OTİZM DEĞİL, CEHALET BULAŞICIDIR.

Bu haber 08 Kasım 2019 - 11:35 'de eklendi ve 619 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris KOÇ

Aksaray’da bir ilkokulda yaşanan skandal olay Perşembe günü basına yansıdı. Bir ilkokulun bünyesinde eğitim gören otizmli çocuklar “istenmeyen” ilan edilmişti. Okul müdürünü, öğretmenleri ve mahalle muhtarını da arkasına alan veliler çıkış saatinde otizmli çocukları ve velilerini yuhalamıştı.

Özel eğitim sınıfı kapatılmak isteniyor, sürekli öğretmen değiştiriliyor; otizmli çocuklar arka kapıdan okula alınıyor, farklı yerde yemek yiyorlar. Özel eğitim sınıfları ile diğer bölümler arası paravanla kapatılmış. Bunlardan bir sonuç alınamayınca, veliler yıldırılamayınca okulun sağlıklı(!) velileri, otizmli çocukları ve velilerini yuhalıyor.

Mesai arkadaşım haberi gösterince sarsıldım. Üç yıldır yazılarımda defalarca tekrarladığım bir konuyu yine tekrarlayacağım. Türk milli eğitiminin en temel sorunu öğretmen yetiştirme sorunu ve veli sorunudur. Velileri okuldan uzak tutmak gerektiğini, öğrenci ve öğretmeni, öğretmen ve idareciyi baş başa bırakmak gerektiğini defalarca yazmıştım.

Yaşanan bu skandal olay, veli sorununun geldiği noktayı ve toplumsal çürümeyi gösteren acı bir örnek. Bencil, materyalist, bireysel çıkara ve salt sınav başarısına odaklanan toplumun; çocukları için daha steril bir alan oluşturma hırsının geldiği nokta burası.

Hayırdır hanımlar-beyler?Çocuklarınızın psikolojisi mi bozuldu?

Çocuklarınız ve otizmli çocuklar aynı okulda okuduğu için kendinizi ezik mi hissediyorsunuz?

Neşe dolu, hayat dolu, detaycı, yüksek beş duyu farkındalığı ve odaklanma yeteneğine sahip bu çocuklar size her gün ne kadar zavallı olduğunuzu mu hatırlatıyor?

Egolarını parlattığınız, bencilliği, rekabeti, çıkarcılığı, başarıyı öğrettiğiniz çocuklarınız; sevgiyi, kardeşliği, paylaşmayı, yardımlaşmayı, insanlığı görünce kendilerini kötü mü hissediyor?

Hayırdır müdür bey? Siz ve öğretmenleriniz gerçekten birer “eğitimci” olsaydınız, o veliler otizmli çocukları yuhalayamazdı.

Zeki, akıllı, başarılı ve sağlıklı(!) çocukların yanına otizmli çocuklar gelince okulunuzun kalitesi mi düştü? İş yükünüz mü arttı, rahatınız mı bozuldu?

Yoksa o sağlıklı çocuklara sahip; beyinleri hastalıklı, ruhları kararmış velileri ikna edemediniz mi? İkna etmek işinize mi gelmiyor?

Birileri o çocukları yuhalarken, siz yuhalanmalarına göz yumarken otizmli çocuklar ve onların velileri neler hissetti, hiç düşündünüz mü? Hiç empati yaptınız mı?

Yazık… Hepinize yazıklar olsun.

Akşam bu yazıyı yazarken Ece Ünver’de Show Ana Haber’deki olayla ilgili yorumunu izledim. Ece Ünver’in okkalı cümleleri üzerine fazla söyleyecek söz kalmadı: “Otizm bilinen bir farklılık. Otizmli çocukları yuhalamak gibi bir sapkınlığın ne tıpta ne başka bir yerde adı yok. Galiba tedavisi de… Alçaklığın evrensel tarihine bir sayfa daha yazıldı bugün. Otizmin bulaşıcı bir hastalık olduğunu düşünecek kadar cahil olanlara kötü bir haberimiz var. Otizm değil, ama cehalet bulaşıcı bir hastalık. Birincisi,  Anayasa’nın 42. maddesine göre kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz. Yani o veliler suç işliyor. İkincisi, mutlaka kınadığın şeyle sınanırsın. Üçüncüsü ve en acili, özel eğitim sınıflarına alınıp sonra topluma salınması gerekenler, o masumları yuhalayanlardır.”

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk da “Engelli çocuklarımıza ve ailelerine yönelik yürüttüğümüz her çalışmada hassasiyet gösterirken böylesi bir münferit olayın yaşanmış olması kabul edilemez.” açıklaması yapmış. Öncelikle bu münferit bir olay değil. Her okulda veli kaynaklı çekişme, çatışma ve savaş yaşanıyor. Okul aile birlikleri cadı kazanı gibi. Bu olay; şımartılan, öğretmene akıl veren ve okul yöneten velilerin geldiği son nokta. Sayın Bakanım, size iki önerim olacak:

Birincisi, hemen o “Mehmetçik İlkokulu” tabelasının yanına “Mehmetçik Özel Eğitim Uygulama Okulu” tabelasını astırın. Otistik çocuklar da o okulun ev sahibi olsunlar. İkincisi ve en önemlisi, okullardan velileri uzak tutmayı gündeminize alın. Lütfen bir gün tebdili kıyafetle ilkokulların ve ortaokulların koridorlarında dolaşın. Bir veliden “sınıf anneleri whatsapp grubu”nda yazılanları sizinle paylaşmasını rica edin. Durumun vahametini göreceksiniz.

Sayın Bakanım; sınıfta çocuklarını ve öğretmenleri yarıştıran, koridorlarda kendileri yarışan velilerden milli eğitimi kurtarın.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
muhlis karakaya 12 Kasım 2019 / 11:23

Sayın İdris Bey Otizmli çocukların dışlanmalarını ve ailelerinin taciz ve rahatsız edilmelerini görmek ve öğrenmek için Aksaray örneğinin olması biz gibi otistik çocukları olan ailelerin seslerini duyurmaları için bir fırsat oldu. Olayı yaşayanlar adına ne kadar üzüldüğümüzü anlatamayız. Zira biz bir otizmli çocuk ailesi olarak bunu birebir yaşadık. Çok şükür imkanlarımız vardıda o yaşadığımız yada başkaları yüzünden yaşayamadığımız yerden taşınmak zorunda kaldık. Karabağlardaki yayla evimizin karşısında bizden sonra ev alarak yerleştiler ve bizim otizmli oğlumuzun zaman zaman sevinçten yada sıkıntıdan çıkardığı seslerden ötürü bize orada yaşamayı çekilmez hale getirdiler. Gündüz ve geceleri çocuk ses çıkardıkça radyonun sesini sonuna kadar açarak bizi taciz ettiler. Evimizin bahçe kapısına kadar gelip ”bu çocuğu odaya kapatın” diye bağırdılar. Bütün gün boyunca karşı taraftan bizlere hakaretler ettiler. Oysa o bölgede biz diğer komşularla birlikte yıllardır yaşıyorduk. Bizde bu taciz ve rahatsız etmelere daha fazla dayanamayıp kendi mülkümüzden başka bir yere taşındık. Artık 3-4 yıldır yazları yaylaya göçemiyoruz. İçimiz kan ağlıyor gidemiyoruz. Ki biz oğlumuza sürekli özel dersler ve eğitimler aldırıyoruz. Biz gibi imkanları olmayanların neler çektiğini sizler düşünün artık. Bunları açık açık ilk defa yazıyorum. Hem bilgi edinmeniz hemde kimlerin nasıl ve neler yaşadığının bilinmesi için yazıyorum. Sizede bu konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederim.