“Özden CHP’yi Sobeledi!”

Bu haber 19 Temmuz 2014 - 0:00 'de eklendi ve 939 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü “Belediyeler Plajları Halka Açsın” başlığını taşıyan yazımı şöyle noktalamıştım:

Bana sorarsanız günübirlik alanlar belediyelere verilmemeli. Çünkü belediyelerin elinde Menderes Türel’in yaptığı gibi “halka peşkeş çekilmeyeceği” ortada…

Günübirlik alanlar Muğla Valiliği’nde kalmalı. Valilik bütün günübirlik alanlarda girişten, tuvaletten, şemsiye ve şezlongdan para almamalı.

Ama bütün o alanlardaki büfeler Valilik tarafından işletilmeli. Valilik kıyıları halka peşkeş çekmeli…

Tabi tersi de olabilir. Yarın devam ederiz.”

Devam edemiyoruz…

Bir meslektaşım haftalık gazetesinin manşetine şu başlığı atmış:

Özel İdare’nin tonlarca yakıtı kime verildi?

Aslında bu gün benim de bu sorunun peşine düşmem daha doğru olacaktı, ama önceki gece sahuru beklerken twitterda yaptığımız sohbeti sıcak sıcak paylaşmak daha iyi olabilir.

xx        xx        xx

AK Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden son zamanlarda pek öyle basın toplantısı filan yapmıyor. Gelip gidiyor, haberlerini çeşitli yerel gazetelerimizde yazan derinlikli, algısı yüksek münevver kalem “Kemal Önekli”den alıyoruz.

Sayın Özden’in Camilerimiz ve Ramazan Davulu ile ilgili çıkışını Sayın Önekli’den almıştık!

Önceki gün tivıtırda Sayın Önekli’nin yeni “Yüksel Özden haberi” ile karşılaştım. Sayın Önekli Özden CHP’yi Sobeledi!” diye tivit atmış. Merak ettim, gazetecilik merakı işte. Atlarız filan diye link verdiği gazeteye ulaştım. Haber şöyle:

CHP Muğla İl Başkanı Mustafa Öztürk’ün Twitter hesabından yaptığı açıklamalarda Ak Parti Muğla Milletvekili Yüksel Özden’in Twitter hesabından yazdıklarına gülüyorum şeklinde mesaja atan Öztürk’e yanıt gecikmedi. Özden Twitterinde, “Duyduklarımız karşısında biz dehşete düştük. 80 öncesi gibi tehdit ayrıştırma ötekileştirme. İnsanlarımız arasına kötülük tohumları ekmeyin.

CHP Muğla İl başkanı CHPli yöneticilerin CBaşkanlığı seçim sonuçlarına göre hizmet alacaksınız tehdidinde bulunduğu iddiama gülüyoruz demiş. İl başkanı gülmekten vazgeçsin Ula muhtarlarına bu tehditleri yapan seçilmiş partililerine ‘bu işten vazgeçin, bizi rezil ediyorsunuz’ desin. Ula ilçemizde aynı durumda iki ayrı seçilmiş CHP li muhtarlara yaptığı tehditleri bi daha yapmasınlar. Böyle siyaset yapma dönemi bitti.

xx        xx        xx

Kemal Önekli’ye tivıtırda “Milletvekili Özden Kıran Camii açılışına CHP’li Ula Belediye Başkanı Ümit Karaaslan’ı da davet etmiş. Keşke orda olup, davete nasıl icabet ettiğini görmüş olsaydınız.” diye yanıt verdim. Bunun üzerine aramızda şöyle bir diyalog geçti:

Kemal Önekli; Üstadım vekil yer ve kişi belirtiyor. İddia net. Baskı sabit.

Özcan Özgür; O zaman Vekil suç duyurusunda bulunsun. Basın toplantısı düzenlesin.

Kemal Önekli; Proaktif siyaset bu üstat. Tewette bir basın toplantısı..

xx        xx        xx

Sanki bütün gazeteciler AK Parti Milletvekillerinin paylaşımı, pardon basın açıklaması olur diye geceleri Kemal Önekli gibi tivıtırda vekilleri takibe alıyor! Proaktif siyasetmiş bu. Basın toplantısı imiş…

Ben o ana kadar “proaktif” sözünün “Bilinçli veya bilinçsiz, sonu olumlu veya olumsuz olsun yeni koşullar oluşturmak ya da mevcut koşulların seyrini değiştirmek için inisiyatif kullanmak” anlamına geldiğini bilmediğim için Kemal Önekli’ye şöyle yanıt verdim:
Buna proaktif değil, provokatif denir. Aman Muğla’da insanları kamplaştırmayalım.

Diyalog AK Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden’in de katılımıyla şöyle devam etti:

Kemal Önekli; Kamplaşmayı yapan belli üstat…

Yüksel Özden; İtilip, ötekileştirilen, hizmet alamazsınız diye tehdit edilenler sesini çıkarınca mı provoke edilmiş oluyor?

Özcan Özgür; Yanlış yapıyorsun hocam. Bunu köşeme alacağım. Bakalım tepkiler nasıl gelir… Sözüm tiviti haber yapana. Basın açıklaması olsa ben de yazarım. Başkası da yazar. Ben şahsan inanmak istemiyorum. Burada herkes yazıp söylüyor. Başkaları da başka şeyler yazarlar. Bu kamplaşmaya neden olmaz mı hocam? Her zamankinden çok birlik beraberliğe ihtiyacımız var. Tehdit edilenler seslerini bizlere de duyursalar, bizlerde onlara sahip çıkarız.

Kemal Önekli; Bu ilde CHP ne yaparsa yapsın hakkıdır ön kabulü var. Ak Parti susacak. Yoksa ayıp etmiş olur.

Özcan Özgür; Kesinlikle ön yargı. Ben kendi adıma konuşuyorum. Ula’da CHP’nin yanlışı varsa ben de yazarım. Ama Sayın Önekli sen yazabilir misin?

Yüksel Özden; O zaman doğrunun peşinde olalım. Yer ve grup adı veriyorum. Pişkinlik yapıp zoraki gülmeye çalışanlara sormamız gerekmez mi?

Özcan Özgür; Hocam beni tanırsınız. Ben gerçeğin her zaman yayındayım. Sahillerle ilgili tivitiniz gazete haberi oldu, nerelere gitti. Basın açıklaması sizin içinde doğru olandır. Neyse siz daha iyi bilirsiniz. Ya da mahlaslı arkadaş. Ben bulaşmayayım.

Kemal Önekli; Ttwetten daha algısı yüksek açıklama yok. Yeni dünya bu. Bir twetle ergenekon davası ne hale geldi bak. Kumpas twetiyle başladı herr şey..

Özcan Özgür; Söz uçar. Ben yazılı mevkuteye bakarım. Ergenekon’un geldiği yer de kanayan vicdanlar…

Yüksel Özden; Konu açık ve net abi. Ula’da muhtarlara iki kez bu tehdit yapılıyor. Daha önce yazdığım konular da var. Bunlar yanlış. Duruş zamanı.

Özcan Özgür; Hocam ben diyorum ki, o insanlarla biz gazetecileri buluşturun, gerekeni birlikte yapalım. Suç duyurusunda bulunalım. Buradan 140 karakterlik çığlık birilerini tatmin edebilir, sonuç getirir mi?

Kemal Önekli; Üstadım sen cesur bir kalemsin. Bu çağ dışı hareketi bizler topluma mal edebiliriz…

Özcan Özgür; Şaşmaz hocam helal olsun. Gazze’de insanlık katlediliyor. Biz ne tartışıyoruz. Hadi Allah’a emanet olun.

xx        xx        xx

O sırada İsrail devlet terörü karadan Gazze’ye gireli bir saat kadar olmuştu ve benim için sözün bittiği yerdi… Benim noktamın ardından Kemal Önekli hocam tivit atmaya devam etti, ama ben noktayı koymuştum.

Kemal Önekli hocam bu “sobelemeyi” nedense pek seviyor. Yerel seçimler sırasında Bodrum ile ilgili bir yazısında da birilerini sobelemeye kalkmıştı. Ama bir gün sobelenirsin… Gazetecilik başka bir şeye benzemez, pardonu olmaz!

Nitekim daha geçenlerde hep birlikte roman hemşerilerimizi “ötekileştirip”, kendileri alaylı olmakla birlikte meslektaşları, hocaları Muğla Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanı Recep Altınok’u hep birlikte linç etmeye kalkıp felç ettik.

Pardonu yok…

Sosyal medya üzerinden gazetecilik değil, tetikçilik yapılır. İyisi mi herkes kendi bildiği işi yapsın!

Şimdi buradan soruyorum; Sayın CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk, Sayın CHP’li Ula Belediye Başkanı Ümit Karaaslan Ula’da AK Partili veya partisiz muhtarlara Cumhurbaşkanlığı seçimi için “oy yoksa hizmet yok” tehdidi yaptınız mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reşat öztepe 19 Temmuz 2014 / 12:43

Gocaman;yazınızı takip eden biriolarak muhtarlarla ilgili olan tehdit mi yoksa şantajmı yada ikaz mı bilemiyorum amma,bize ciddi sayıda bilgi gelmeye devam ediyor.Bizler sessiz kişileriz.Önce inanmak istemedik.sonra da işi takibe aldık ve gördük ki Muhtarların bize verdiği bilgi şöyle;C.Başkanlığı seçiminde vereceğiniz oya göre hizmet alacaksınız.eğer oy yoksa hizmette yok biçiminde bilgi geliyor.işin derinden araştırmasını yapıyoruz amma,dün (cuma)parti de bu anlamda en az 10 -12 muhtar var ve ayni konuyu bize ilettiler.biz hala susuyoruz ve inanamıyoruz.lütfen Gocaman bu işin peşini bırakma.sevgi ve saygı.Bir not;Çıtlık Mahallesinde Muhtarlığa naday olan arkadaş seçilemedi.İşbu arkadaşımız köyde iki berber var.iki berber de Ak Parti SEMPATİZANIpartili değil.Muhtar adayı arkadaş çıtlık da oturan ce he peli lere pnlardan traş olomayın ve Ataköy’e gidin.lütfen yerinde bir araştırma istiyor bu işler.biz yine de bu konulara çok fazla önem vermiyor ve inanmak istemiyoruz.sevgi ve saygı.