Otopark Paraları Hukuki Mi?

Bu haber 28 Kasım 2016 - 9:20 'de eklendi ve 1.980 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Siz hala Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün “Dubalamaca” yazısını okumadınız mı?
Namık hocam yazısına “Var ya!… Bu yerel yöneticiler insanı şair yapar, mizahçı yapar, ressam yapar… Her şey yaparlar valla!…” diye başlamış.
Hocam biliyor muyuz ki, bu yerel yöneticiler kaç kişiyi de deli divane yapmışlardır…
Hem normal değil mi hocam, izahın bittiği yerde mizah başlıyor işte…
Şehrin her yanını “nizamiye kapısına” çeviren dubalar insana sadece şiir yazdırmıyor. Uzun yazı da yazdırıyor. Namık hocamın müdavimleri bilirler, kendisinin yazıları genellikle kısadır. “Dubalamaca” herhalde en uzun yazısı oldu.
İşte bunlar pek öyle hayra alametler değil…
Hani padişah vergi salar sonra görevlilere “Gidin bakın halkım ne alemde” dermiş ya… Görevliler dönüp “Halkınız gayet iyi” deyince padişah yine vergi salar ya… Ardından padişah yine görevlilere “Gidin bakın halkım ne alemde” der de o görevliler dönüp, “Şıkır şıkır oynuyorlar” ifadesinde bulununca padişah “Hemen durdurun vergiyi” der ya… işte o hesap…

xx xx xx
Namık Açıkgöz’ün “Dubalamaca” yazısını okumanızı tavsiye ederim.
Ben Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi olsaydım, Namık hocamın yazısını ve benim yazımı benzerlerini meclis gündemine taşırdım…
Bunu yapabilecek Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi yok mu?
Namık hocam yazısında Muğla Barosu avukatlarından Erdem Yeter’in “Benin Cici Dubam” şiirinden üç dörtlüğe yer vermiş.
Ben Yeter’in şiirinin tamamı ile yine Muğla Barosu avukatlarından Emine Dal Kılıçaslan’ın şiirini paylaşacağım.
Bakarsınız Büyükşehir Belediye Başkamı Osman Gürün ile Ulaştırma Daire Başkanı da şiirleri okur da eserleri ile gurur duyarlar!

xx xx xx
Genç avukatlarımızdan Emine Dal Kılıçaslan kendisinin ve meslektaşının şiirlerini bana tivıtır hesabından ulaştırdı. Fikrimi sordu. Ne kadar beğendiğimi anlatabilmenin en kısa yolunu şiirleri için “Köşeme alabilir miyim?” demekte buldum.
O “Muğla’mızdaki son ücretli park yeri ve şehrin dubayla donatılması ve genel olarak bu güzel şehre yıllardır yapılan zulümle ilgili mizahi eleştirilerimiz işte bizim bunlar… Şehre yapılan hizmet şair etti bizi. Avukatlığı bırakıp kitap yazsak daha çok kazanırız… İlham kaynağı bol maşallah bu şehirde…” diye karşılık verdi.
Padişahın “Yeter” dediği, yani izahın bittiği nokta işte…

xx xx xx
Önce Av. Emine Dal Kılıçaslan’ın şiiri:
“Çamurlu ve bozuk yollarda vazgeçtim şehirli olmaktan… / Ve vidanjör kokusundaydı aydınlığım… /

Muğla’ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu… / Açık mekanlarda maske takmayı öneriyordu haber bültenleri… / Ben doğalgazın ve alt yapının hiç gelemeyeceği sokaklarda yaşabilme ihtimalimizi sevdim… /

İsmet İnönü Caddesinde dubaya çarpmadan yürüyebilme ihtimalini, / Recai Güreli Caddesinde park yeri bulabilme ihtimalini, / Ben park yeri bulup cebimde bozuk para çıkabilme ihtimalini sevdim… /

Belediye Meclisinde tartışılan bu ihtimallerim olmadı benim hiç, / Kavun festivalinde bulunma ihtimalimi saymazsak… /

Biz senin, / Biz sizin buralara sayfa sayfa, satır satır, bağıra bağıra düşen şiirlerimizi, yazılarımızı okuyabilme ihtimalinizi sevdik… /

Sevdik de kötü mü ettik be abi…”
İyi etmişsiniz…

xx xx xx
Bu da Av. Erdem Yeter’in “Benim Cici Dubam” adlı şiiri:
“Muğla’yı düşünüyorum gözlerim kapalı, / Aklıma dubalar geliyor kırmzı-beyazlı, / Yol kenarlarına park etmek hep paralı, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Şehrin her yanına dubalar dikildi, / Dubaları gören vatandaş irkildi, / Otopark parası ödemeyen araçlar çekildi, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Evlerimin önü otoparktır, / Otoparkın sonu ödenen paradır, / Ödediğim para gönlümde yaradır, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Diktiler şehrin her yanına dubayı, / Kış geldi yakın gari sobayı, / Yanında için bir kase çorbayı, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Muğla’da dışarı çıkarsan arabayla, / Yol kenarına park edersin parayla, / Para vermezsen kovalarlar sopayla, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Dubaların rengi kırmızı-beyaz, / Bu gidişle parasız yol kenarı kalmaz, / Ne olsa kimse bunlardan hesap sormaz, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Yol kenarlarını yaptılar otopark, / Tepkiler gelse de etmezler ki çark, / Umarım dubalarla olursunuz gark, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Muğla’ya geldi sonbahar, / Her yolun kenarında dubalar var, / Birileri bu işten ediyor kar, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Muğla’nın meşhurdur bacası, / Artık onun yanına eklendi dubası, / Bu şiir acaba neyin çabası, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Dubalar dikildi yollara boy boy, / Atına binip gitti Red Kit kovboy, / Ne güzel kitap yazardı Tolstoy, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

Portakalı soydum, dubaları koydum, / Vatandaşları bir de böyle soydum, / Bu uzun şiirle sizleri yordum, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla. /

En güzel şiir Nazım’la bitirilen şiirdir, / En güzel duba henüz dikilmemiş olan, / Ve sana söyleyeceğim en güzel söz, içinde duba olan sözdür, / Benim dubalı güzel şehrim Muğla.”

xx xx xx
Şiirler gerçekten güzel. Eğlenceli de… Mizah böyle bir şey işte…
Av. Emine Dal Kılıçaslan’ın şiirleri benimle paylaştığı gün Facebook üzerinden “Muğla’da Duba İstemiyoruz” başlıklı bir platform oluşturulmuş…
Dönemin Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün “Eski Garaj Alanı Halkındır” diye de bir platform oluşturulmuştu.
“Muğla’da Duba İstemiyoruz” platformunun oluştuğu ilk gün kısa süre içinde 2 bin 131 üyesi oldu…
Siteye girdiniz mi şu notla karşılaşıyorsunuz:
“23 Kasım, 21:44
Hiçbir siyasi oluşum ile ilgisi yoktur. Tamamı ile sivil toplum grubudur. Bu grup Muğla’da dubalar sökülene kadar mücadelesine devam edecektir. Sinan Akbey tarafından kurulmuştur.”
Bu şehri dubalayıp, şehrin ardından insanların psikolojisini de bozmaya başlayanlar “Eski Garaj Alanı Halkındır” platformunu dinlediği kadar “Muğla’da Duba İstemiyoruz” platformunu da dinleyecektir! Benim anlayamadığım şu:
Şiir yazmaya başlayan genç avukatlarımız dava açmayı neden denemiyorlar?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
MUHAMMET TOKAT 28 Kasım 2016 / 09:27

YAZINI GÜZEL OLMUŞ, DOĞRA SÖZE NE DENİR. Şiir yazmaya başlayan genç avukatlarımız dava açmayı neden denemiyorlar? BRAVO

muhlis karakaya 28 Kasım 2016 / 13:21

Muhammet Tokat arkadaşımız eğer Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat ise durum çok daha vahim. Başka yerde bile olsa bir yönetici derdini söyleyene halk tabiriyle ”git hangi taş katıysa başını oraya vur” diyor. ”Gelin çözebilirsek çözelim ” demiyor.