Otomobildeki yarbay konuştu: Hava fotoğraflarında Marmaris yazısını gördüm

Bu haber 27 Nisan 2017 - 23:58 'de eklendi ve 416 kez görüntülendi.

TSK’dan ihraç dilen ve halen tutuklu bulunan Yarbay Emin Güven, Muhafız Alayında bir kamelyada Ali Yazıcı ile birlikte 10-15 kişilik bir grubun bulunduğunu belirterek, “Masa üzerinde bazı hava fotoğrafları vardı, bu fotoğrafların üzerinde Marmaris yazısını gördüm” dedi.
Kadir Tamer
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele 15 Temmuz darbe girişimi gecesi baskın düzenlenmesiyle ilgili olarak Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya devam edildi. Davanın öğleden sonraki oturumunda 15 Temmuz tarihinde Cumhurbaşkanı Başyaveri Ali Yazıcı ile otomobilinde yolculuk eden, daha sonra TSK’dan ihraç edilen ve halen tutuklu bulunan Yarbay Emin Güven, SEGBİS aracılığı ile mahkemeye tanık olarak ifade verdi. Emin Güven’in ifadelerinin bazı kısımlarının, daha önceden mahkemeye ifade veren Ali Yazıcı ile çelişkili olduğu görüldü.
15 Temmuz tarihinden önce Özel Kuvvetlerde Yarbay olarak görev yaptığını kaydeden Güven, tutuklu sanıklardan Şükrü Seymen’i çalıştığı birlikten tanıdığını Ali Yazıcı ile 15 Temmuz günü tanıştığını belirtip, “14 Temmuz’da bir operasyon olacağı gerekçesi ile Özel Kuvvetlerde görevli Kurmay Albay Fırat Alakuş, telefonla beni aradı ve evine bazı malzemeleri getirmemi istedi. Fırat Alakuş’un evine giderek malzemeleri teslim ettim. Daha sonra Fırat Alakuş, kendisini Muhafız Alay Komutanlığı’na bırakmamı istedi. Kendisini oraya bıraktım ve Muhafız Alayı’na birlikte girdik. Alayda bir kamelyanın bulunduğu bölgeye gittik. Orada 10-15 civarında personel vardı. İçlerinde Ali Yazıcı’da bulunuyordu. Ailem Bodrum’da tatilde olduğu için bende onların yanına gidecektim. Fırat Alakuş, Ali Yazıcı’nın Antalya’ya gideceğini, ona eşlik etmemi daha sonra kendisinden ayrılarak ailemin yanına gidebileceğimi söyledi. Bunları söylerken Ali Yazıcı’da yanımızdaydı. Otomobili ben kullandım, Ali Yazıcı ön koltukta oturuyordu. Afyon’a kadar benimle fazla konuşmadı daha çok kendisine ait telefonlarla sürekli olarak konuşuyordu” dedi.
“Ne Darbe Mi Oluyor”
Afyon’da bir süre mola verdikten sonra tekrar Ali Yazıcı ile birlikte yola çıktığını kaydeden Emin Güven, “Bir ara yolda Muğla istikametine gideceğimizi ve Cumhurbaşkanına bir liste vermesi gerektiğini söyledi. Listenin içeriği hakkında bana bir bilgi vermedi. Akşam saatlerinde hava karardığı sırada Ali Yazıcı’ya bir telefon geldi. Yüksek sesle “ne darbe mi oluyor” dedi. Bende bunu duyunca ‘ne darbesi’ dedim, ama bana cevap vermedi. Sonra telefon görüşmesi yaptı ve Genelkurmay’ın bir tatbikatı olduğunu söyledi. Ardından Muğla’ya değil, İzmir Çiğli’ye gitmemiz gerektiğini söyledi. Bende orada işim olmadığımı söyleyince sen arabayı süremeye devam et dedi. Çiğli’ye geldiğimizde nizamiyede önce bizi almadılar. Ali Yazıcı yüksek sesle alacaksınız diye söylüyordu. O esnada oradan ayrılamadım. Daha sonra Güvenlik Tabur Komutanlığı görevlilerin eskortluğunda nizamiyeden içeri girdik” diye konuştu.
“Çeşitli Rütbelerde Pilot Giysili Personel Vardı”
Ali Yazıcı ve yanındakiler ile birlikte Çiğli’de bir üst komutanının odasına girdiklerini anlatan Güven, “Odada çeşitli rütbelerde pilot giysili personel vardı. Bu esnada televizyondan darbe bildirisi okunuyordu. O ara Çiğli’nin giriş ve çıkışlarının kapatılması talimatı verildi. Bizi misafirhaneye götürdüler. Bir ara ben nizamiyeye giderek dışarı çıkmak istedim. Ancak girişin itfaiye araçları ve tomalar ile kapalı olduğunu görünce geri döndüm. Sabaha doğru çıkışların açıldığını öğrendim. Ali Yazıcı ile birlikte üsten ayrıldık ve kısa bir süre sonra araçtan inerek Bodrum’a ailemin yanına gitmek üzere yola çıktım” diyerek ifadesini tamamladı.
“Marmaris Yazısını Gördüm”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatları Ankara’da Muhafız Alay Komutanlığı’nda Ali Yazıcı’ının da aralarında bulunduğu kişilerin harita üzerinde bir çalışma yapıyor muydu sorusuna Emin Güven, “Harita üzerinde bir çalışma yapmıyorlardı. Ancak masa üzerinde bazı hava fotoğrafları vardı, bu fotoğrafların üzerinde Marmaris yazısını gördüm” diye cevapladı.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatlarının Ali Yazıcı mahkemede verdiği ifadede sizin FETÖ’cü olabileceğinizi söylemişti buna ne diyorsunuz sorusuna ise, “Cemaatle görüşüyordum, ama terörist değilim” dedi.
İfadeleri Çelişti
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada daha önceki duruşmalarda sanık olarak ifade veren Ali Yazıcı’nın tanık olarak ifade Emin Güven ile çelişkili olduğu görüldü. Halen tutuklu bulunan Ali Yazıcı Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdiği ifade de, aracına binen Emin Güven’i daha önce hiç görmediğini, tanımadığı birini neden otomobiline aldığını kendine bile ifade edemediğini söylemişti. Yazıcı ifadesinde ayrıca otomobili kendisinin kullandığını, yanında oturan Emin Güven’in zaman zaman kendisine ait telefonu karıştırdığını, Çiğli’ye Emin Güven’in ısrarı üzerine gittiği yönünde ifade vermişti.

 

 

 

 

 

 

Korumaların başına botla basarak Cumhurbaşkanı’nın yerini sordular’
Marmaris baskını davasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘ın kaldığı otelin güvenlik görevlisi olan ve o gece otele saldıran askerler tarafından darp edildiğini iddia eden Sefa Toskar, tutuklu sanıklardan birisinin Cumhurbaşkanı’na ağır ifadelerle hakaret ettiğini söyledi. Toskar, darbeci askerlerin, korumaların başına silah dayayarak Cumhurbaşkanı’nın yerini sorduğunu da belirtti.
Kadir Tamer
Marmaris’te 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otele baskın düzenlenmesi ve 2 polisin şehit edilmesine ilişkin 3’ü firari 44’ü tutuklu 47 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugün yapılan duruşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otelde görev yapan ve tanık olarak dinlenen özel güvenlik görevlisi Sefa Toskar, kendisini darp eden sanıklardan şikayetçi oldu ve davaya müdahil olma talebinde bulundu.
15 Temmuz gecesi otelde Burak Güzel isimli koruma polisi ile görev yaptığını anlatan Toskar, “O gece Grand Yazıcı Turban Oteli’nde stajyer güvenlik görevlisi olarak görev yapıyordum. Cumhurbaşkanı’nın kaldığı 19-22 numaralı odanın bölgesine yakın bir yerde koruma Burak Güzel ile birlikte nöbet tutuyorduk. Saat 23.00 sıralarında otelde bir hareketlilik oldu ve müşteriler tahliye edildi. Bu işlem yaklaşık 1 buçuk saat kadar sürdü. Daha sonra ben Cumhurbaşkanı’nın otelden ayrıldığını duydum. Saat 02.00’yi geçtikten sonra bulunduğumuz bölgede beklerken bir helikopter sesi duydum. Bu helikopter bir süre üzerimizde dolaştı daha sonra ara ara ateş etmeye başladı. Etrafımıza mermiler düşüyordu” dedi.
Kapıya Ateş Açtılar
Korumalardan Burak Güzel’in kendisini 19-22 numaralı odanın toplantı salonuna girmesini ve dışarı çıkmamasını söylediğini anlatan Toskar, “Ben odaya girdiğimde Burak Güzel üzerimden kapıyı kilitledi. Çatışma seslerini duyuyordum. Bu çatışma yaklaşık 45 dakika sürdü. Daha sonra gelenlerin Burak Güzel’i yere yatırdıklarını gördüm. Burak Güzel’e Cumhurbaşkanı’nın yerini soruyorlardı. Bunu birkaç kez tekrar ettiler. Burak Güzel benim bulunduğum odayı gösterdi. Kapıya ateş açıldı. Bunun üzerine ben de toplantı odasından yatak odasında bulunan tuvalete geçtim ve sağ tarafa saklandım. Bir süre sonra bir kişi kapıyı açmamı ve dışarı çıkmamı istedi. Ben sesimi çıkarmadım. Bu uyarı bir kaç kez daha yapıldı. Sonra kapıya dört el ateş açıldı ve bir kişi içeri girdi. Ben de bunun üzerine ellerimi kaldırarak saklandığım yerden çıktım. Elinde silah bulunan teçhizatlı ‘çık dediğim zaman neden çıkmıyorsun it’ dedi ve yumruk atarak beni yere yatırdı. Silahını kafama dayadı ve Cumhurbaşkanı’nı kast ederek ‘o … hizmet etmeyeceksin’ dedi. Bir süre odada bulunanlar tekme attı. Sürünerek dışarı çıkarıldım. Korumaların bir arada tutulduğunu ve başlarına silah dayadıklarını gördüm” diye konuştu.
Silahlı grubun daha sonra kendilerini başka bir yere götürdüğünü anlatan Tokar şunları söyledi,
“Götürüldüğümüz yerde bizlere plastik kelepçe taktılar, cüzdanlarımızı ve telefonlarımızı aldılar. Korumalara hakaret ediyorlardı. Silahlı grubun içinden birisi ‘korkmayın size bir şey yapmayacağız biliyorsunuz değil mi?’ dedi. Daha sonra Burak Güzel’e Cumhurbaşkanı’nın yerini sordular. Oda bilmiyorum diye cevaplayınca soruyu soran kişi Burak Güzel’in başına botuyla bastırdı. Bir süre sonra yine bir helikopter sesi duydum. Bu sesin ardından silahlı grup sakın buradan ayrılmayın diyerek helikopterin sesinin geldiği sahile doğru yöneldiler. Bir süre bekledikten sonra ben otele çıktım plastik kelepçeleri kestirdim ve orada bulunan bir ambulansı korumaların bulunduğu bölgeye götürdüm. Helikopter sesini yeniden duydum. Bu kez havada 3 helikopter olduğunu gördüm. Helikopterden tekrar ateş açıldı. Ancak bu ateş ilk gelen helikopterin açtığı ateşten daha güçlüydü. Yeniden çatışma çıktı ben de bulunduğum bölgeden kaçarak saklandım. O gece anlatabileceklerim bunlardır. Bu kişilerden şikayetçiyim.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.