Özata’dan İddialı Yaklaşımlar

Bu haber 10 Ekim 2016 - 0:00 'de eklendi ve 781 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Türk Eğitim-Sen Muğla Şube Başkanı Mürsel Özata, Milli Eğitim Bakanlığının bir takım uygulamalarına yönelik öyle yaklaşımlar sergiliyor ki!

İlişkin olarak dense, başkanın yaklaşımları bir takım ithamlar içeriyor.

Kesinlikle abartı değil.

Zaten konuya ilişkin açıklamalarından her şey anlaşılıyor.

Milli Eğitim Bakanlığının torpil bakanlığına döndüğünü belirterek, paralel yapıyı tasfiye etmek adına başka bir paralel yapı kurulduğunu vurguluyor.

İddialı yaklaşımlar derken vurgulamak istediğim ayrıntı buydu.

Ona göre Milli Eğitim Bakanlığı bir başka paralel yapı kuruyordu.

Devamla, yapılan bir takım atamaların kılıfına uydurulduğunun altını çizen Özata, bu atamaların hepsi mahkemelerden dönecektir diyerek, uygulamaların yanlışlığına dikkat çekiyor.

Türk Eğitim-Sen başkanının bu yaklaşımlarına karşın asıl olan, mahkeme süreci.

Dahası, öne sürülen gerekçeler doğrultusunda mahkemenin nasıl bir karar vereceği.

Diyelim ki mahkeme, başkanın iddiaları doğrultusunda karar aldı.

Yasanın amir hükümleri ortada olmasına karşın bakanlık, anında kararı uygular mı?

Yoksa bir takım gerekçeler öne sürerek, askıya mı? alır.

Dolayısıyla bekleyip görülecektir.

***

Türk Eğitim-Sen Muğla Şube Başkanı Mürsel Özata, bir önemli ayrıntının daha altını çiziyor.

MEB tarafından, Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nde yönetici görevlendirmesi ve öğretmen ataması yapılırken, hiçbir somut kriter getirilmemiştir.

Sadece eğitim kurumunun bağlı bulunduğu genel müdürlüğün inhası, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün teklifi ve bakanın onayı ile 4 yıllığına atama ve görevlendirme yapılacağı,

Görev sürelerinin ilk atamadaki usülle 4 yıl daha uzatılabileceği düzenlemesine yer verilerek, idareye son derece geniş, keyfi ve sınırsız bir takdir yetkisi verilmiştir.

Dedim ya Özata’nın öne sürdüğü iddialar, sıradan olmaktan çok uzak.

Dolayısıyla milli eğitim gibi ülkemizin temel taşı bir bakanlık, konuyu ayrıntılı bir şekilde kamuoyuna açıklamak durumundadır.

***

İlişkin olarak önemli bir husus daha var.

Bakanlık bünyesinde yer alan söz konusu uygulama adına, keyfi ve yanlı hareket edilip edilmediği.

Bakanlık bu tür atamalar yaparken;

Gerçekten liyakat sahibi ve konusunda yeterli kişilerin atamasını yapmışsa, kimsenin bir şey demeye hakkı olamaz.

Ya tersi ise!

Başkan Özata’nın altını çizdiği gibi keyfiyet varsa!

Hiçte hak etmediği halde, böylesine önemli bir göreve atamalar yapılmışsa!

Şurası bilinmelidir ki, bu keyfiyetin faturası ülkemize çıkacaktır.

Zira, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ısrarla altını çizdiği, “çağdaş ülkeler safında yer almanın temel koşulu, ülkenin imkan ve şartlarıyla bağdaşan bir eğitim sisteminin, eksiksiz uygulanmasıyla mümkün olur” gerçeğine karşın, farklı yaklaşımlar içerisine girmenin bir yararı yoktur.

Bu nedenle ümit ederiz ki bakanlığın yaklaşımları, çağdaş eğitim sisteminin işlerlik kazanmasına yönelik olur.

Bu da yeterli ehliyet sahibi kişilerin görev üstlenmesiyle mümkündür.

***

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen uygulamalara yönelik olarak tepkilerini sürdüren Türk Eğitim-Sen Muğla Şube Başkanı Mürsel Özata devamla;

Söz konusu düzenlemeler, kariyer ve liyakat ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Ayrıca bu kurumlarda görevli öğretmen ve yöneticilerin görev süreleri 4 ve 8 yıllık sürelerle sınırlandırılmış, mevcut öğretmen ve yöneticilerin hakları korunmayarak, bu kişilere zorunlu yer değişikliği getirilmiştir.

Türk Eğitim-Sen olarak söz konusu yönetmelikte yer alan hukuka aykırı düzenlemelerin iptali talebiyle Danıştay nezdinde dava açtık.

Dedim ya bunlar sıradan iddialar değildi.

Mutlak surette cevap bulması gereken önemli ayrıntılardır.

Başkan Özata, MEB’nın cevaplaması isteğiyle başka sorular da yöneltiyor.

Bakanlığın listesine aldığı proje okulları nasıl belirlendi?

Ve hangi kriterlere göre seçildi?

Bu okullara atayacağınız öğretmenler ve yöneticiler, nasıl ve neye göre seçildi?

Fen Lisesi gibi birçok güzide okulumuzda, okullar açılmış ve eğitim başlamışken, böyle bir düzenlemenin alelacele gerçekleştirilerek, hem velileri hem öğrencileri, hem de öğretmenleri tedirgin ve mağdur etmeye neden gerek duyulmuştur?

Her şeye karşın ümit ediyoruz ki, ülkemizin temel taşlarından milli eğitim adına keyfiyet söz konusu değildir.

En azından olmaması gerekir.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.