Özelleştirme Diye Diye

Bu haber 22 Mayıs 2014 - 0:16 'de eklendi ve 733 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllardan bu yana sorun olarak karşımıza çıkan hususlardan biri, şüphesiz özelleştirme.

Bakıp gördük tüm dünya, özellikle gelişmiş ülkeler aynı politikayı izliyor.

Bizde yapalım dendi.

Dendi ya!..

Ay akşamdan doğdu.

Zira ağzımızı yüzümüze bulaştırdık.

Hiçbir zaman, gelişim trendi istenilen düzeyde olan ülkelerin üstesinden geldiği özelleştirmeyi gerçekleştiremedik.

Hal böyle olunca dün olduğu gibi bugünde de aynı konu baş ağrıtmaya devam ediyor.

Yine de önümüzdeki süreçte, spekülasyonlara meydan vermeden gerçekleştirilir mi?

Şahsen pek ümidim yok.

Zira işin doğası diyerek olması gereken adımlar atılmıyor.

Ne devlet ne de özel sektör tarafından.

Bunun en çarpıcı örneği Soma Maden Ocağında meydana gelen ve 301 vatandaşımızın ölümüne neden olan facia.

Her ne kadar, geçmiş dönemler içerisinde de benzer olaylarla yüz yüze gelinse de, Soma faciası daha bir yürekleri dağladı.

Oysa, devlet hiçbir kuşkuya yer vermeyen denetim görevini üstlenseydi, yüklenici firma belirlenen eksiklikleri gidereceği için aynı acılarla karşılaşılmazdı.

Olmayınca, dedim ya bir özelleştirme açmazı sürüp gidiyor.

***

Peki nedir özelleştirme?

Bir devletin hükmü şahsiyetinde bulunan taşınmazların, gerektiğinde özel sektöre devredilmesidir.

İlgili devlet bakıp gördü, her hangi bir taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasında sakınca yok.

İhale şartnamesine uyulması halinde bu yola gider.

Tüm demokratik ülkelerin izlediği politika budur.

Peki, Türkiye olarak biz ne yaptık?

Hiçbir kuşkuya yer vermeyecek ihale yerine, bir takım şaibeler içeren yola tevessül ettik.

Kısaca bilerek veya bilmeyerek, üzerinde çeşitli spekülasyonların yapıldığı ihaleler yaptık.

Yaptık ya, ne dün ne de bugün, istenilen normlar içeren ihaleler gerçekleştirilemediği için ülkeyi yöneten hükümetler şaibeden kurtulamadı..

Tabi ki bu durumda, halk kitleleri yanında birçok sivil toplum kuruluşu hepten ayaklandı.

Hem de ilgili ve yetkilileri töhmet altında bırakarak.

Hep bir ağızdan dillendirilen beylik söz;

Tüyü bitmemiş yetimlerin dahi hakkı olan devletin malları, birilerine peşkeş çekildi!

Belki bugün iktidarın gücüne dayanarak özelleştirme yapıyorsunuz ama gün gelecek bunun hesabını soracağız.

Her halde, özelleştirmeye hayır mitinglerinde benzer sloganları duymayanımız yoktur.

***

Aslında özelleştirme, birçok batılı ülkeler gibi layıkıyla yapılsa her iki tarafın avantajına olurdu.

En azından devlet, büyük külfetler içeren işletmeler yerine, daha bir temel konulara eğilme imkanı bulurdu.

Hem de hiçbir kuşkuya yer olmaksızın.

Yüklenici firma, yani özel sektör de, istenilen düzeyde işlevi yerine getirmenin hazzını tadardı.

Bu durumda dense ki alan memnun satan memnun.

Kimsenin söyleyecek sözü kalmazdı.

Ama böyle olmadı.

Hiçbir zaman özelleştirmeyi, beklentileri karşılayan bir doğrultuda yürütemedik.

Fazla uzağa gitmeden hemen yakınımızdaki Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri bunun en güzel örneği.

Çalışanlar özelleştirmeye hayır derken, makul ve kabul edilebilir isteklerde bulunuyor.

Bizler, devletimizin çıkarları doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürdük bundan sonra da sürdüreceğiz.

Şayet santraller özelleştirilirse, onca çalışanımız işsiz kalacağı gibi özel sektör, olmazsa olmaz şartların yerine getirilmesinde, seçici  ve duyarlı davranmayacaktır.

Bunun en çarpıcı örneği Soma Maden Ocağı faciası.

İlgili firma, çalışma koşullarının iyileştirilmesi yanında, belirlenen sorunları gidermiş olsaydı, onca vatandaşımızı hayatını kaybetmeyecekti.

İşte, Yatağan ve havalisinde çalışan emekçilerin, özelleştirme kapsamında öne sürdükleri gerekçeler.

Bilmem buna karşın hala, olmazsa olmaz kriterlerin yerine getirilmediği işletmeler adına, özelleştirme diye diretilir mi?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.