Öteki Başkanlar İstifa Eder Mi?

Bu haber 25 Haziran 2015 - 2:32 'de eklendi ve 1.336 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Aslında soruyu şöyle sormak gerekirdi:

CHP’li öteki belediye başkanları da istifa edecekler mi?

Bu sorunun ne anlamı var değil mi… Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan belediye başkanlığından istifa ettiğine dair dilekçeyi dün Datça Kaymakamlığı’na verdi.

Tokcan, istifasından önce bir araya geldiği CHP’li kadınlara Büyükşehir Yasası’ndan yakınıp, “Modern muhtar gibiyim” demiş.

Datça Belediye Başkanı Tokcan, Büyükşehir Yasası yüzünden ne demekse “modern muhtar” konumuna düşmüşse öteki belediye başkanları da aynı duruma düşmüş ve bu yüzden istifa etme noktasına gelmiş olmazlar mı?

Yok, böyle bir durum yoksa Tokcan neden istifa etti?

Yoksa en zayıf halka O muydu?

xx        xx        xx

30 Mart Yerel Seçimlerinde yüzde 46 oy oranıyla ikinci kez seçildiği belediye başkanlığından istifa eden Şener Tokcan’ın istifası ile ilgili sorulacak o kadar çok soru var ki?

O günleri anımsarsak, Şener Tokcan tekrar belediye başkanı adayı olmayacağını açıklamış ve bunun üzerine dönemin İlçe Başkanı Timur Kabaklı da aday olmak üzere istifa etmişti.

Tabi adaylık başvurusu Kabaklı ile sınırlı kalmamıştı.

CHP eski milletvekillerinden Cumhur Yaka ile birlikte Alim Karaman, Nazmiye Halvaşi, Derviş Aslan, M. Savaş Özen, Semra Köse ve Ali BahçetepeBiz de varız” dediler…

Çünkü adayların önseçimle belirlenmesi beklentisi vardı. En iddialı isim ise Timur Kabaklı idi.

Beklenen olmadı. Bir “gizli” elin müdahalesi ile Datça için aday belirleme yöntemi “atama” olarak belirlendi ve Şener Tokcan adeta “zorla” atama aday yapıldı.

Datça’da önseçim yapılacak iken neden vazgeçildi?

Aday olmayacağını açıklamış olan Tokcan’ı kim atadı veya atattı?

Daha doğrusu Tokcan’ı yeniden adaylığa kim zorladı?

Bunlar yanıtı aranan, üzerinde süpekülasyonu çok yapılan sorular…

xx        xx        xx

Tabi Şener Tokcan’ın belediye başkanlığından istifası ile birlikte gelen pek çok soru var.

O soruların içinde en çarpıcı soru olarak duran soru ise “Şener Tokcan aday olmadan önce Büyükşehir Yasası’nı okumamış mıydı?” sorusu…

Muğla’nın Büyükşehir statüsüne geçmesi ile birlikte artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı; “Ankara vesayeti”nin yerini “Büyükşehir Vesayeti”nin alacağı gün gibi apaçık ortada ve biliniyordu.

Bu köşede bile yasa en ince ayrıntısına kadar ele alındı.

Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı aday adaylarından Musa Gökbel’in Büyükşehir Yasası ile Muğla’da neyin nasıl yapılabileceği veya yapılamayacağı çözümlemelerini, öngörülerini paylaştık.

Yoksa Tokcan, Gökbel’in açıklamalarına mı güvenmişti?

Ne de olsa Gökbelvesayetçi anlayış’ sahibi değildi… (!)

xx        xx        xx

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı şu anda Osman Gürün değil de Musa Gökbel olmuş olsaydı ne olurdu?

Bu sorunun yanıtını hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz…

CHP Genel Merkezi Musa Gökbel’i değil, Osman Gürün’ü atadı.

Ben aday olmam, aday gösterilirim” deyip, yine de adaylık için başvuruda bulunup gerekli parayı da yatıran Başkan Gürün o günlerde sürekli Büyükşehir Yasası’ndan şikayet ediyordu.

İnsan şikayet ettiği “Bunun olmaz” dediği bir yasa ile bir ili yönetmeye neden kalkışır onu da hala anlayabilmiş değilim…

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı şu anda Osman Gürün değil de Musa Gökbel olmuş olsaydı ne olurdu, sorusunun yanıtı yok, ama şunu söylemek mümkün:

Büyükşehir Yasası Osman Gürün’ün elinde Muğla için bir ödül değil, ceza oldu

xx        xx        xx

Şener Tokcan dün istifa dilekçesini Datça Kaymakamlığı’na vermeden önce Belediye’ye gidip Meclis Salonu’nda CHP’li kadınlarla birlikte olmuş. Yarımadanın CHP’li kadınları muhtemelen kendisini istifadan vazgeçirmeye gelmiş olabilirler.

O görüşme sırasında TokcanModern muhtar” haline geldiğini söylemiş. CHP’li kadınlarla adeta dertleşmiş, ama istifadan da vazgeçmemiş.

Doğrusu ben şu geçen kısa istifa sürecinde CHP Genel Merkezi’nden bir “vazgeçirme müdahalesi” yapılabilir diye ummuştum. Belki Tokcan’ın kendisi de ummuş olabilir, ama galiba olmadı…

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün müdahalede bulunamaz mıydı? Tokcan’ı istifasından vazgeçiremez miydi?

Bu soruların yanıtı bende olumsuz… Çünkü sorunun kaynağı kendisi!

xx        xx        xx

Bu gün basında yer alan haberlerde de görülecektir.

Elbette Şener Tokcan istifasına gerekçe olarak Büyükşehir Yasası’nı gösterirken Büyükşehir Belediyesi ile bir sorununun olmadığını söylüyor. Şöyle diyor:

En küçük fiyat tarifesinde bile Muğla’dan onay alıyoruz. Bizim Büyükşehir Belediyesi ile hiçbir sıkıntımız olmaz. Sistemde sıkıntı var. Modern muhtar gibiyim. Bizi birbirimize düşürecek bir sistem var.

Kısmen doğru, kısmen doğru değil…

Tokcan istifa edeceğini açıkladığında “Gerekçelerimi istifa ederken açıklayacağım” demişti. Bu sözleri söylerken Büyükşehir Yasası’ndan da şikayet ettiği için ben doğrusu kendisinden dün “gerçeği” açıklamasını beklemiştim. Açıklamadı. Beklentime rağmen yanılmadım.

Çünkü Tokcan CHP’de Muğla İl Yönetim Kurulu Üyeliği yapmış, parti disiplini içinde hareket etmesi gerektiğini bilen bir siyasetçi…

xx        xx        xx

Büyükşehir Yasası gerçekten ‘merkeziyetçi, vesayetçi’ bir Yasa

Bütün yetkileri il merkezinde, Büyükşehir Makamı’nda toplayan, adeta imparator yaratan bir yasa…

Ancak Şener Tokcangerçeği” söylemiyor.

Büyükşehir Meclisi’nde pek konu tartışmalı ele alındı.

Her seferinde Başkan Gürün’ün “Şekerim ne yapalım, yasa böyle” dediğini duyduk…

En son tartışmalardan biri de ilçelerdeki caddelerin hangilerinin Büyükşehir’e ait olup olmayacağı tartışmasıydı. Sanıyorum Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar CHP’li Hatay Belediyesi’ni örnek göstermişti…

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş Meclis’te caddeler konusu gündeme geldiğinde “30 metre genişlik altındaki caddeler ilçelerde kalır” demiş, öyle olmuş. Hatay’da 30 metre genişliğin üzerinde cadde yok!

Muğla’da ne mi oldu?

Muğla’nın “zengin caddeleri” Büyükşehir’de kaldı!

xx        xx        xx

Şener TokcanBuraya kadar” dedi….

Ben öteki belediyeleri merak ediyorum. Nereye kadar?

Başkan Gürün seçimler öncesinde Musa Gökbel’in altını çizdiği gibi “Ben vesayetçi değilim” deyip, Muğla ilini o vesayetçi yasaya rağmen egolarını bir yana bırakıp “demokrat bir uygulayacağı” olarak ilçelerin belediye başkanları ile birlikte yönetebilirdi…

Yani Datça’lının kendisine değil, Datça Belediye Başkanı’na teşekkür etmesinin yolunu açmalıydı.

Neyse biz de yanılıyor olabiliriz. Bu konuda Başkan Gürün’ün bir açıklama yapmasının tam da zamanıdır. Bakarsınız Temmuz Ayı Olağan Büyükşehir Belediye Meclisi Toplantısı’nın gündemi bu olur…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
ali karadaş 25 Haziran 2015 / 08:03

Gazetenizin haberinde “Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile CHP İl Başkanı Mürsel Alban Datça Belediye Başkanını ikna ziyareti yaptı” haberi vardı. İstifa dilekçesi Kaymakamlık Makamına sunulduğuna göre demek ki, ikna edememişler. Muğla’da sıkıntı büyük. Hemde çok içten içe kaynıyor. İş yapma niyetinde olmayan Belediye Başkanları “Eskiden de bir şey yaptığımız yoktu. Şimdide yok. Biz maaşımızı alalım, makamda oturalım.” diyenler için bir sıkıntı olmayabilir. Bunlar için bir sıkıntı olmayabilir. Ama iş yapmak isteyen başkanlar ve yönettikleri ilçeler sıkıntılı. İçten içe kaynıyor. Sayın,Osman Gürün değişmeyeceğine göre, ne değişebilir? İl başkanı değişebilir. Yada İl Kongresine gidilir. Yeni İl Başkanı seçiminde Büyükşehir Başkanı bu sürece karıştırılmaz demokratik bir seçim yapılır kim il başkanı seçilirse seçilir yeni seçilecek il yönetimi CHP li belediyeleri disiplin altına alır. Bu sorunlar çözülemese bile en aza indirgenir. Türkiye’de otuz tane Büyükşehir Belediyesi bulunmakta. Herhalde en sıkıntılı olanı Muğla’dır. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de CHP li. Anadolu’nun göbeğinde tek başına açan kırmızı bir lale gibi duruyor. Yılmaz Büyükerşen Hocada adam gibi yıllardır yönetiyor. Büyükşehir Yasası Muğla için yapılmış özel bir yasa mı? Bu trenin lokomotifinde Musa Gökbel olsaydı inanın ki başarılı olması kaçınılmazdı. Bu işin suçlusu sayın, Osman Gürün değil CHP Genel Merkezidir. Denenmişleri tekrar tekrar atadığı için. Muğla’yı bilmeyen, tanımayan Ankara’dan atanmış kontenjandan milletvekillerinin marifeti Muğla’nın iradesinin önüne geçmiştir. Kısaca sı Muğla’mıza yazık olmuştur. Hep kaybeden Muğla oldu. Muğla’lılar oldu.

resat oztepe 25 Haziran 2015 / 20:18

Gocuman; Belediye Başkanları arasında başka “istifa” olmaz kanaatişndeyiim. Bugün Gazetelerde Eyyamcı siyaset adamı yada eyyamcı politikacı diye terim okudum. Çok hoşuma gitti. Merak ediyorum denemez ama… Kaç tane Eyyamcı olmayan Belediye Başkanı var İlimizde .Bir elin parmak sayısı kadar çıkarmı. sevgi ve saygı.