Osman Gürün’ün Vebali AK Parti’lilerin

Bu haber 16 Ağustos 2018 - 0:58 'de eklendi ve 2.781 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Barosu avukatlarından Kemal Ertuğrul, Atatürk Stadyumu karşısında eski garaj alanına yapılacak inşaat ile ilgili inşaat tabelasını paylaşmış.

Tabela (Render) ilginç. Üzerinde işin adı “Kent Meydanı ve 4 katlı 600 araçlık Yeraltı Otopark yapılma işi” diye yazılmış. Ne kadar güzel… Bu, şehir merkezinde uzun süre otopark sorunu yaşanmayacağı anlamına gelir.

Tabelada işin bitiş tarihi 13.08.2019 olarak belirtilmiş. Demek ki bir yıl sabredeceğiz.

Ne olacak yani,15 yıldır sabrediyoruz. Bir yıl mı sabretmeyeceğiz?

Bilmem hatırlayanınız var mı, o alan Osman Gürün Muğla’yı yönetmeye başladığından beri boş tutuluyor… Hani askerde cezalı tanklar, toplar vs olurmuş ya onlar gibi burası da cezalı olmalı!

Yoksa asıl cezalı olanların Muğlalılar olduğunu mu söylemeli?

İnsanın içinden “Beter olsunlar” diyesi de geliyor, ama Muğlalılar ilk seçimi hariç hiç Osman Gürün’ü seçmediler… CHP’yi seçiyorlar…

xx           xx           xx

Eğer eski garaj alanı onca yıl boş tutulmamış, Başkan Gürün‘ün ilk yıllarında bu 4 katlı yeraltı otoparkı yapılmış olsaydı, o güzelim Kurşunlu Camii karşısındaki beton yığını ucube katlı otopark yapılmamış olabilirdi…

Vizyon meselesi…

Korkarım, Karadağ‘ın eteğinde yapılmakta olan yeni garaj alanı da Muğla‘nın başına yeni bir çorap örecek… Şimdi burada AK Partili arkadaşların “CHP’lilerin yüzünden Muğla yaşanmaz hale geldi, hep beraber işkence görüyoruz” dediklerini de duyar gibi oluyorum.

Ama farkında değiller… Bu şehir AK Partili hemşerilerimiz yüzünden yaşanmaz hale geldi, bir bakıma onlar yüzünden işkence görüyoruz… (!)

Hangi seçimde Osman Gürün’ün karşısına Onu geçen bir aday çıkardınız ki? Çıkardığınız adaylara AK Partililer bile oy vermediler! Sevgili AK Partililer iddia sahibi”, “vizyon sahibi” ve de “Muğlalı” adaylar çıkarmadığınız sürece çileyi hep beraber çekmeye devam ederiz.

Bunun vebali de sizindir…

Bu adaylık meselesine başka bir yazımda devam ederiz. Şimdilik bunu geçelim…

xx           xx           xx

O renderin, tabelanın üzerinde “Proje ve Mal Sahibi Menteşe Belediyesi” ibaresi de yer almakta.

Siz böyle yazdığına bakmayın, aslında Menteşe Belediyesi malına sahip çıkamadı…

Büyükşehir Belediyesi, bir başka deyişle Osman Gürün bu “mala” bir protokol ile “el koymuş” bulunuyor!

Projede Osman Gürün‘ün… Ki renderin tepesinde de “Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı” yazılı…

Uygulamaya konulan projenin Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş tarafından anlatılan proje olmadığı gibi, Muğlalıların kendisinden beklediği projede bu değildi!

Başkan Gümüş, seçimlerde “Meslek odalarından habersiz iş yapmayacağız” demişti.

Eğer bu projeden başta Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası olmak üzere meslek odalarının haberi olduysa, bu “kent suçu”na onlarda ortaklar demektir!

Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş için bazı arkadaşlarımız “Efe’dir ha…” derlerdi. Değilmiş… Öyle olsaydı, direnirdi… Bir daha aday olamayacağı korkusuyla mı ne, görüldüğü gibi işte direnemedi…

Oysa “hukuk” ta vardı…

xx           xx           xx

Sakın şimdi “Olurmu canım, Bahattin Osman’dan neden korksun?” demeyin…

Alimallah Muğlalılar bile korkuyor!

Av. Kemal Ertuğrul‘un paylaşımı orada facebook hesabında duruyor. Neredeyse üç hafta geçti, altındaki “beğeni” ifadeleri 6’yı geçmedi. İlginç değil mi?

Ertuğrul‘un çok ciddi takipçisi var. Bunu paylaşımlarında görüyorum. 100’e yakını ortak arkadaşımız takipçilerinin görmediklerini veya hepsinin Osman Gürün yandaşı olduklarını sanmıyorum. Paylaşımın altındaki benimde katıldığım tartışmayı “arenada gladyatör izler gibi” herkesin ve hepsinin izlediğinden eminim!

Aman onlar bulaşmasınlar. Kimse Osman Gürün‘e karşı deşifre olmak istemiyor…

Başka paylaşımlarda klavyenin başında kendini Pir Sultan Abdal sananlar, Osman Gürün’lü tartışmalara da boyunlarına kemendi takıp giremiyorlar!

Bu yüzden olmalı, tartışmaya katılanlardan Rajon AdnanDelikanlı Muğlalı ayaga kalksın, baş kaldıralım hadi diyeceğim, tek başına kalıyosun. Bıktık artık bu ve bu şekildeki yönetimden.Yakında zaten kiracı olacağız. Memleketimizde elimizden gitti gidiyor.” deyiverdi… İnşallah zabıta ile başı derde girmez…

Efeliği “Hukuk”a sökmeyen “Osman efem” orada lüks konutlar üretemedi, ama ne yaptı etti, “beklenen projeyi” hem geciktirdi, hem sulandırdı, hem de betona çevirdi… Helal olsun!

Başkan Gürünbeklenen” projeyi geciktirip, betona çevirmekle de kalmadı. Bir de içine “şehre sevgisini” değil, “ticari alan” merakını kattı…

Sanırsınız eski garaj alanı babasının mülkü ve o buradan illede para kazanacak… Bu alanda ev ve iş yerleri üretemedi, ama şimdi “hiç değilse işyerleri üretmiş olayım” demiş bulunuyor!

Nasılsa katlı otoparktan kazanacak, ama oradan gelen kazanç kesmeyecek demek ki…

xx           xx           xx

Renderin yani tabelanın en altında “EA PROJE HARİTA İNŞAAT MÜHENDİSLİK MİMARLIK TURİZM MADEN EML. TEKS. SAN. TİC. LTD. ŞTİ” yazılı.

Komplekse kapıldım… Muğla hala bu kapsamda bir şirkete, proje-taahhüt ofisine sahip olamadı mı?

Yoksa varda belediyelerimiz bunlarla iş yapmaktan hoşlanmıyor mu? Veya belediyelerimiz bu kafada değil de mimarlarımız, mühendislerimiz bir konsorsiyumda mı kuramıyorlar…

Tabi bu renderde yazılı olan işi üstlenen müteahhitlik firması… Girmiş ihaleye işi almış.

Peki mimarı, mühendisleri kim?

Benim bildiğim inşaatlarda bu renderlerin veya tabelaların dikilmesi zorunludur. Üzerinde “proje müellifi” mimar ve mühendislerin adları da yer alır. Bu renderde o mimar ve mühendislerin adı yok.

Utandıkları için yazmamış olabilirler mi acaba?

Muğla gibi bir yerde böylesine önemli bir proje için yarışma düzenlenmesi yönünde Mimarlar Odası neden baskı yapmadı onuda anlamakta zorlanıyorum… Duyumlarımıza göre Karadağ dibindeki yeni garajın projesi belediye içinde hazırlanıp, bir büroya imzalatılmış. Burada da böyle mi yapıldı acaba?

xx           xx           xx

Av. Kemal Ertuğrul paylaşımının altına “Mutlaka iddialı bir havuz.. Geceleri oturabileceğiniz renkli ve rahat oturma grupları..Tercihan bir multivizyon ekranı.. İddialı bir botanik.. Kış mevsiminde de oturmak için açılır kapanır kepenkler.. İddialı büfeler.. Savaş yerine dönmüş şehirde yaşayanların hakkı değil mi? Söylediklerime siz de bir şeyler katın.. Ben burada garajdan bozma bir yer görüyorum.. Taşkın Bilginer, Fatih Özkaya, Ertuğrul Aladağ ve diğer estetikten anlayan mimarlarımız neredesiniz yahu? Bi fikrinizi yazsanız..” diye yazmış.

Kimseler, hiç biri fikrini beyan etmedi… Herkes tartışabilenleri izledi…

İlk fikir beyan eden Serap Türer oldu. Kendisini tanımıyorum. “Çok soğuk bir görüntüsü var. Şahsen ben bu haline gitmek istemem.” dedi. Kemal Kabaklıoğlu “Çukurda ilk yağmurda kuğulu park olur burası” diye fikrini beyan etti.

Tabi her yerde olduğu gibi burada da renderin bir köşesine “HedefimizBir/Muğla1Bir, Sevgi, Hoşgörü, Güleryüzle Hizmet” logosu kondurulmuştu. Av. Kemal Ertuğrul‘da “Sevgi, hoşgörü, Güleryüzlü hizmet yazıyo” diye dikkat çekmiş. Kemal Kabaklıoğlu sözü “Gülerek sevgi ve hoşgörü ile evet” diyerek ironik bir teyitte bulunmuş…

Muğla facebook aleminin suskunluğu karşısında Av. Kemal Ertuğrul da bu defa “Ey ca he pe li facei kimseye bırakmayan cengaverler siz bu şehirde yaşamıyormusunuz? Fikriniz yok mu fikriniz.?” diye yazdı.

Ne mi oldu?

Yarın devam ederiz…

——————————                                                                                                                      ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Hayatınızın kalitesini hayatınızdaki insanların kalitesi belirler.’’ (J. Brown)

ÇİVİ

Aydın, Denizli ve İzmir’de anjiyo, onkoloji ve yanık tedavi merkezi olmadığı için tüm hastalar Muğla’ya gelmye başlamış.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

—————————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

6 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hüseyin Canel 16 Ağustos 2018 / 07:07

Saygıdeğer üstadım.. henüz 1 aylık Fethiyeliyim.. özellikle sahil şeridinde kent halkının nefes alması için belediyenin yaptığı hizmetleri takdir etmemek mümkün değil.
Akşam saatlerinde 3 km boyunca yürüdüğüm sahil yoluna ilave olarak düzenlenen 68 dönümlük rekreasyon alanı bugüne kadar gördüğüm en büyük ve en güzel park olma özelliğini taşıyor.
800 metre koşu bandı, 650 sahil yolu, 800 metre bisiklet yolu, 5 bin m² çocuk oyun alanı, 40 metre çaplı ve 4 metre yüksekliğinde seyir terasları, yel ve su değirmenleri, çeşitli aktivitelerin yapıldığı 3 bin m² m meydan, 35 bin m² yeşil alan, bölgede ilk defa kullanılacak bitkiler, bitki gösteri alanları, biyolojik doğal göletler ve açık hava kütüphanesi.. ve ailelerin rahatsız edilmemesi için belediye zabıtaları bisikletli olarak sürekli devriye geziyor… benim gibi emekliler oltalarını denize atıp vakit geçirebiliyor. 22 metrelik sahil yolu saygılı projeleri hayata geçiren belediyeler doğal olarak halk nezdinde karşılık buluyor.ve onca yıldan sonra ilk kez musluktan akan şebeke suyunun gönül rahatlığı ile içildiği bir kent görmenin mutluluğunu yaşıyorum…Mhp , dp ve son olarak iyi partiye geçen belediye başkanı Behçet saatçiyi hiç görmediğim gibi mensubu olduğu siyasi partilere oy vermişte değilim. İdeolojiler halkın yaşam kalitesini artıracak projeleri hayata geçirebiliyorsa bir anlam taşımaz mı . saatçinin hangi siyasi partiye mensup olursa olsun kente kattığı bu güzelliklere görmezlikten gelmek mümkün değil..Keşke diğer belediyelere ve özellikle menteşeye örnek olabilse..
saygı ve selamlar…

Mehmet Keza KUNDAKÇI 16 Ağustos 2018 / 09:00

Günaydın üstad,

Çayın daşıynan,çayın guşunu vurmayı öğrendin mi ; gerisi goley, hayvansever miş,doğa severmiş Mehmetalı Erimiş gibi, panter Emeller filan,zati gadın aklı… undan sonra da, Çay benim çeşme benim, yolumdan geçme benim…yani işin aslı,Liderlik başka,Güvenlik Komutanlığı hatta Parasalı askerlik,Lejyonerlik başka, eee,
bize niyi bunnardan… irrite olanlar, gızanlar, hadi le,bunnardan bi cacık plmaz deyenner, felan geldik zurnanın vırrrrtt dediği yere,
EYYY GADIN MOOLA’m, SEN ESSAHTAN ÇOK BÜYÜKSÜN, SALIVEEME BU GADAN, ELİN MALATYA’sından NEYİN EKSİK ? HATTA ESKİŞEHİR’den, ACCIK TOPLEŞ GARİ,
YETEE BU GADAN DİNGNENDİĞİN,SONRA ELE GELİN GELİİ, SENE DE VELİİN,
SELAMLAR,

ahmet unlu 16 Ağustos 2018 / 10:35

Kolay mı oraya eleştirel yorum yazmak. Yorum yazanların başına ne geldiğini herkes biliyor. Böyyük şehirde gomutandan geçilmiyor.

oktay ozel 16 Ağustos 2018 / 11:41

Goz onunde olan, sehrimize kimlik kazandiracak projelerin uygulamasini gordukce mugla yi kimler yonetiyor kimlerin elinde sasirmamak elde degil.1. anayoldaki alt yapi calismasi. 2. otogar yeri ve projesi. 3 en eski garaj yeri icin dusunulen ve uygulamaya konulan asrin projesi.
Anayoldaki alt yapi calismalarinin eski tekel kavsagindan baslayan sanayii ye kadar yapilan kullanilmaya baslayan kismini .daha 2 ay once kullanima baslanan kaldirmlardaki mermerlerin nasli bu kadar kisa zamanda simsiyah oldugunu anlamak mumkun degil.derz leri olmayan kirilan mermerler acaba uzerinden bir kis gectikten sonra hali nasil olur acaba? son yillarda ani saganak yagmurlarin yagdigi bilindigi halde izgaralarin olmamasi ayri bir sorun.yapim asamasinda olan valilik ile ajyol arasindaki yol calismasinda da benzer ozensizligi gorebiliyorsunuz.aca ba muglayi yonetenler kendi evlerinde dekorasyon yaparlarken sehre gosteredikerli titzilig kendi evlerinede ayni sekildemi gosteriyorlar?daha bu kadar basit projelerde sinifi gecememisken bu adamlar nasil olacakta ulkeyo yonetecek?muglanin merkez nufusu belli . ve sehrimizin ana sorunlari bir elin 5 parmagini gecmez.park sorunu, ev ve dukkan kiralari ve buyuklugu. icme suyu,imar durumlari.daha bu problemleri cozemiyorlar kalkacak ulkeyi yonetecekler akliniz aliyormu yonetebileceklerini?farz edeinki iktidara geldiler, yandi gulum keten helva.burnlarinda kil aldirmayan baskanlar ulkeyi yonettikleri zaman acaba halka nasil davranirlar?onlara ulasabilirmisiniz?

Taşkın Bilginer 16 ağustos 2018 16 Ağustos 2018 / 22:15

Değerli arkadaşım ÖZCAN. zorla çakılacak çiviyi soruyorsan o çoktan çürüdü.Çekiç kayboldu,üretecek beyinler saklandı , veya gizlendiler , yani kayboldular,bir türlü sobe diyemedik gitti..
Kesin kararım şudur ki; Muğla ilçe sınırlarına kazık çakıp etrafımızı tel örgülerle çeviresim gelir ,yani korumaya almalıyım.Artık kimse dokunmasın, görmesin eksiklerimizi ,bir girişi ,bir çıkışı olan kuzulu kapım olsun yeter. Gerekirse üstünü de örtelim şu güzel şehrimin.Beynimizi uyandırmak için çakılacak çiviler çok renkli oluncaya kadar.ve çakacak renkli seçmen oluncaya dek..Selamlar , ..

Ertuğrul ALADAĞ 17 Ağustos 2018 / 10:07

Sayın Özgür, bir şehrin resmi mimari yapılaşmasına artık mimarlar belirlemiyor. İhale sistemi,mimarı teknik bir çizim elemanına indirgedi. Mimarın tasarımını daha deneyimli mimarlar değil, kurumdaki teknik kadrolar ve yöneticiler değerlendiriyor. Günümüzde mimar kimliğinin giderek hiçleşmesi bu nedenledir: Tasarımcı mimar, projesini kendisinden daha yetkin mimarlarla tartışamıyor; ve kimliğini korumak için uzaklaşıyor… Restorasyonlar için bile aynı: İnşaat yerindeki tabelalarda artık mimarın adı yazılmıyor; her şeyi belediye yapmış gibi bir algı oluşuyor; ve ayrıca mimarın müelliflik hakkını da belediyeye devretmesine neden olacak zorluklar çıkıyor. Gelecekte bu binalar mimarlarıyla anılmayacağı için tarihte yer almaları sorun da olacaktır. (Filvari Usta’nın adı eserlerinin kitabe taşlarında hala duruyor.) Arkasında kimliği güçlü bir mimarı olmayan yapılaşma dönemi yaşıyoruz; gelecekte “Kim yapmış bu binayı?” sorusunu yanıtlamak için resmi evraklara baş vurulmak zorunda kalınacaktır… HER ŞEYE RAĞMEN İYİMSERİM: Artık Muğla’nın mimarlık fakültesi var; bu yıl öğrencileri olacak, yıllardır ilk kez. Bilim ortamı otoritesi, baskıya dayanır. Ayrıca, unutmayalım bu yapı şu anda 5 katlı, 4 bloklu olabilirdi…