Özgürlüklere anti eylemleri

Bu haber 09 Temmuz 2015 - 18:54 'de eklendi ve 648 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Düşünüyorum okuma serüvenimizi, kitaplarla insanların yolculuğunu, muhabbetini.

Zorladıkça, zorlandıkça dimağıma silik mi silik bilgiler geliyor.

Anımsıyorum bireylerin, ailelerin kitaplara olan korkularını, ürküntülüklerini ve düşmanlıklarını.

Kitaplardan çocukların uzak tutulma isteğini, gayretlerini.

Kitaplara ve okumaya olan algının yarattığı korku dağları günbe gün hafızamda, belleğimde anti-kitap düşmanlarının telaşı, hörgüçlü deve gibi durmakta.

Nice iştir kitaplara düşmanlık.

Anlamak anlamlandırmak zor.

Kitap ve karşıtlarının kurdukları denklemler beynimizi tırmalıyor anımsadıkça.

Bir nahoş oluyor insan.

Ve demişlerdi, seneler seneler evvel.

İki artı iki dört eder der gibi somut, net  sonuçlar çıkarmaya çalıştılar  kitap tehlikeleri konusunda.

Bağıl düşüncelerle korku perdeleri oluşturdular.

Kocaman düşünce hapishaneleri yarattılar.

Kitap eşittir; teröristlik, karşıtlık, aykırılık, boyun eğmezlik, itaatsizlik, baş kaldırı ve haykırıştır dediler.

Kitap ve birey teması yok edilmeye, keskin bir bıçak ile keser gibi kesilmeye çalışıldı.

Merak ediyorum, kitap ile kurulan denklemlere ait hangi izleri, kimler taşıyor.

Kimbilir hangi dimağda silik bilgi, paslanmış anı olarak sereserpe yatmaktadır.

Yine hatırlıyorum yasaklı kitapları ve yazarları.

Düşüncelerden olmuş yapıtların, yani kadim kitaplara yapılan çin işkencelerini.

Belediyelerin sokak köpeklerini zanlı, bir suçlu gibi, karga tulumba arabalara atılıp, götürmesi ve sonrasının bir muamma olması gibi, nice kitaplar, yok edilme ve yasaklanma kararları ile karga tulumba götürülmüştü sonsuzluk ve  yok edilişe.

Kitapları ateşe atarak düşüncelerden oluşmuş fikirlerin ilelebet yok edileceğini sandılar ki yanıldılar. Kitapları ateşe atabilirsiniz  ama düşünceleri asla.

Bir komşumuz vardı, yan apartman sakiniydi. Bizim apartmanın bahçesinde olan akasyanın varlığının kendi dairesini kararttığını belirtip apartman görevlisine 3-4 kez kestirtti. Lakin hızla gövdede kalan kütük kısmından filizlendi bu çilekeş akasya kestirmenin fayda etmediğini görünce bu kez asit döktürttü mazlum olan ağacın etrafına. Ağaç ölmemekte ve yok olmamakta direndi ve yok edilme savaşında pes etmedi. Akasya o kadar inatçı çıktı ki yaşam savaşının galibi oldu.

Akasyaya takmış olan yaşlı hanımda baktı ki baş edemeyecek bıraktı bu eylemini. Yorulmuş hırpalanmış olan akasya, dallarını arşa doğru uzatmakta semalara değmek istercesine büyümekte. Bakın ben kazandım, kötülük kaybetti der gibi inadına büyümekte ki her zaman iyilik kazanamayabilirdi.

Bu ülkede kitaplarda çok emek verdiler yok olmama mücadalesi gösterdiler yazarı ile okuru ile top yekün mücadelenin baş aktörü oldular. Yaşama ve umutlara dair kazanmak ve aydınlığın yüzü olmak istediler ve çabaladılar.

Bizim ülkede kötülüğün çirkin yüzünde tepki vermesi gereken çevre mütemadiyen 3 maymunu oynamayı sever. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın ümitleri ile asimile ederiz  kendimizi. Ne denli doğru algıdır bilemem ama dananın kuyruğu kopunca cıngarı çıkartırız. Aslında özgürlüklere, demokrasiye, evrensel insan haklarına vb. müdahalede top yekün tepki göstersek, evrensel olmayan hak ve hukuk tanımayan uygulamaları  geri pürkürtebiliriz.

Bu ülkenin aydınlık yüzleri gelişmelidir.

Temel insan hakları korunmalıdır.

Özellikle kitaplar kuşlar gibi dolaşmalıdır.

Fikirler gelişmeli ve özgür düşünce ile kutsanmalıdır.

Yasaklı kitapları olduğu kadar yasakcı zihniyetleri istemiyoruz bu topraklarda.

Özgürlüklere anti eylemleri istemiyoruz.

Eflatundan aklıma bir şiir düştü.

Bir söz söylemek isterim ki şair üzerine “Ezeli bir duygu ile şair tüm dünyayı mısralarına sığdırabilir.” Şair çok ama çok şeyler anlatabilir. Şair olmak hoş bir duygudur ve şair duygusallıktan beslenir.

Ve işte Yasaklı Kitaplar gibi şiiri…

Aslında seni sildim, unuttum sanıyordum
Ta ki o gün tekrar görene dek
Aslında bende seni bıraktım sanıyordum
Ta ki o gün sesini duyana dek
Meğer göz görmemiş, gönül katlanmış bunca zaman
Meğer avazı çıktığı kadar susmuş yürek hemen
Sen bitti dedin ama ben yine sakladım bizi
Yasaklı kitaplar gibi satır satır kokladım seni
Sen olmaz dedin ama ben unutmadım bizi…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.