Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın MHP Bodrum Kongresi’ne katıldığı haberi oldu. O haberde Bodrum basınında yer aldı.

Bodrum Gündem’de yer alan haberin girişi şöyleydi:

MHP MYK Üyesi ve Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, 15 Temmuz Araştırma Komisyonunun görevini yapmadığını, rapor hazırlamadığını ve kendilerinin de bu nedenle muhalefet şerhi koyamadıklarını kaydetti. Erdoğan’ın en çok tartışılacak iddiası ise FETÖ ile kapalı kapılar ardında görüşmeler yapıldığı yönündeki iddiası oldu. Erdoğan “FETÖ’den yargılanan bir şüpheli ile yüksek yargının mensupları aynı karelerde buluşabilmektedir. Bu da kafamızda soru işaretleri oluşturmaktadır…” dedi.

Muğla basınında neden yer almadı bilmiyoruz.

CHP’de Muğla Milletvekillerinden sadece Akın Üstündağ çalışıyor sanki. İlçe ilçe köy köy dolaşıyor…

xx           xx           xx

Ancak AK Parti’de iki milletvekilinden sadece Nihat Öztürk’te performans tavan yapmış durumda.

Hem AK Partili Öztürk’ü, hem de CHP’li Üstündağ’ı “tivıtır”dan izliyorum. Tek başına teşkilat Öztürk adeta il, ilçe yönetimlerini aratmadan, karabataklar gibi bir oradan, bir buradan çıkıyor.

İşte Başbakan Binali Yıldırım gelmeden önce Yatağan ve Menteşe’den attığı fotoğraflı tivitler:

Referandum çalışmalarında bugünkü durağımız Yatağan. Turgut mahallemizde İlçe Başkanımız ve teşkilat mensuplarımızla çalışıyoruzYatağan’da muhtarlarımızı dinledik. Sıkıntılarının çözümü için ilgili makamlarla görüştükÇalışmalarımıza  Akgedik’te gece de devam ediyoruz. Teşekkürler AkgedikBugünkü durağımız Menteşe. Kiramettin mahallemizde muhtarımızı ve hemşerilerimizi dinledikMenteşe Gazeller mahallemizde hemşerilerimizin çayını içtikSaburhane mahallemizde hemşerilerimizden destek istedikBu akşam Kuyucak mahallemizde hemşerilerimizin çayını içtikBu akşam Kıran mahallemizde hemşerilerimize süreci anlattık

Yatağan’da Belediye Başkanı Haşmet Işık, Menteşe’de Belediye Başkanı Bahattin Gümüş acaba Milletvekili Öztürk gibi mahallelerinin altını üstüne getirmişler midir?

xx           xx           xx

Milletvekili Öztürk bugünlerde Marmaris’in, Milas’ın altını üstüne getiriyor…

Önceki yazılarımdan birinde çıtanın yüzde 30 olduğuna dikkat çekmiştim. “Evet”ler yüzde 30 da veya altında kalırsa bu AK Parti ve MHP teşkilatlarının başarısızlığı; yok eğer “Evet”ler yüzde 30’u geçerse bu da Milletvekili Öztürk’ün başarısı olacaktır…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 30 Mart 2017 / 09:05

Gocuman; Yazınızı her gün okuduğum gibi bugün de okudum.tüm tespitlerinize katılıyorum. Muğla Milletvekili Sayın Nihat ÖZTÜRK beyefendi ile ilgili yazı ve söz ve duyumlar hakikaten insanın canını sıkıyor. Amma toplumun önüne geçen kişiler zaten bu şekilde davranışlara muhatap olacaklarını bilirler. Nihat Bey’in “Muığla’ya geldi” sözüne ait cümleniz “‘CUK'” diye oturmuş. Sayın Vekil zaten Muğla da. sevgi ve saygı.