Öyle Bir Ülke Olup Çıktık Ki!..

Bu haber 23 Temmuz 2015 - 20:11 'de eklendi ve 728 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllar öncesinde, ülkemizin bugün içine düştüğü durumu kimse tahmin edemezdi.

İddia da edemezdi.

İlişkin olarak denseydi;

Öyle bir noktaya gelinecek ki, kimse bu ülkenin Türkiye olduğuna inanamayacak.

Nice değerler bir bir yok olup gidecek.

Gelecekte Türkiye bir açmazlar ülkesi haline gelecek.

Daha birçok benzer görüş belirtilseydi, gülüp geçilirdi.

Zira o dönemlerin Türkiye’sinde, hatta imparatorluk sürecinde dahi insanımızda insan sevgisi vardı.

Toplumun fertleri karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde hareket eder.

Yanlış bir şey yapmaktan çekinirdi.

Kısaca, geçen süreçte insanlarımızla ilgili yaklaşımlar hep takdire şayandı.

Sonra, bu tür bir değerlendirmelerde bulunanlar, sadece kendi vatandaşlarımız olmadı.

Birçok ülke halkının kanaatleri de örtüşüyordu.

Hakkımızda söylenenler;

Türkler kadar misafirperver…

Türkler kadar hoşgörü sahibi…

Yardımlaşmayı kendilerine düstur edinen bir milletin evlatları.

Ülkesi uğruna canını feda etmekten çekinmeyen bir ülkenin fertleri..

Ve daha nice övgü içeren yaklaşımlar vardı ki bunlar bizim insanımız için söylenen özlü sözlerdi.

Dolayısıyla gururluyduk.

Yıllar boyu hakkımızda oluşan kanaatlerden mutlu olmayanımız yoktu.

***

Peki günümüzde, aynı kanaatler var mı?

Birbirimize karşı sevgi ve saygı çerçevesinde hareket edebiliyor muyuz?

Yine hoşgörünün sahibi miyiz?

Daha da öte başkalarının düşünce ve eğilimlerinde gerçek payı neydi?

Keşke diyorum!

Keşke, sahip olunan bu hasletler yerli yerinde olsaydı!

İnsanımız yine, kendi aramızda olduğu gibi başkaları nezdinde övgüye değer bulunsaydı!

Ama değil…

İnsanımız, bizim insanımız aradan geçen süre içerisinde öyle bir hale geldi ki tanımak mümkün değil.

Zira, zamanla sahip olduğumuz o güzelim hasletler, bir bir yok olmaya doğru gidiyor.

Hatta büyük oranda kaybettik dense, kesinlikle abartı değil.

Hangisinden dem vurayım?

Bizi biz yapan nice değerlerimizi öylesine yitirdik ki!

Türkler misafirperver ve hoşgörülüdür düsturu, neredeyse yok olmak üzere.

İstisnalar kaideyi bozmasa da genelde bu hale geldik.

Ne hoşgörü kaldı, ne de tolerans.

Yolda, sokakta, caddede ve de her türden kapalı mekanlarda, bırakın saygı göstermeyi birbirimizin boğazına sarılacak hale geldik.

***

Bu bağlamda en çarpıcı örneklerden biri trafikte yaşananlar.

Gün geçmiyor ki, trafik ihlalleri şöyle dursun, yollar başkasının hakkını gasp edenlerden geçilmiyor.

“Siyasetin doğasında, karşılıklı tartışma vardır.

Ama bu saygı çerçevesinde olmalıdır” yaklaşımını mumla arar hale geldik.

Koskoca adamlar meclis çatısı altında, olmadık eylemlere girişmekten çekinmiyorlar.

Hem de 77 milyon insanımızın gözünün içine baka baka.

Ve aile yapısındaki çöküşler.

Yapılan araştırmalar sonucu, kadın-erkek ilişkileri bağlamında tam bir açmaz içerisinde olan ülkeler arasında Türkiye’nin başı çekmesi, üzüntümüz olmaktan öte utancımız.

Boşanmalarda rekor rakamlara ulaşan bir Türkiye!

Kadına şiddet bağlamında kimsenin eline su dökemediği bir Türkiye!

***

Tüm bu olumsuzlukların nedenine gelince..

Neden, bir zamanların istisna ülkelerinden Türkiye, bugün olumsuzlukların diz boyu olduğu ülke haline geldi?

Kabul edelim k bunun bir değil pek çok sebebi var.

İlk sırada yer alan, eğitimin yetersizliği.

Şayet ülkemizde çağdaş ülkelerin uyguladığı eğitim sistemi, yıllar öncesinde yürürlüğe konsaydı, belirtilen olumsuzlukların hiç biri gündeme gelmeyecekti.

Yanı sıra ekonomik yapıda gözlenen dengesizlik..

Tartışılan adalet.

Çarpık politika.

Ve daha neler neler!..

Tüm bunları alt alta koyduğumuzda, ister istemez istenmeyen olaylar kendini gösteriyor.

Her şeye karşın asıl olan, başta ülke yönetiminde görev üstlenenler olmak üzere, her birimizin karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde hareket etmesi.

Ne zaman bunlar nispeten de olsa yerine getirilir.

Gelişmelerin seyri, istenen seviyeye gelir.

Değilse, daha çok serzenişte bulunuruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.