Otobüs Kazasının İddianamesi Kabul Edildi

Bu haber 08 Şubat 2018 - 0:02 'de eklendi ve 622 kez görüntülendi.

İzmir’in Buca ilçesinden Anneler Günü programı için Muğla’nın Marmaris İlçesi’ne gidenleri taşıyan tur midibüsünün Sakartepe mevkiinde devrilmesi sonucu 24 kişinin yaşamını yitirdiği kazanın iddianamesi Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 17 sayfadan oluşan iddianamede biri tutuklu 3 sanık için ‘tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan 2 ila 15 yıl arası hapis cezası istendi.

Kadir Tamer

İzmir’in Buca ilçesinden Anneler Günü programı için Muğla’nın Marmaris İlçesi’ne gidenleri taşıyan tur midibüsünün Sakartepe mevkiinde devrilmesi sonucu 24 kişinin yaşamını yitirdiği kazanın iddianamesi Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Muğla Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan ve Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede araç sahibi tutuklu Bülent Çetindağ ile turu organize eden Aysun Özkamalı ve Murat Ceylan hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan 2 ila 15 yıl arası hapis cezası istendi.

İddianamede İzmir Buca ilçesinden Muğla’nın Marmaris ilçesine ‘Anneler Günü’ kutlaması için Armağan Sertbaş’ın kullandığı 03 FR 747 plakalı Midibüs ile Sakartepe rampasında aracın önce belediye otobüsünü sollayarak sağ şeride geçtiği, aşırı hız nedeniyle 200 metre sonra virajı alamayarak orta refüjdeki beton bariyerlere çarpıktan sonra takla atarak şarampole düşmesi sonucu ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği belirtildi.

17 sayfadan oluşan iddianamede, 13 Mayıs 2017 yılında Muğla-Antalya Karayolu’nun 18. kilometresindeki Ula ilçesi Sakar Geçidi mevkisinde, kazada yaşamını yitiren sürücü Armağan Sertbaş’ın kazada hız kurallarına uyduğu, bütün tedbirleri aldığı ve gerekli uyarıları yaptığı, aracı durdurmak için çaba göstermesine rağmen araç freninin patlaması sebebiyle kusuru bulunmadığına yer verildi.

İki ana neden

İddianamede araç üzerinde yapılan teknik inceleme sonunda kazananın meydana gelmesi iki ana nedene ayrıldı.

İddianamede kaza nedeni olarak gösterilen iki neden şöyle anlatıldı:

“Soruşturmaya konu 03 FR 747 plakalı aracın 13 Mayıs’ta yaptığı tek taraflı trafik kazasının sebebinin, fren hidroliğinin boşalması neticesinde, fren sisteminin devre dışı kalması ve frenlerin tutmaması olduğu tespit edildi. Aracın fren sisteminin devre dışı kalmasının temel iki nedeni olduğu belirlendi. Buna göre, birinci neden sağ arka tekerlekte bulunan fren teker silindiri lastik sızdırmazlık contalarının yırtılmasıyla sağ arka tekerden fren hidroliğinin tamamen boşalması. İkinci neden ise aracın fren sisteminin orijinal yapısına müdahale edilerek fren sistemini güçlendirmek ve kolaylaştırmak amacıyla uygun olmayan hava tankı ek hava takviyeli servo fren sistemi takılmasıdır. Bu işlemler aracın orijinal fren sistemini bozmuştur. Orijinal fren sisteminde ön ve arka tekerler için iki ayrı ve birbirinden bağımsız hidrolik çıkışı mevcuttur.”

Araç sahibi asli kusurlu

İddianamede araç sahibi Bülent Çetindağ’ın asli kusuru olduğu belirtilerek, “Dosya kapsamında yer alan teknik bilirkişi heyet raporuna göre Makine Mühendisleri Odası ve Türk Standartları Enstitüsünden gerekli yasal izin ve onay alınmaksızın aracın fren sistemine müdahale edilmesi ve fren sisteminde iki ayrı hatta verilmesi gereken tank çıkışının tek bir hat üzerinden verilmesi kazaya sebebiyet verdiği, bu itibarla meydana gelen kazada araç maliki Bülent Çetindağ’ın asli kusuru olduğunun tespit edildiği görülmüştür” denildi.

D2 belge sahibi değilmiş

İddianamede araç sahibi Bülent Çetindağ’ın, yurt içi ticari taşımacılığı yapma yetkisi veren D2 belgesi sahibi olmadığı, 3. kişi konumundaki H.K. isimli kişinin D2 belgesini kiraladığı belirtildi. Araç sahibi Çetindağ’ın savunmasında, suçlamaları kabul etmeyerek usulüne uygun araç kiraladığı ve tur düzenlemek için aracı uygun belge koşullarla tura çıkardığını ifade ettiği belirtilerek şu görüşlere yer verildi:

“Şüphelinin yurt içi ticari taşımacılığı yapma yetkisi veren D2 belgesi sahibi olmadığı halde üçüncü kişi konumunda olan Halil Karakaş isimli kişden D2 belgesini kiralayarak şehirlerarası düzensiz yolcu taşımacılığı yapan 03 FR 747 plakalı midibüs sahibi şüphelinin rutin şehirlerarsı kısa süreli tur ve benzeri günübirlik yolcu taşıma faaliyeti sırasında da D2 belgesini kiraladığı, H.K. tarafından imzalanmış boş matbu araç kira sözleşmesi kullandığı, 30 koltuk adedi olarak belirtilen midibüsü 33 koltuk olarak değiştirdiği, belgelere sahip olup olmadığı belirlenemeyen sürücü maktül Armağan Serttaş’a araç kullandırdığı, geziyi organize ettirdiğini bildirdiği Murat Ceylan ile herhangi bir sözleşme imzalamaksızın yolcu taşımacılığını gerçekleştirdiği, aracın başta fren sistemi olmak üzere bakımlarını sürekli ve devamlı yaptırdığına dair herhangi bir belge ibraz edemediği ve alınan tüm bilirkişi raporları itibariyle şüphelinin üzerine atılı suçlamayı işlediği yönünde kuvvetli suç şüphesi bulunduğuna yer verildi.”

Suçlamaları kabul etmemişler

İddianamede ayrıca geziyi organize eden turu organize eden Aysun Özkamalı ve Murat Ceylan’ın verdikleri ifadelerde haklarındaki suçlamaları kabul etmedikleri yer aldı. Aysun Özkamalı ifadesinde organizasyon amaçlı gezi düzenlediklerini, bu nedenle Murat Ceylan’dan yardım istediğini ve herhangi maddi bir ödemede bulunmadığını beyan ettiği iddianamede belirtildi.

Diğer şüpheli Murat Ceylan’ ise, ticari arabasının olduğu, zaman zaman gezi düzenlediğini, Bülent Çetindağ ile karşılıklı yardımlaştığını, Aysun Özkama’nın kendisinden talepte bulunması üzerine araç ve şoför konusunda yardımcı olduğunu ve üzerine atılı herhangi bir suçu işlemediği ve suç kastının olmadığını, kazada eşinin de öldüğünü beyan ettiği iddianamede yer aldı.

Gerekli kontrolleri yapmamışlar

İddianamede ise Aysun Özkamalı ve Murat Ceylan’la ilgili olarak, “4925 sayılı Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin 37. Maddesi, aynı yönetmeliğin 41/3 maddesi ve 1618 sayılı Seyahat Acenteler Birliği kanununda belirtilen sözleşme için gerekli evrakların hazırlanmadığı, araçların tura uygun olup olmadıklarına dair evrak ve araç üzerinde herhangi bir kontrolünün yapılmadığı, koltuk kapasitesi gibi durumların göz ardı edildiği ve bilirkişi raporuyla birlikte tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi bulunduğu yazılı deliller ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakta” denildi.

İddianamenin son kısmında ise ‘Birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmayı içeren 85/2 maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına, TCK’nın 53/6 maddesi gereğince gerekli yaptırımların uygulanması, adli emanette bulunan ve otobüs içindeki poşetten toplu halde çıkan 18 koltuk emniyet kemerinin, 2 direksiyon ve vites kolundan alınan biyolojik “svap”ın, ek hava destek fren hava tankı, 13 takograf raporunun dosyada delil olarak saklanması talep edildi.

Muğla 1. Ağır Ceza mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ilk davası 3 Mayıs tarihinde görülmeye başlanılacak.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.