Ötekiler Söylenirken, Tokcan Söyledi! « Hamle Gazetesi

Ötekiler Söylenirken, Tokcan Söyledi!

Bu haber 08 Temmuz 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.022 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Datça’nın eski Belediye Başkanı Şener Tokcan’ın istifası siyasi çevrelerde uzun bir süre tartışılacağa benziyor. Dünkü yazıma gelen yorumlar da bunu gösteriyor.

Benim niyetimde bu gün Şener Tokcan’ı belediye başkanlığından istifaya götüren nedenler üzerinde durmaktı. Dün de vurguladığım gibi kendisiyle uzun uzun sohbet ettik. Bir dokunun bin ah işitin…

Büyükşehir statüsündeki öteki illerde durum nedir bilmiyorum. Muğla’da hangi belediye başkanı ile görüşseniz Büyükşehir ile ilgili benzer yakınmaları duymak mümkün.

Daha çok söyleniyorlar. Söyleyen bir Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, bir de Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar vardı. Ötekileri söylenmeye devam ederlerken, Şener Tokcan tam söyledi… (!)

Duyan oldu mu?

xx        xx        xx

Hakkını yemeyelim, söylenmeyip söyleyen belediye başkanlarından biri de Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün

Kendisi Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan öncede Büyükşehir Yasası’ndan şikayetçi idi. Bu gün daha çok şikayetçi. Her vesile ile yasayı yerden yere vuruyor.

Şener Tokcan gibi O da istifa eder diye bekleyenler varsa, boşuna umutlanmasınlar. Başkan Gürün’ün sinirleri güçlüdür. Hatta sorsanız “Ben sinirleri aldırdım” der!

xx        xx        xx

İstifası nedeniyle Şener Tokcan’a hak verenler var. Hak vermeyip eleştirenler de…

Bu gün niyetim dünkü yazıma gelen yorumları da sizlerle paylaşmak.

Fethiye’nin Demokrat Partili (DP) Belediye Başkanı Behçet Saatcı istifası ile herkesi şaşkına çeviren Şener Tokcan’a hak verenlerden. Bunu dün de vurguladık. Tokcan’ı “dik duruşundan” dolayı tebrik ediyor.

Peki, istifa etmemiş olanlar için dik duruş sergilemedikleri söylenebilir mi? Tokcan’ın sergilediği ‘dik duruşu’ Başkan Saatcı neden sergilemiyor?

Biz bilemeyiz… Ama Başkan Saatcı’nın Tokcan’ın istifası ile ilgili dünkü yazımda yer alan “Satranç’ta bir söz vardır; ‘Ölürken öldürseydi’ diye. Bu şartlarda hepimizin gideceği yol Şener Bey’in yolu. Halka verilen sözleri bu yasadan dolayı yerine getiremeyen tüm arkadaşların yapacağı tek şey istifa etmek.” ifadesi oldukça düşündürücü.  O arkadaşlar “Behçet bey siz önden buyurun.”  demezler mi? Tabi benim asıl dikkatimi çeken “Ölürken öldürseydi” sözü.

Tokcan’ın istifası “ölüm” ise, ölürken neyi öldürdü?

xx        xx        xx

Okurlarımızdan M. Bayraktar’da dünkü yazımın altına yaptığı yorumda “Tokcan başkanın ki tek kelimeyle acizliktir. Halkın iradesine saygısızlıktır. İstifa çözüm olsa herkes istifa eder. Bence çözüm yolları aranmalı. Sonuna kadar savaşılmalıydı. Halkın iradesine saygı gösterilmeliydi. İstifa edince sorunlar çözülmüş mü oluyor. Tamamen beceriksizlik.” demiş.

Bu bir yorum… Saygı duyarım. Ancak “beceriksizlik” suçlamasına katılmıyorum. 6 yıl belediye başkanlığı deneyimi olan bir insan beceriksiz olamaz. Tabi “İstifa çözüm olsa herkes istifa eder” sözüne ise katılmamak mümkün değil.

Asım Demirel adındaki okurumuz da Tokcan’in istifası ile ilgili yorumunda “Eski başkan aday olurken de gönülsüzdü. CHP genel merkezi tarafından zorla aday yapıldı. Olacağı da buydu. Belki kendi aralarında bir yıl sonrası istifa anlaşması yaptılar. Bilen var mı?” demiş.

Evet, sayın Tokcan isteksizdi… Aday bile olmamıştı. CHP Genel Merkezi son anda Datça ile ilgili atama kararı alıp, kendisini aday göstermişti. Bu sayın Tokcan’ın değil, kendisini adaylığa zorlayanların kabahati…

Ancak ben Demirel’in “Belki kendi aralarında bir yıl sonrası istifa anlaşması yaptılar.” görüşüne katılmam. Her insan düşünebilir, ama hem Şener Tokcan hem de yeni Başkan Gürsel Uçar onurlu ve ilkeli insanlardır.

Hem önceki gün yapılan seçimde Uçar, CHP’lilerin oylarıyla değil, CHP’lilerin yanında MHP’li ve AK Partili Meclis Üyelerinin de oybirliği ile seçildi…

xx        xx        xx

Dünkü yazıma yorum yapanlardan Yasin Dikik adındaki okurumuzda “Bu yasaya rağmen vızır vızır çalışan CHP’li, MHP’li belediye başkanları var. Örneğin Menteşe, Dalaman, Bodrum.. Onlardan niye ses yok. Başkanlar eskiden imparatordu, vezir olmak mı zorlarına gidiyor.”  ifadesinde bulunmuş.

Doğrudur. Büyükşehir Yasası ile ilçe belediye başkanları neredeyse birer muhtar haline geldi!

Ama kimse sanmasın Bodrum’un, Menteşe’nin, Dalaman’ın sorunları yok… Merak eden sorar, dertlerini dinler. Ben biliyorum…

Sesleri çıkmıyor diye sorunları yok sanılmasın. Onlarda söyleniyorlar işte…

xx        xx        xx

Asım Demirel adındaki okurumuz neredeyse benim yazım uzunluğunda bir yorum yapmış. Merak eden Hamle’nin internet sitesinden dünkü yazımı tıklar, Demirel’in yorumunun tamamını okuyabilir.

Ben buraya alıntılar yapacağım. İşte bir bölüm:

Bu gün Datça belediyesi 1963 öncesindeki gibi başkanını belediye meclisi üyeleri arasından seçmiştir. Esasında doğrusu da bu. Çünkü belediye başkanı tembel, çalışkan değilse, enerjisini tüketmişse, hastalanmışsa, rüşvet işlerine bulaşmışsa, zevki sefaya dalmışsa v.s meclisçe değiştirilmesi daha kolay… Avrupa da bazı yerlerde başkanlık seçimleri iki yılda bir yenileniyor. Kasaba başkanın hatalı tutumundan zarar görmesin ya da zarar daha da büyümesin diye. Ama bizde maşallah ölene kadar başkan olanlar var. Yaşı 65 i geçenleri devlet artık benim işime yaramazsın diye kenara koyuyor. Biz başkan seçiyoruz.

Katılmamak mümkün mü?

xx        xx        xx

Yorumunda “Türkiye de 30 tane Büyükşehir Belediyesi bulunmakta. Bu yasa sadece Muğla’ya özgü mü? Niye Muğla’nın sıkıntısı bu kadar büyük? Büyükşehirle birlikte vergiler iki kat arttı. Emlak vergileri, su abonelik paraları tavan yaptı. Büyükşehir Belediyesine genel bütçeden para akıyor. Muğla’nın sıkıntısı beceriksizlikten kaynaklanmasın.” diyen Asım Demirel şöyle devam etmiş:
1580 ve sonrası 5393 sayılı belediye yasası belediye başkanlarını diktatörlük yetkisi veren yasalardı. Şimdi ilçelerdeki diktatörlük yetkileri büyük şehre geçtiğinden huzursuz olmasınlar. … Datça’nın belediye meclisi içerisinden yeni seçilen başkanı Gürsel Uçar başka bir yasa mı uygulayacak. Meclis içerisinden de başkan seçmeselerdi belki protesto daha anlamlı olurdu. Ses getirirdi. ..

Kimsenin umurunda olmazdı. Bir iki gün medyada yer alır, sonra unutulurdu. Datça’da belediye başkansız kalmazdı. İlçe Kaymakamı belediye başkanlığını da yürütürdü. Buna karşılık Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın düşündüğü gibi bütün belediye başkanları istifa etse, etkisi olur mu olurdu…

Ancak görüldüğü kadar başkanların hepsi cennete girmek istiyor da kimsenin ölmeye niyeti yok!

xx        xx        xx

Asım Demirel yorumunda bir de Musa Gökbel’e “Büyükşehir Yasasını Muğla için ‘ÖDÜLE’ nasıl çevirecektin?” diye sorulmasını istemiş. Ardından da “Ne Büyükşehrin nede küçüklerin Belediye başkanları zahmet edip zinhar sormayacaklarını bildiğimiz den bu görevi CHP İl Yönetimi acilen yapmalıdır. Öyle ya Musa Gökbel’in elinde ‘ÖDÜL’ olan başkasının elinde niye ‘CEZA’ olsun. Muğla’mız cezayı değil, ödüle hak ediyor. Hem de fazlasıyla.” demiş.

Musa Gökbel kendiliğinden gelip kimseye akıl vermeye kalkışmaz. Ayrıca Muğla’nın belediye başkanlarının akla ihtiyaçlarının olduğunu da kimse söyleyemez.

Doğrusu ben hep başta Musa Gökbel olmak üzere öteki Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adayları Dr. Ali Arslan, Fevzi Topuz, Av. Ayla Kara’nın Büyükşehir Belediyesi Danışmanları olduklarını görmeyi bekledim.

Olmadı… Ama kendileriyle parti içi danışma kurulları da mı yapılamaz mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ataköy Escort 08 Temmuz 2015 / 11:58

akparti önce büyükşehir belediyelerinde sonra ülkede iktidar oldu senin datça belediye başkanın gibi masanın arkasından gelmiş belediye başkanların olursa elindekileride kaybedersin chp genel merkezindekiler acaba ne iş yaparlar