Osman Gürün, Deprem, Basın…

Bu haber 24 Temmuz 2017 - 0:22 'de eklendi ve 1.306 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bugün 24 Temmuz… Basında sansürün kaldırıldığı günün yıldönümü…

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 1946’da kurulduğunda “gazeteciler için de bir gün belirleyelim” düşüncesi ortaya atılmış… Önceleri ilk gazetenin basıldığı gün “basın bayramı” olarak düşünülmüş. Yani Takvim-i Vakayi’nin yayınlandığı ilk gün… İlk Türkçe gazete olmasına rağmen onu, resmi gazete olduğundan ilk gazete saymamışlar.

Tabi “Tercüman-ı Hakikat’ın çıktığı ilk gün olsun” diyenler olmuş olsa da Falih Rıfkı Atay, Akşam Gazetesi’nde 2. Meşrutiyet döneminde sansürün kaldırıldığı gün olan 24 Temmuz’u ortaya atmış ve o gün Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin kurulduğu 1946 yılından beri “Gazeteciler ve Basın Bayramı” olarak kutlanıyor… Malum hikaye yani… Siz de “N’olmuş yani?” diyebilirsiniz…

Ben 45 yıllık bir gazeteci olarak kutlamıyorum…

xx        xx        xx

Bana 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü daha yakın geliyor.

Bana bayramı, kutlaması anlamsız gelse de 24 Temmuz’un elbette bir anlamı var. Sansürün kaldırıldığı gün… Basın özgürlüğü özlemini çağrıştırıyor gibi…

Hele bu sene daha çok…

Bu sene 24 Temmuz, yani bugün aynı zamanda Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarının aylar sonra mahkeme karşısına çıkacağı gün…

Aylardır tutuklu bulunan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, yazar Kadri Gürsel, Güray Öz, karikatürist Musa Kart, Cumhuriyet Kitap yönetmeni Turhan Günay, muhabir Ahmet Şık, Cumhuriyet Vakfı Başkanı Akın Atalay, Bülent Utku, Önder Çelik, Hakan Kara, M.Kemal Güngör ve Emre İper bugün mahkemeye çıkıp ilk savunmalarını yapacaklar.

Hasan Hüseyin Korkmazgil usta ne demiş?

Bayram benim neyime / Kan damlar yüreğime

xx        xx        xx

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün 24 Temmuz vesilesiyle “Basın Kahvaltısı” düzenlemiş.

Bugün bir restoranda o kahvaltıda olacağız. Bilemiyorum artık bugün o kahvaltıda ne konuşulur…

Yerel Yönetimlerin sorunları mı, Muğla’nın sorunları mı, siyasetin sorunları mı, engellilerin sorunları mı, yoksa basının sorunları mı?

Bakalım bir sansür durumu yaşanacak mı?

Yoksa gazeteciler üç maymunu mu oynayacaklar?

Sizin kadar ben de merak ediyorum. Bir aksilik olmazsa gideceğim. Davete icabet sünnetmiş…

Kimse merak etmesin, kahvaltıyı bende yazılarımla paylaşırım.

Ben bugün için “Gazetecilik Ahlak Sorunu Yaşıyor” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Onu yarın paylaşırız.

İki cemiyetimiz olmasına rağmen bir araya gelemiyoruz. O nedenle Başkan Gürün’e teşekkür ediyorum…

xx        xx        xx

Büyük emek ve çabalarla iki yıl aradan sonra Muğla Turizminde hareketlilik görmeye başlamıştık.

Ege’de yaşanan ve bizleri de korkutup telaşlandıran yer kabuğu hareketliliği turizm hareketliliğini vurdu.

Bu anlamda Bodrum ve depremden en çok etkilenen Kos’ta turistler kaldıkları tesisleri depremin sabahında boşaltmaya başladılar. Ülkemizde sadece Bodrum’da değil, Datça ve Marmaris’te de daha çok yerli turistlerin tatillerini noktalayıp, yollara düştükleri gözleniyor…

Bu anlamda basına büyük görev düşüyor. Muğla’yı seven, ülkesini seven gazeteci bu konularda dikkatli davranmalı, eyyamcı olmamalı.

Konunun uzmanlarının ortak görüşü artçı depremler devam ediyor, edecektir…

Ancak 6’nın üzerinde bir deprem beklenmiyor…

Yani korkulacak, endişe duyulmasına neden olacak bir durum yok. Bu durumun en iyi şekilde yerli ve yabancı turiste anlatılması gerekiyor.

Allah’tan deprem nedeniyle yabancı turistler kaldıkları tesisleri boşaltmadılar. Özellikle Almanlar ülkelerinin yetkililerinden gelen çağrılara rağmen tatillerine devam ediyorlar…

xx        xx        xx

Bizleri rahatlatan ve herkesi rahatlatması gereken açıklama ünlü yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan geldi. Yunanistan‘ın Lefkada bölgesinden Bodrum ve Kos arasında Cuma gecesi saat 01.31‘de meydana gelen depremle ilgili açıklamalar yapan Üşümezsoy, “Bodrumlular rahat etsin. Bu fay hattında stres boşalmıştır. Tatilciler tatillerine devam etsin” dedi.

Üşümezsoy, fay hatlarını incelemek üzere gittiği Lefkada bölgesinden açıklamalar yaptı. Açıklamasında, şu ifadelerde bulundu:

Şu anda Lefkada Poros’tayım 2015’te büyük depremin etkisini, geçen yıl da aynı hattın devamı olarak Kefalonya ve Zakinthos fay hatlarının çalışmasını incelemiştim. Bu çalışma esnasında geçmişte Bodrum ve Kos’ta incelediğim fay hattından bir haber geldi. Bu fay hattının Rodos’ta 2015 yılında olan deprem sonrası yazdığım ‘Ege’de depremler nereye’ adlı makalede bunun riskini belirtmiştim. Bu risk tanımlanmış bir riskti. Ören’den Yalıkavak ve Bodrum’a uzanan fay hattı kırılması gerçekleşmemiştir. Sürekli bölgede 5’lik depremler olmaktaydı. Bu deprem buradaki stresin boşalmasıdır. Bodrumlular rahat etsin. Bu fay hattında stres boşalmıştır. Tatilciler tatillerine devam etsin

Hepimiz rahat edelim…

xx        xx        xx

Okan Bayülgen’in sosyal medya hesabındaki paylaşımını gördünüz mü?

Hoşuma gitti. Sizlerle paylaşmak istedim:

Arkadaşlar, Bodrum’da korkunç bir gece geçirdik. 6.3 şiddetinde bir deprem gece çoğumuzu yatakta, uykuda veya dışarıda yakaladı. Bir kez daha gördük ki, kayalık alanlarda az katlı binalarda oturduğumuz ve çevrelerimizde açık alanlar, bahçeler olduğu için maddi zararlar dışında büyük kayıplar yaşamadık. Bu bölge 1. dereceden deprem bölgesi. 7.2 şiddetinde deprem üretebilir diyor bilim adamları. 6.3 ile enerjinin boşalmasına şükredelim. Bir kez daha bilimden ayrılmayalım. Olmadık yerlere inşaatlar yapmayalım. İnşaatları depreme dayanıklı yapalım. Malzemelerden çalmayalım (Müteahhitlere). ÇED raporlarını ciddiye alalım. Buralara termik santraller düşünmeyelim. Büyük şehirlerden tatile gelenler, bakın dün geceki deprem İstanbul’da olsaydı nerelerde sabahlayacaktınız. Yeşil alanınız, parkınız kaldı mı? Sorgulayın dönünce….

xx        xx        xx

Bodrum, Kos, Datça üçgeninde Cuma gecesi saat 01.31‘de meydana gelen deprem bu üçgende ve özellikle Kos’ta hasara neden olurken, Muğla (Menteşe) Marmaris, Fethiye ve İzmir’de büyük panik ve özellikle il merkezinde endişeye neden oldu.

O gece parklarda geceleyenler oldu…

Gece telefonla arayan bir okurumuz “Stadyuma gittik kapıları kapalı” diyordu.

Ben de “Evine git” dedim, ama o gece kaç kişi stada gidip, dönmüştür diye de merak ettim…

Bodrum’da, Marmaris ve Datça’da daha önce belirlenmiş toplanma yerleri var mıydı acaba?

Belirlendi ise halkın önceden haberi var mıydı?

Muğla il merkezinde toplanma yerleri nereleri, ben bir gazeteci olarak bilmiyorum.

Ya 6.6’lık bir deprem değil de daha şiddetli ve yıkıcı bir deprem olsaydı kalanlar nerede toplanacaktı?

xx        xx        xx

Bu deprem gösterdi ki Muğla 6 şiddetinde bir depreme dayanıklı.

Her şeye rağmen belediyelerimizin imar müdürlükleri ve TMMOB temsilcileri ve hatta müteahhitler sınıfı geçti.

Bakanlar Kurulu revizyonunun çok yeni olmasına rağmen Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ve Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın sıcağı sıcağına Bodrum’a gelmeleri çok hoş oldu.

Muğla Valisi Esengül Civelek eşliğinde incelemelerde bulunan Sağlık Bakanı Demircan Bodrum’daki hastanemizin inşasını hızlandıracağız” diyerek şöyle devam etti:

Şu anda Muğla’da 500 yataklı devlet hastanemiz yüzde 99 aşamasında ve bitmek üzere. Ortaca’da 100 yataklı hastanemiz yüzde 90 tamamlanmış durumda. Milas’ta bir hastanemiz yapılıyor. Bodrum’da da 150 yataklı hastanemiz başlamış ve bu olaydan sonra inşasını hızlandırmak ilk görevlerimizden. Hepsini hızlandıracağız.

Hepimize geçmiş olsun. Rabbim beterinden, afatından esirgesin…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.